EFENDİ VE KÖLE
Şah-ı Nakşibend Hazretleri, hayatında, erkek veya kadın hizmetçi kullanmadı. Sordular:
— Neden hizmetinizde birini kullanmıyorsunuz?
Buyurdu:
— Kölelik ile efendilik bir arada olmaz!
***
CÖMERT ZEKATI
Abbasiler devrinde Basra valiliğinde bulunan Zaide oğlu Maan, son derece cömert bir zâttı. Zekat vermez diye adı çıkmıştı. Devrinin şairlerinden biri bunun sebebini şöyle izah eder:
— Hiçbir mal Maan’ın elinde bir yıl kalmaz ki ona zekat farz olsun. O malının zekatını vermez, sadece bütün malını zekat diye verir.
***
KENDİNİ BİLMEK
Büyük İmam Ebu Hanife, bir gün Kufe valisinin yanında bulunuyordu. Valinin sorduğu bazı şeylere kısaca cevap verdikten sonra sustu ve artık hiç konuşmadı. Vali hayretle:
— Ya imam!.. dedi, siz ki Peygamberimizin ilmine varis büyük bir zâtsınız. Niçin bu kadar az konuşuyorsunuz? Halbuki, buraya gelen başka âlimler, kimsenin ağız açmasına meydan vermeden konuşurlar!
İmam şu cevabı verdi:
— Onlar fazla söz söylemekle, sizin gözünüze gireceklerini umarlar. Benim ise, böyle bir arzum olmadığı için sadece sorulacak şeylere cevap vermekle kendimi vazifeli görürüm.
***
AĞLATAN ÖDÜL
Tiryaki Haşan Paşa, Kanije zaferini kazandığı için kendisine Padişah III. Mehmet, armağanlarla birlikte teşekkür mektubu da göndermiş. Yazar Faizi Çelebi, Paşa’yı öven mektubu okuyunca Paşa, hüngür hüngür ağlamaya başlamış. Faizi Çelebi, şaşarak Paşa’ya ağlama nedenini sormuş. Tiryaki Hasan Paşa şu cevabı vermiş:
— Ben ağlamayayım da kimler ağlasın, oğul! Yaptığımız küçük bir hizmete karşı Padişah bize vezirlik vermiş. Devletin vezirliği benim gibi kocamış bunaklara mı kaldı? Buna yanmayayım da neye yanayım?
