ÇARE YOK!
Tam elli yıl öncesinden bir nükte... Rıfat Ilgaz’ın çıkardığı Hür Marko Paşa gazetesinin “Dert dinleme” köşesine bir okuyucu mektup yazmış. Yıl 1949.
- Türkçe’den ikmâle kaldım, ne yapayım?
Marko Paşa cevap veriyor:
- Çare yok, Türkçe’nin düzelmesini bekleyeceksin.
***
NÜKTELİ BİR HAYAT
Kıvrak ve ince zekâ, kuvvetli hafıza ve parlak fikirleriyle temayüz eden Ferit Kam’ın, kendisine karşı yapılan nüktelerin altında kalmadığı ve hemen cevabı yetiştirdiği nakledilir.
Süleyman Nazif bir gün “Büyük Türk Lügati” yazarı Hüseyin Kâzım Kadri Bey’e Ferit Kam’dan bahsetmiş ve bir ara “Derya gibi adam.” demiş. O da “Ne içilir, ne geçilir.” cevabını vermiş ve gülüşmüşler. Daha sonra Süleyman Nazif, vakayı Kam’a anlatmış. Ferit Kam hiç durmadan “Murdar da olmaz demedin mi?” diyerek cevabı yapıştırmış.
***
ŞEK VE EŞEKK
Süleymaniye Medresesi’nde ders verirken talebelerinin “Ayin-i dini esnasında def ve ney gibi çalgıların çalınması caiz midir?” sorusuna Ferit Kam’ın verdiği cevap, onun nükte yönünü anlatmaya yeter herhalde:
Sırr-ı nây-ü semâı anlamayan
Kafana dümbelek desem yeridir
Bak bu mebhasta şâk idi Sofi
Sana andan eşşek desem yeridir
(Dilin inceliklerine vakıf olamayanlar “eşşek” kelimesinde bir hakaret anlasa da “eşşek” şek şüphe kelimesinin ism-i tafdilidir, şeddelidir ve çok şüpheli mânâsına gelmektedir.)
***
TÜRBE
Ferit Kam, Süleyman Nazif gibi büyük cesaret örneği, mücadele insanı ve üslûp dâhisinin mahrumiyet içinde ölmesine çok içerlediği bir sırada belediyenin bir mezar taşı yaptıracağını duyunca;
Sağlığında nice ehl-i hünerin
Bir tutam tuz bile konmaz aşına
Öldürürler evvel ânı acından
Sonra bir türbe dikerler başına
