TR EN

Dil Seçin

Ara

Barbaros Pavlov

Bilindiği üzere lvan Petroviç Pavlov, meşhur bir Rus fizyoloji bilginidir. 1849’da doğan ve 1936’da ölen Pavlov, 1904’te Nobel Tıp ve Fizyoloji Ödülü almıştı.

Pavlov’u birçok araştırma ve çalışmalarının yanında, dünyaca meşhur eden, onun “şartlı refleks” ile ilgili buluşudur. Köpekler üzerine yaptığı deneyle şartlı refleksin işleyişini ortaya koymuştur. Çan çalışla birlikte yiyeceklerin gelmesi, köpekleri öyle şartlamıştır ki, yiyecekler olmasa da artık çan çalınınca köpeklerde tükürük salgılaması başlamıştır. Bu hususta “Pavlov’un köpekleri” tabiri de meşhur olmuştur. Bu ünlü deney, davranış psikolojisine önemli ölçüde katkı sağlamıştır.

Bir gün lvan P. Pavlov’un torununun torununun Müslüman olarak karşımıza çıkacağı hiç aklımıza gelir miydi? Evet Pavlov’un torunu, Konstantin-Leon İdas Pavlov. Ama Müslüman olduktan sonra ismini Barbaros diye değiştirmiş.

Dedesi gönüllü doktor olarak Mısır’a gitmiş. Barbaros’un babası Mısır doğumlu. Annesi Yunan asıllı bir Amerikalı. Mısır’dan Amerika’ya gidip yerleşmişler. Ailede bir doktorlar zinciri var. Barbaros Pavlov da Amerika’da tıp öğrencisi.

Barbaros bir ara “Kundun” filminin tesiriyle Budizm’e meyletmiş. Sonra iki haftalığına Dubai’ye gitmiş. Bu on beş gün tam Ramazan ayına denk gelmiş. İlk tesir, pek çok yabancıda olduğu gibi onda da “Ezan-ı Muhammedi” ile olmuş. Ezan sesleri ruhunu okşamış. Onlardan çok hoşlanmış. Bilhassa Müslümanların Ramazan’da oruçla oluşturdukları manevi atmosfer onu bambaşka bir dünyanın varlığından haberdar etmiş. Hemen İslamiyet hakkında araştırmalara başlamış. Amerika’ya döndüğünde bazı bilgilere ulaşmış. Türkiye’deki büyük zelzeleyi tv kanallarından görünce gönüllü olarak Yalova’ya gelmiş. Bizim insanımızın merhamet duyguları ve tevekkül anlayışları artık onun Müslüman olma kararını hızlandırmış. Son kararını verip müftülüğe başvurmuş. Eline Müslümanlık belgesini de almış.

Doktorluk tercihinin arkasında dedesi İvan Pavlov’un tesiri olmuş. İhtisas olarak cerrahi bölümünü düşünmüş. Ameliyatın insanların imdadına koşma adına çok mühim olduğunu düşünüyor. Müslüman olduktan sonra, hemen namaz surelerini öğrenmiş. Kur’an-ı Kerim üzerinde çalışıyor. Biraz Arapça öğrenip bu arada bu sene umre ve haccı eda edip tekrar tıp tahsiline döneceğini söylüyor.

İslamiyet’in insana bakış açısı üzerinde duruyor. En çok hoşlandığı İslamiyet’in sadeliği... Sırtında çantasıyla zelzele bölgesine geldiğinde dua eden, camilere koşan insanlarımız çok dikkatini çekmiş. Karşısına çıkan temiz yürekli insanlarımız, bilgili din adamlarımız, onun ruhunun derinliklerindeki güzelliği ortaya çıkarmış.

Barbaros Pavlov, Amerika’da şu anda tıp fakültesinde kayıtlı. Burada depremzede ve kimsesiz çocukların eğitimi ve rehberliği ile ilgileniyor. Tıp tahsilini bitirdikten sonra Afrika gibi sağlık hizmetlerinde geri kalmış ülkelere gidip hizmet vermek istiyor. Doktorların insanlığa hizmetlerinden dolayı çok sevap kazandıklarını düşünüyor.

Barbaros Pavlov, büyük dedesinin aslında inançlı bir bilim adamı olduğunu söylüyor. Gerçi komünistler, şartlı refleksi ideolojik manada kullanmış bazı toplumları maalesef sürüler gibi omuriliklerinden yönlendirilen zavallılar haline getirmeye çalışmışlar; ama bilgi ve ilmî araştırmalar bir güçtür, bir silahtır; bazıları da bunları kötü emellere alet etmekten çekinmemişlerdir. Kimse de bunun için ilim adamlarını suçlayamaz.