Merhaba değerli dostlarımız,
Bir yıl daha adeta şimşek hızıyla geçip gitti.
İnsanın bir tarifini yaparken derler ki; “İnsan öleceğini bilerek yaşayan tek canlıdır.” Fakat insanın daha pek çok garip halleri vardır. Çünkü insanın nefsi, nefs-i emmaresi çok gariptir. Mesela, önündeki hazır küçük bir lezzeti, ilerideki büyük bir lezzete tercih eder; az bir dünya zevki için cenneti feda etmesinin altında böyle bir duygu vardır belki. Bunun tersi de söz konusu insanda; o andaki küçük bir sıkıntıdan kaçmak için ilerideki büyük acıları görmezden gelir; şimdi az bir sorumluluktan ve zahmetten kaçarak, cehennemin büyük sıkıntısını düşünmemesinin gerisinde de nefsin bu hali var sanki…
Cahit Zarifoğlu “Keşke” diyor “vaktiyle saçma da olsa iki laf etseymişim. Susunca yok oluyormuş insan, çok sonra öğrendim.”
Susunca, söylemeyince, düşünmeyince, manalar da yok oluyormuş, ben de onu öğrendim.
Hayatmış, ölümmüş, hakmış, hukukmuş, sevgiymiş, muhabbetmiş, dostlukmuş, kardeşlikmiş, cennetmiş, cehennemmiş… Ne kadar hatırlıyorsak o kadar var oluyorlarmış bizim dünyamızda. Ne ile ne kadar meşgul oluyorsak o kadar can buluyormuş âlemimizde… Hayatımız bahçemiz imiş; bahçemize neyi ekiyorsak onu büyütüyormuşuz. Hayatımız dağ gibiymiş; nasıl ses veriyorsak onun yankısını duyuyormuşuz…
“İnsan için ancak çalıştığı var”mış.
Nefis, akılla arası pek olmadığı için çok şeyi sonradan anlıyor zaten. Sonra ne oluyor? “Demir tavına geliyor ateş bitiyor; akıl başa geliyor ömür bitiyor.”
Neyse ki bunları son nefesimizde düşünmüyoruz. Nice akıllı, güçlü, büyük bilinenler firavun gibi son nefeste anlıyorlar ama bir faydası olmuyor.
İyi ki Rabimiz Resulünü yollamış, ne iyi ki tâbi olmuşuz, teslim olmuşuz, sözünü dinliyoruz. Yoksa rehbersiz insan yitip gider bu dünya yollarında; bir de beteri var: bir kargayı rehber edinenler…
Bizi en şerefli, en emin, şaşmaz ve şaşırtmaz Elçisine (asm) ümmet yapan Rabbimize sonsuz şükürler olsun.
Allah’ın Resulü buyuruyor ki: “Ölümden önce hayatın, hastalığından önce sağlığın, meşguliyetinden önce boş vaktin, ihtiyarlığından önce gençliğin, fakirliğinden önce zenginliğin kıymetini bir ganimet olarak bil.”
Hz. Ömer de (ra) “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin ve tartılmadan önce amelerinizi tartın.” diyor.
Madem hesabı var; hesabı verilecek her şeyin muhasebesini yapmak gerek. Bu yılı nasıl geçirdim, neleri iyi yaptım, neleri eksik bıraktım, nelere devam etmeli neleri bırakmalıyım… Bunları yapmak önemli ama hesaba çekilmeden önce… Rabbimiz hayırlarımızı artırsın.
Zafer ve Arkadaş Dergilerimizi hazırlamayı, abone olmayı, ihtiyacı olanlara ulaştırmayı da bizlerin güzel bir hayrı olarak kabul etsin, mahşerde yüzümüzün akı olsun, lehimizde şahidimiz olsun.Amin
Yeni yıl tüm Müslüman kardeşlerimiz hakkında, sıkıntılardan kurtulduğumuz güzelliklere kavuştuğumuz bir yıl olsun inşaallah.
…
Gayret, çalışmak, sefer bizim; zafer Allah’ındır.
— Editör
