KUSUR BUYSA!
Fransız devlet adamı Poincare siyaset hayatına ilk atıldığında 26 yaşındaydı. Birisi bu iş için kendisinin fazla genç olduğunu hatırlatınca:
— Evet, dedi, bunun kusur olduğunu biliyorum. Onun için günden güne bu kusuru kapatmaktayım.
***
NEDEN KÜBİK
Muhsin Ertuğrul, Şehir tiyatroları baş rejisörü iken Halit Fahri Ozansoy ziyaretine gelir ve:
— Bu kübik koltuklarda da insan hiç rahat etmiyor, neden bunları aldınız, diye sorar.
Muhsin Ertuğrul:
— Ne yapayım, lâklâkçı misafirleri kaçırmanın başka yolunu bulamadım.
***
İNCE İŞLER
Halil Nihat Boztepe hiç evlenmemişti ve hayatı boyunca kadınlardan uzak yaşamıştı. Altmış yaşını aşmış Boztepe’ye yakınları:
— Nihat Bey, artık sizi evlendirelim, dedikçe o şöyle derdi:
— Durun bakalım, bu işler öyle aceleye gelmez.
***
NE VAR, NE YOK?
Ercüment Ekrem Talu, ada vapurunda zamanın ünlülerinden ve güzellerinden bir hanıma rastlamış, selâmlaştıktan sonra hal hatır sormuş:
— Nasılsınız, ne var ne yok?..
— İyilik, güzellik... Ya sizde?
Talu boynunu bükmüş:
— Bizde, demiş, sadece iyilik...
***
DENİZ KİRLİLİĞİ
F. Hüsnü Dağlarca, Kadıköy’de kahvede otururken 30-35 yaşlarında biri yaklaşır yanına. Elindeki şiir kitabını Dağlarca’ya imzalarken gururla:
— Üstadım, der, 10 yıl önce şiirlerim için bunları denize at, demiştiniz... Bir şeyler daha söyleyecekti ama fırsat vermedi Dağlarca:
— İyi de oğlum, dedi. O zaman deniz kirliliği diye bir mesele yoktu ki!..
