SADECE YAĞMURDA
İtalyan besteci Verdi, gösterişli, kocaman, yeni bir villa kiralamıştı. Taşındığı gece sağanak yağmur yağdı ve tavanlar aktı. Ertesi sabah Verdi kızgınlıkla ev sahibine giderek durumu anlattı.
— Her zaman tavanlar böyle akacak mı?
Ev sahibi pişkince güldü:
— Hayır efendim sadece yağmur yağdığı zamanlar!..
***
HAYIRLA ANMAK
Yahya Kemâl, kendisine yıllarca ihanet etmiş birinin Paris'te öldüğünü okuyunca, yanındakilere onu hiç sevmediğini ifade eden sözler sarfeder.
Çevresindekiler:
— Aman beyefendi, dinimizde “ölüleri hayırla yâd ediniz” diye bir kural vardır, dediklerinde, Yahya Kemâl, biraz hışımlı olarak bu sözü şöyle cevaplar:
— “Dinimizdeki ‘euzküru mevtaküm bilhayr', sözü, bilgisiz hocalar tarafından dilimize yanlış tercüme edilmiştir. Bunun doğrusu, ‘ölüleri’ değil ‘ölülerinizi hayırla yâd ediniz’, şeklindedir. Bundan maksat, ananızı, babanızı, kardeşlerinizi, yakın akrabanızı ve sevdiklerinizi ve saydıklarınızı hayırla yâd etmektir. Yoksa ölen insan, bir katil ise, bir namussuz ise, ben onu niçin hayırla yad edeyim?”
***
MEŞE Mİ KABAK MI?
Eski ABD başkanlarından James Garfield, daha önce bir üniversitede rektörlük vazifesi yapıyormuş.
Bir gün, çocuğunu üniversiteye yazdırmak isteyen bir anne James Garfield’ın yanına çıkarak şöyle der:
— Rektör Bey, dersleri biraz basitleştiremez misiniz? Benim çocuğum programınızdaki derslerin hepsini takip edemez. O, bir an önce üniversiteyi bitirmek istiyor.
Rektör Garfield’ın cevabı şu olur:
— Evet, hanımefendi bu mümkün. Yalnız, önce çocuğunuzun ne olmasını istediğinizi öğrenebilir miyim? Bildiğiniz gibi, Allah, bir meşe ağacını yüz senede yetiştirirken, bir kabak için iki ay yeterli oluyor.
