TR EN

Dil Seçin

Ara

Meşakkatli dünya yolculuğu ancak güzel bir gayeyle anlamlı ve çekilir hale gelir. Gaye, gayreti de beraberinde getirir. Ne şifalı sözdür bu: Ha gayret!

— İbrahim Tenekeci

***

 

Biraz umut vardı, doktor bebeğim hakkında böyle söyledi. 

Gittim ve geri döndüm.

Ne bebeğimi bulabildim,

Ne doktor vardı,

Ne hastane…

(Filistinli bir anne)

 

***

 

İstiklâl marşımız “Korkma” diye başlar.

Bu, Resûl-i Ekrem’in Sevr mağarasında, Hz. Ebûbekir’e söylediğidir. 

Bunlar tesâdüf değil…

— İsmet Özel

 

***

 

“Beni evhamlı sanıyorlardı. Hayır! Ben sadece gafil değildim, o kadar!”

(“Ben Filistin’den bir karış dahi toprak satmam.” diyerek bunu talep eden Yahudileri kapısından kovan büyük Sultan II. Abdülhamid)

 

***

 

Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. 

(Müminun Suresi, 3. ayet meali)

***

 

Kahraman; kütüphanede, laboratuvarda sabahlayandır. Hafızlık yapabilendir. Kahraman, ana babasına yük olmamak için iş güç sahibi olandır. Evlenen, yuva kuran, çocuk büyütendir. Başkasına el uzatmak, hayırda yarışmaktır gerçek meydan okuma. Cehalete savaş açmaktır. Ezbere şiir okuyabilmek, haksızlık karşısında haykırmak, diz kırıp ilim tahsil etmektir. 

— Ömer Hatunoğlu

 

***

 

Stresli ve sıkıntılı zamanların, büyümenin belirtisi olduğunun farkına varmamız gerekiyor.

— A. Towerski

 

***

 

Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.

— Nietzsche

 

***

 

Gecenin bir yarısı... Televizyonda İsrail ordusunun Gazze’de başlattığı kara saldırısıyla ilgili yayını izliyorum. Gazze sokaklarında canlı telefon bağlantıları kurularak neler yaşandığı aktarılıyor. Hepsi vakur, kararlı, inançlı... Sadece dua istiyorlar.

Dua, Kur’an, tekbir... İşte silahlarımız... İşte kalplerimizi hiç değilse buğzetmeye ayarlayacak şuur... Bunu yapmalıyız. Hak edilmemiş öfkelerimizle yazıklanıp duracağımıza yerimizden kalkmalı, güzel bir abdest almalı, dualar etmeliyiz. Sanki bombalar kendi çocuklarımızın başı üstünde uçuşmaktaymış gibi, hayatı tehlikede olan kendi kardeşimiz, annemiz, babamız, ailemizmiş gibi en içimizden dualar etmeliyiz. Zalimin ve mazlumun hükmünü beyan eden ayetlerle ruhlarımızın tarafını seçmeliyiz. Tekbirlerle kâdir-i mutlak olana teslimiyetimizi tekrar etmeliyiz. Buna ateş altındaki Filistinli yiğitlerden çok, bizim ihtiyacımız var.

İşte çaresizliğimize çare... İşte kalplerimize ümit... İşte karanlığımıza kandil...

— Gökhan Özcan

***

 

Bir insanın kiminle evleneceği, onun yaşamının en önemli kararıdır. Evleneceğiniz kişinin mühendis, doktor, varlıklı olmasından çok, hangi değerleri yaşadığı ve yaşatacağı önemlidir. ‘Biz’ değerlerinin yaşamadığı bir evliliğin mutlu bir evlilik olması mümkün değildir.

— Doğan Cüceloğlu

***

 

Hidayet senden olmazsa dirayet neylesin yâ Rab!

Arapça bilse de Ebu-Cehl’e ayet neylesin yâ Rab!

— Merzifonlu Muallim Cudi Efendi

 

***

 

Öğrenmeye nazlandığın ‘büyük hakikatler’ için söylenip durma! Onları yattığın yerden, üstelik bir dakikada hem öğrenir hem de görebilirsin: ‘Kabir’ veya ‘mezar’ denilen yerde… 

— Cüneyd Suavi

 

***

 

Kalp, bağlandığı varlıkların yanında olmasını talep eder. Sonsuza dek. İnsana istediği verilecektir. Ama bu dünyada değil. Acelemiz ne ki.

— Mustafa Ulusoy