TR EN

Dil Seçin

Ara

Kalite

Kalite

Dün akşam haksız yere eşini üzdüysen ve bundan en ufak bir mahcubiyet duymuyorsan, bana ne ki kaç üniversite bitirmişsin, kaç kitap okumuşsun?

Yanında çalıştırdığın işçinin hakkına giriyorsan ve bunun en ufak rahatsızlığını yaşamıyorsan, bana ne bankada kaç milyar doların var ya da araban hangi marka?

Kalbinde kurduğun kast sistemi ile küçümsediğin insanlar varsa etrafında ve insanları aşağı görüyorsan; bana ne o kolundaki saat kaç para, gittiğin tatil ne kadar tuttu, abiyeni kime diktirdin, pırlantan kaç karat?

Kalite denen şeyin eğitim ile para ile kaç ülke gördüğün ile banka hesabın ile falan alakası yok. Kaç insanın gönlüne girebildin, kaç insanın yarasına üfledin, kaç insanın hayatına dokundun ile alakası var.

Ama sen unvanlarının ve başarılarının beraberinde mahcubiyet hissetmediğin hatalar yapıyorsan, bunların toplamı seni bencil, kibirli, densiz insan yapar...

Ha bir de acınası...

Utanırken yüzü kızaran, günahlarına ağlayan insan görmeyeli öyle uzun zaman oldu ki. Herkes kendi krallığının hükümdarı. “Ben yaptım oldu!” tavrının amentüsünü okuyarak başlıyor insanlar günlerine.

Bol madalyalı, bol ünvanlı, bol sertifikalı, diplomalı ortamlara girdiğiniz zaman elinize kartvizitini tutuşturup önceden hazırladığı fragmanını sahneye koyanlar ile; aldığı çok önemli ödüllerini bile utanıp rica minnet söyleyenlerin dünyası buralar.

Edepsiz olanın öz güvenli, sözünü tartmadan konuşanın açık sözlü diye anıldığı ve en çok onların alkışlandığı bu zamanda; mahcup olabilen insan bulduğum zaman omuzlarımda taşımak, avuç içlerini öpmek, ona ikramda bulunmak istiyorum.

Çünkü yüzü kızaran insan, diğer yaptığı tüm hataları o mahcup hali ile unutturabilir bana. Mahcubiyet içinde samimiyeti de barındırır.

Mahcubiyet hissi körelmemiş kişi, kendi ile kavgası olan insandır. Derdi kendisiyle ve elindeki çuvaldızı kendine batırmakla meşguldür.

Mahcubiyet kişide gelişme hissini de beraberinde getirir ve bir önceki hatasına göre kendini bir adım öne taşıyabilir.

Mahcup kişi, kendisinin savcısıdır ve gerekirse herkesten önce kendi kalemini kırmaya hazırdır.

Bu yüzden de yaptığı hatayı kabul edebilen insanların yanında kendimi çok rahat hissediyorum.