15 Yazı Prof.Dr. Orhan Batman

Yazar Profili »

Öğrenmede Bluetooth Yöntemi

Mart 2018, 495 63 Görüntülenme Eklenme Tarih: 04 Mart 2018 23:10 Prof.Dr. Orhan Batman

En çok doktora derslerimden keyif alıyorum. Çünkü dersi dinleyenler gerçek bir talebe, öğrenci değil! Talebe kavram olarak ‘ilmi talep eden’ anlamındadır. Öğrenci kavramı aynı derinliği vermiyor maalesef.

İlmi talep etmenin ciddi bir bedeli var. Hani ünlü bir filozofa sormuşlar “Bu kadar şeyi nasıl ve ne şekilde öğrendin?” O demiş: “Kuşların erken kalkması, devenin tahammülü, domuzun hırsı, köpeğin yaltaklanması üzerimde derin tesirler yaptı. Kuş gibi erken kalktım, ilmin bütün ağırlığını çektim, ilme karşı ihtiras duydum, ilim sahiplerinin kapısında günlerce yalvardım.”

Bir dersimde doktorantlarıma  gayri ihtiyari şöyle demiştim: “Sadece anlattıklarımı değil, anlatmadıklarımı da anlayın!” Bu ifade karşısında herkes şaşırmıştı. Acaba hoca ne demek istiyor? Sonra da grubun sinerjisinden yararlanarak anlatılmak istenen mana şöyle açıldı: 

Evet; anlatmadıklarımı da anlayın!..

Nasıl?..

Herkes gönlünün, dimağının ‘bluetooth’ özelliğini açsın. 

Nasıl olacak bu iş?

Nasıl ki kullandığımız telefonlarımızda ve diğer cihazlarda bu özellik var. Bu özellik kablosuz bilgi transferi yapar. Öncelikle verici ve alıcının her ikisinin bluetooth özelliğinin açık olması, her iki tarafın cihazlarının birbirini tanıması ve kabul etmesi gerekir. Ayrıca alım kapasitesinin yeterli olması gerekir. Mesela vericide 50 GB bilgi var ve bunu transfer edecek, alıcıda 10 GB kapasite varsa, bu bilginin %20’sini alabilir, bu durumda ancak alıcıya göre maksimum kapasite dolmuş olur. Burada her iki tarafın cihaz kalitesi bu aktarımda etkin rol oynar.

Yani bir şeyi öğretmenin/öğrenmenin, anlatmanın/anlamanın ilk yolu öncelikle hocanın bu işte istekli ve cömert olması, sonra da talebenin büyük bir istek ve heyecanla gönlünü ve dimağını o şeye vermesidir. 

Yani her iki taraf bluetooth özelliğini açacak ve birbirini kabul edecek ki, anlatılmayan manalar bile aktarılmış olacaktır. “Sohbette insibağ ve inikas vardır” hakikatı de bunu anlatır. İşte bu hakikate binaen hiçbir şey bilmeyen birisi gelir, Peygamber Efendimizin (asm) sadece bir sohbetine iştirak eder, aldığı “insibağ ve inikas” (hakikatin rengine boyanma ve ilmin kalbine yansıması) ile kendi toplumuna öğretmenlik yapar.

İlmi talep mi ediyorsun; o halde, “Öncelikle o şeye muhabbet ve iltifat et.” Çünkü “marifet iltifata tâbidir” meşhur sözünü unutma!

Herkes kendi hayatına baktığında görür ki, hangi şeyi çok iyi öğrenmişse, ya çok sevdiği bir öğretmen veya çok sevdiği birisi sayesinde öğrenmiştir. Bir şeyi öğrenmek istemeyen veya ona karşı önyargı duvarını ören kişiye, dünyanın en kaliteli okulunun veya hocasının yapabileceği bir şey yoktur.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Öğrenmede Bluetooth Yöntemi

En çok doktora derslerimden keyif alıyorum. Çünkü dersi dinleyenler gerçek bir talebe, öğrenci değil! Talebe kavram olarak ‘ilmi talep eden’ anlamındadır. Öğrenci kavramı aynı derinliği vermiyor maalesef.

Devamı »

Tanıdığım İlk Dava Adamı

Devamı »

Dünyamız Kaç Yıldızlı Bir Otel?

Acaba kısa süre konakladığımız dünyamızı bir otel olarak kabul etsek, kaç yıldızlı bir otel olurdu?

Devamı »

Müşteriler Helal Turizmden Ne Bekler?

Yaptığımız araştırma ve gözlemlerde helal turizm konseptinde hizmet sunan işletmelerin helal ve turizm kavramlarını tam olarak sentezleyemediklerini tespit ettik.

Devamı »