ARAMA SAYFASI

Tamamlanmamışlık Hissi

Tamamlanmamışlık Hissi

Umutlar denizinin ortasında bir adaya doğarız. Yakamızı bırakmayan bir hisle yaşar gideriz. Bir şey eksik. Ama ne?

 

UMUTLAR denizinin ortasında bir adaya doğarız. Yakamızı bırakmayan bir hisle yaşar gideriz. Bir şey eksik. Ama ne? Bir tamamlanmamışlık hissiyle yaşarız. Bizi ne tamamlayacak? Ne olursa her şey tamam olacak, eksiğimiz gediğimiz kalmayacak. İpin iki ucu birbirine bağlanacak. Şimdi ile geçmiş, şimdi ile gelecek birbirine bağlanacak?

Önce ipin bir ucu çocukluktur, diğer ucu büyüme umutlarıdır. İpin diğer ucunu yakalamak için gece gündüz düşler kurarız. Ah bir şu okulu bitirebilsek. Sınavların telaşı bir bitse. İstediğimiz liseyi bir kazansak her şey tamam olacaktır. Kazanamayan, ipin ucunu kaçırdığını düşünür. İstediği liseyi kazanan içinse, ipin ucu bu kez üniversite olur. İpin iki ucu yine bir araya gelememiştir.

Lisedeyken iyi bir üniversite kazanınca her şey tamam olacak zannederiz. Her şey tamam olmaz. Hep bir eksiklik duygusu. Sanki hiç bitmeyen bir sonbaharın ortasındaymış gibi. Ne zaman geziye çıksak, vedalaşmak için sanki. İpin iki ucu birbirine bağlanmalıdır. Bu bizim, olmazsa olmazımızdır. Ufukta bir umut belirir. Evlenirsek tamamlanacak, eksiğimiz giderilecektir. Bize ait bir ev, bize ait bir yaşantı yegâne kurtuluşumuzdur. Dört duvara bakakalırız. Bir şey eksiktir ama ne?

Eksik olan şey kendimize bir türlü zaman bulamayışımızdır. Emekli olunca eksik gedik kalmayacaktır. Büyük bir boşluğun içinde buluruz kendimizi. Belki de bir deniz kenarında, ormanın içinde veya dağ eteklerinde temiz havada tertemiz pınarlar arasında yaşarsak her şey tamam olacaktır. Sonra?

Sonra, ölürüz. Hâlâ bir şeyler eksiktir... Bu dünyada ipin iki ucunu birbirine bağlayamamış, iki yakamızı bir araya getirememişizdir. Çünkü...

Çünkü bu dünya asıllar diyarı değil, gölgeler diyarıdır. İki yakamız ancak cennetin kapısında bir araya gelir. Ve sonsuza dek, hiç kopmamak üzere.