Eğitimdeki tuhaflıkları; mesela “faydasız bilgi yükleme” ve “sınav odaklı eğitimin” garipliğini öğrenciliğimin daha ilk yıllarında farketmiş ve arayışa geçmiştim. Çünkü çoğu hocalarımız bilgiyi aktarıyor ama ne işe yaradığından pek söz etmiyorlardı. Bir tür “faydasız bilgi” yükleme işi idi hocaların yaptığı. Bense, yüzeysel öğretilen bilgileri, farklı kaynaklardan kökleri ile derin ve etraflı bir şekilde öğrenme çabası içine giriyor, konuyu esaslı bir şekilde anlayana kadar peşini bırakmıyordum.
…
Hz. Peygamberimizin buyurduğu gibi, “Allah akıldan daha değerli bir şey yaratmamıştır.” (Gazali, İhya, 1/217) O halde bir öğrenme programı ile yaratılan insanoğlu için en önemli eğitim kazanımı, aklın kullanılmasının öğrenilmesidir. Eğitim eğriyi doğrudan ayırt eden selim bir düşünce sistemi ve doğru bir bakış açısı kazandırmıyorsa o eğitimde hayır yoktur.
Maalesef çoğu hocalarımız bilgi yüklemeye ve aktarmaya odaklanıyorlar; düşünmeyi, araştırmayı ve uygulama yapmayı ıskalıyorlar. Böyle bir pasif eğitim ortamında düşünme melekeleri gelişmiyor. Halbuki ayette ne buyuruluyor? “Allah aklını kullanmayanlar üzerine pislik yağdırır.” (Yunus, 101)
Kuran’da “sırtında kitap yüklü merkep” benzetmesi vardır. Bu benzetme sahibine ve topluma fayda vermeyen bilgiye örnektir. Cemil Meriç bunu “malumat istifçiliği” diye nitelendirir. Bir diğer tabirle “bilgi hamallığı.”
…
Doğru soru sormayı ve sorgulamayı daha ilk okuldan itibaren öğrenmiş olmam bana eğitim hayatımda çok kapılar açtı. Lisansüstü eğitim dönemlerinde ve sonrasında da faydasını gördüm. Üç ülkeden (Almanya, İngiltere, ABD) araştırma bursu kazandım. Seçkin ve üst seviye birinci sınıf bilimsel çalışmalarımız ve yayınlarımızla yurt dışındakilerle yarıştık. TÜBİTAK projeleri tamamladık. Performans ödülü alan TÜBİTAK projelerimiz oldu. Çeşitli bilim ödülleri aldık. Yetiştirdiğimiz öğrencilerimiz ülkemizin önde gelen bilim adamları arasına girdi.
Yol ve yöntemi biliyorsanız ve problemlerle baş etmeyi öğrenmişseniz, bahanelerin arkasına sığınmıyorsunuz. En olumsuz şartlarda bile en iyi sonuçları alabiliyorsunuz. Hatta çevrenize örnek oluyor; şevk unsuru haline geliyorsunuz. Bu ülkenin imkânları ile “süper lige” çıkabilirsiniz. Eğitim ve araştırma hayatımızda hep “süper ligde” kaldık ve yaptığımız işleri el yordamı ve göz kararı ile değil, profesyonelce yapmayı öğrendik (Ülkemizde sporcu ve magazinciler, bilimcilerden daha gözde olduğu için konu anlaşılsın diye böyle bir terim kullandık. Bağışlayın). Önemli olan ülkemizin zor şartlarında iyi örnekler çıkarmak ve memlekete faydalı olmaktır. Dış ülkelere kapağı atmak dışarıya hizmetçi olmak maharet değildir.
