FIRSAT
Bir gün, kendini beğenmiş bir kadın, ABD Başkanı Lincoln’un yanına çıktı ve emredici bir tonla dedi ki:
- Efendim, oğlumu albaylığa yükseltmelisiniz. Bunu bir lütuf olarak değil, bir hak olarak talep ediyorum. Büyük babalarım Lexington’da savaştı; amcam, iç savaşta Bladensburg’tan kaçmayan yegâne insandı; babam New Orleans’ta çarpıştı ve kocam da Monterey’de öldü.
Başkan Lincoln:
- Kanaatimce sizin aileniz ülkemiz için yeterince hizmet etmiş, dedi. Artık başkalarına da fırsat vermenin zamanı geldi.
***
İKİ SAĞIR
Ziver Paşazade Yusuf Bahaettin Bey ve Mahmut Nedim Paşanın kardeşi Ahmet Bey gayet ağır işitirlerdi.
Bir gün Boğaziçi vapurunda rastlaştılar.
- “Beyefendi! İstanbul’a mı?”
- “Hayır efendim! İstanbul’a gidiyorum...”
- “Ya? Afedersiniz. Bendeniz İstanbul’a gidiyorsunuz zannettim de!”
***
HASTANIZ KALMADI MI?
Fransız bestekâr Saint-Saens kendi mesleklerinin yanısıra müzik bestelemeye heves eden amatörlere hiç anlayışlı davranmazdı. Genç bir doktor, bestelediği bir parçayı bir gün getirip ona gösterince, Saint-Saens hayret etti. “Beste yaptığınızdan haberim yoktu?”
Doktor tevazu gösterdi. “Vakit öldürmek için bir şeyler yapıyorum işte.”
- Sahi mi? Hastanız kalmadı mı artık?
