6 Yazı Kasım Takım

Yazar Profili »

Davranışlarımızın Biyokimyası

Eylül 2012, 429 23 Görüntülenme Eklenme Tarih: 05 Haziran 2020 15:25 Kasım Takım

 

Niçin korkarız?

Peki ya niçin şefkat ederiz?

Neden heyecanlanırız?

Niye kaygılanırız?

Duygularımızın en temel biyokimyasal nedenleri nelerdir?

 

Duygular aslında manevi olgulardır, fakat her mana bir madde ile ortaya çıktığından veya maddi bir vasıta ile ifade ve temsil edildiğinden (mesela; özgürlük bayrakla) ruhumuzdaki manevi hassalar olan duygular da çeşitli maddi sebeplerle ortaya çıkar.

İşte bu yazı serisinde duygularımızın ortaya çıkmasına sebep olan çeşitli biyokimyasal mekanizmaları inceleyeceğiz.

İnsan psikolojisini etkileyen dört temel etken vardır:

1. Nörobiyolojik

2. Hormonal

3. Genetik

4. Psikososyal

 

Duygularımızın Nörobiyolojisi

1848’in Eylül ayında, Kuzey Amerika’da bir demiryolu şantiyesinde şiddetli bir patlama oldu. Patlama sırasında 90 cm uzunluğunda bir demir çubuk 28 yaşındaki  Phineas Gage’nin alnını delip, kafatasının karşı tarafından çıktı. Bu dehşet kazanın hemen akabinde Gage ayağa kaltı ve birkaç kilometre yürüyerek oteline gidip, doktoru bekledi. İşin ilginç yanı adamın tüm fonksiyonları gayet normal işlerken mesela; herkes gibi görebiliyor, konuşuyor, ellerini kullanabiliyordu ama artık Gage ahlaki değerlerini yitirmişti.

Gage’in sosyal davranışları tamamen değişmişti. Artık sorumsuzca davranışlarda bulunuyor, yalan söylüyor, kavga çıkarıyordu. Araştırmacılar, kaza sırasında beynin frontal lobunun ventromedial bölgesinin hasarlandığını tespit ettiler. Buna dayanarak da frontal lobun duyumsama ve karar vermeden sorumlu, diğer bir ifadeyle ahlaki kararlarımızın vücudumuzdaki bir merkezi olabileceğini ileri sürdüler.

Her ne kadar detaylı araştırmalar, ahlaki yargıların tek bir bölgeyle idare olunamayacağı, beynin diğer bölgelerinin de sonuçta etkisi olacağını gösterse de beynimizde ahlaki duygular ve kararlardan sorumlu bölgelerin bulunduğu açıktır.

 

Limbik Sistem

Duygusal davranışlarımızın ve motivasyonel güdülerimizin kontrol edildiği nöronal devrelerin tümünü kapsayan beyin bölgemize limbik sistem denir. Limbik sistemin bu konuda en önemli parçası hipotalamustur. Beyin kütlesinin %1’nden daha azını temsil eden hipotalamus limbik sistemin en önemli kontrol yollarından biridir. Hipotalamus vücudun endokrin ve vejetatif (yeme, içme, vücut ısısı gibi) gibi işlevlerin çoğunun, aynı zamanda pekçok duygusal davranışın kontrol edildiği bir merkezdir.

 

Empati ve beyin

Sinirbilim (nöroloji) araştırmacıları beyin görüntüleme teknikleri kullanarak insanın beyninin, sevdiği yakınlarının acılarını da kısmen hissettiğini (empati) belirlediler.

Londra’daki University College araştırmacılarından Tania Singer yönetimindeki ekip, aralarında romantik ilişkiler bulunan 16 çiftle deneyler yürüttü. Deneylerde odaya alınan çiftlerden kadın bir manyetik rezonans görüntüleme makinesi içine alındı, ya kendi eline ya da partnerinin eline bir saniye süreyle bir elektrik şoku uygulanırken beyninin görüntüleri izlendi.

Kadına şiddetli bir şok uygulandığında beyninin duygularla ilgili limbik bölgesinde acı bölgesi hareketleniyordu. Kadının, partnerine şiddetli bir şok uygulanacağını öğrenince empati nedeniyle zihinde canlandırılan acıyla ilgili bölgeler hem kişisel acı duyumunda, hem de partnere uygulanan acı sırasında harekete geçiyordu. İşte bu durum Singer’e göre empatinin temelini oluşturuyor.

Bütün bunlar gösteriyor ki, beynimizdeki hücreler ile duygular arasında çok sıkı münasebet var. Duygular maddeden bağımsız, tamamen manevi olgular değil, aynı zamanda sadece maddenin hareketiyle oluşan, manadan bağımsız bir reaksiyon da değil. Belki bir bilgisayardaki yazılım programı ile donanım arasındaki ilişki gibidir ki, bilgisayarda iş yapan programdır; o da madde değil manadır. Çünkü madde, mana ile ayakta durur, manaya hizmet eder; mana hâkim, madde mahkûmdur ve mana amaç, madde araçtır.

 

 

Kaynaklar:

*İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi

1. Dr. Harlow Boston Medical and Surgical Journal 1999).(neurophilosophy.wordpress. com).

2. Guyton Hall Medical Physıology, Nobel Tıp Kitabevi, Ekim, 1996.

3. Doane, B. K., and Livingston, K. E (eds).. The Limbic system. New York, Raven Press 1987 (Seifritz ve ark. Korku nörobiyolojisi 2003).

4. Sözler, Bediüzzaman Said Nursi, RNK Neşriyat.

 

 


Eylül 2012, 429 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Kâinat Kurulu Makine Mi?

Nasıl ki atomu araştıran bir fizikçinin belli başlı temel kuralları ve kabulleri varsa, aynen öyle de Allah’ı merak eden ve tanımak isteyen bir insanın da belli başlı kabul ve kuralları olmalı; yoksa çok aldanır ve aldatır. Peki ama bu kabulleri kim oluşturur ve bu kuralları kim koyar?

Devamı »

Antioksidanlar Ne İşe Yarar?

Antioksidanlar, hücrelerimizin temel molekülleri için yegâne savaşçılarımızdır.

Devamı »

Duygularımızın Biyokimyası

Duygular hakkında hem fenni hem felsefi çok yorum yapılmıştır.

Devamı »

Enzimleri Kim Kontrol Ediyor?

Enzimler canlıların vücutlarındaki biyokimyasal faaliyetleri hızlandıran moleküllerdir.

Devamı »