Latin Amerika gezimizin Peru ayağına gelmiştik ve dünyanın 7 harikasından biri sayılan ve tarihin derinliklerinde gizemli bir yapı olan Machu Picchu harabelerini görecektik. Bunun için öncelikle Peru’nun başkenti Lima’dan uçakla tarihi Cusco şehrine 2 gün kalmak üzere geldik. Oradan da önce kara yolu, sonra da demiryolu ile Machu Picchu’ya geçeceğiz.
Cusco; bozulmadan devam eden yerel kültür, mahalli kıyafetli yöre halkı, sırtlarda heybelerde yavru lamalar ve doğallığı içindeki çevresi ile dağlarda yer alan çok güzel bir şehir. Ancak deniz seviyesinden 3.400 metre yükseklikte ve rehberimiz bizi sürekli uyarıyor: “Burada yüksek irtifa hastalığına yakalanmanız neredeyse kaçınılmaz. İrtifa yükseldikçe havadaki oksijen seviyesi azalıyor. Mide bulantısı, hazımsızlık, yorgunluk ve nefes alıp vermede zorlanma sık karşılaşılan sıkıntılardır.”
Cusco’da eski bir manastır olan otelde kalıyoruz. Buradaki bütün otellerde oksijen tüpleri olduğu bildiriliyor. Ekibimizden bazıları gerçekten de nefes almakta zorlanıyorlar ve bu şekilde oksijen tüpüne ihtiyaç duyuyorlar.
Ben ise iddialıydım, “Bünyem çok şükür sağlam, bir rahatsızlığım yok” diye düşünüyorum. Ancak üzerime tatsız bir yorgunluk siniyor ve sabaha kadar zorlukla nefes alabiliyorum. Böyle olunca da darlanmaktan uykuya dalamıyorum, bir türlü sabah olmuyor.
Hemen aklıma Kur’an Enam Suresi’nin 125. ayeti geliyor:
“Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslâm’a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.”
Yani yüksek irtifaya, bilhassa 3 bin metreden daha yükseğe çıkılınca basınç düşmesinden ve atmosferde oksijenin azalmasından dolayı insanın içi sıkılıyor, darlanıyor ve böyle zorlanmalar ortaya çıkıyor. Yörenin insanları ise burada sürekli yaşadıklarından, kan hemoglobin değerlerinin artması ile yüksek ortam onlara dokunmuyor.
Kur’an’da böyle bir hakikatten söz edilmesi kutsal kitabımızın bir mucizesidir ve Kur’an’ın Allah kelamı olduğunun bir göstergesidir. Çünkü böyle bir gerçeği, Peygamber Efendimizin deneyimleyebilmesi mümkün değildir. Üstelik bu iç sıkılmasının inançsızların ruh haline benzetilmesi de müthiş bir hadisedir. Bilimsel bir bilgiye adeta felsefe giydirip edebi bir şekilde ayette ifade edilmiştir.
Yıllar geçtikçe görülüyor ki, her şeyi ihtiyarlatan zaman ilerledikçe ve insanların bilgileri arttıkça Kur’an gençleşmektedir ve her daim tazeliğini korumaktadır.

Machu Picchu

Cusco şehrinden bir görünüş
