TR EN

Dil Seçin

Ara

Mart 2026

post-title

Mart 2026, 591

Merhaba değerli dostlarımız,

Dünyayı yaşanır kılan güzelliklerden birisi olan Ramazan ayını idrak ediyoruz. Rabbimiz bu mübarek ayın tüm güzelliklerinden azami derecede istifade etmeyi nasip etsin. Nice Ramazanları sevdiklerimizle beraber sağlık ve afiyetle yaşamayı nasip etsin.

Dünya bu, güzellikler kadar çirkinliklerle de dolu; hayrı kadar şerri de var; iyiliklerle sevinirken, zulümler kalbimizi burkuyor. Gönlümüz yücelerin yücesi manalarla coşarken, kendimizi aşağıların aşağısında şeytanlaşmış insanların akıl almaz işlerini konuşurken buluyoruz.

Gazze’de, Doğu Türkistan’da yaptıkları zulümler karşısında nutkumuz tutulup aklımız almazken, Epstein belgeleriyle batının, batılı elitlerin insanlıktan ne kadar uzak olduklarını, vahşi hayvanların yapmayacakları şenaatleri işlediklerine şahit olduk.

Bediüzzaman Hazretleri batı için “dışı süs, içi pis” tespiti yapmıştı; Aliya İzzetbegoviç, “Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı, devam edegelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur” demişti. Oysa batının karanlığını anlatmaya bu cümleler bile kâfi değilmiş şimdi onu da anladık.

Bütün bunlar bize bir şeyi daha net gösteriyor: batının dünyaya, insanlığın huzuruna, barışına ve refahına yapacağı katkı yoktur. Dünya ve insanlık İslamiyet’in her iki hayatı da cennete çevirme potansiyelini taşıyan kanunlarına ve hakikatlerine muhtaçtır. Öyleyse biz Müslümanlara iki önemli görev düşüyor; biri dinimizi hakkıyla öğrenmek ve yaşamak, ikincisi de her türlü imkanı kullanarak İslam’ı tebliğ etmek. Bu şekilde inşaallah hem biz kurtuluruz, hem de arayış içinde olan muhtaçların kurtulmalarına vesile oluruz…

Zaten bildiğiniz gibi dünyanın üç yüzü var: Birisi bütün bu çatışmaların, çarpışmaların yaşandığı, zulümlerin yapıldığı, heveslerin koşturduğu fani yüzü; ki hadislerde pis gösterilen, telin edilen bu yüz.

Diğer yüzü ahiret ticareti için dünyaya gönderilen bizlerin, her vesileyle ahiret kazancı elde edebildiğimiz güzel yüzü; ki, insanların, Allah’ın (cc) rızasını da, cenneti de bu güzel yüzünde kazanma imkanları var.

Üçüncü yüzü de Allah’ın eserinden yola çıkarak, fiilini anladığımız, oradan esmasını ve sıfatını tanıdığımız, oradan da yüce zâtına muhatap olmaya çalıştığımız, en yüce okul olan en güzel yüzü.

Elbette dünyanın bu üç yüzünü âfâkî olarak (dışımızdaki âlemde) düşünüleceğimiz gibi, enfüsî olarak (kendi nefsimizde) de düşünebiliriz. Mesela, kalbimizi, bedenimizi, makamımızı, malımızı üç farklı şekilde kullanabiliriz: nefsimizin hevası yolunda, ahiretin tarlası olarak, ve esma-i ilahiyenin aynası olarak... Öyleyse sadece dünyanın değil her şeyin üç yüzü vardır: Elini zulüm için de kullanabilirsin, ahiret kazancın için de ya da Rabbinin eserini tefekkür edip rahmetini tanıyabilmek için de… Aklın, dilin, duyguların.. herbirinin üç yüzü var. En çok hangi ‘yüzde’sin, yaptıkların, ettiklerin hangi yüz hesabına kaydediliyor, önemli olan bu…

İşte Ramazan ahiret ticareti için en büyük fırsatlardan birisi. Rabbimiz değerlendirmeyi nasip etsin cümlemize.

Mart sayımızın hazırlığında emeği ve duası olan herkese teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle Ramazan Bayramınızı da tebrik ediyoruz.

Gayret, çalışmak, sefer bizim; zafer Allah’ındır…

 

— Editör

Dergideki Yazılar