TR EN

Dil Seçin

Ara

Ocak 2026

post-title

Ocak 2026, 589

Merhaba değerli dostlarımız,

İnsanın başına pek çok şey geliyor hayatta. Bunların iyi kötü, hayır şer olduğu ise meçhul; başka bir ifade ile bizim tutumunuza, tepkimizi bağlı. Tıpkı sınavdaki sorunun değil ona verdiğimiz karşılığın sonucu belirlediği gibi…

Olur ya, başımıza bir musibet gelir, onu sabırla ve ders alarak karşılarız, o musibet hakkımızda hayırlı olur, dünyada da ahirette de güzel karşılığını görürüz. 

Yine olur ki, bir nimete mazhar oluruz şükrederiz, yine onu hakkımızda hayırlı kılmış oluruz. Burada sefasını sürer, ahirette şükür sevabının karşılığını görürüz. 

Aksi durumlarda, sabırla karşılamayan, ders alınmayan musibet gerçekten musibet hükmüne gecmiş ve şükürle karşılamayan nimet de hesabı verilecek bir vebal olmuş olur.

Yani bir halin görünürde olumlu ya da olumsuz olması gerçeği yansıtmaz. O hali olumlu ve olumsuz yapan bizim tepkimiz ve o duruma karşı takındığınız tavırdır. “Umulur ki, hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırdır. Ve yine umulur ki, sevdiğiniz bir şey de sizin için şerdir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir” (Bakara suresi, 216) Ayetini bu açıdan da anlayabiliriz.

Dergimizde yayımlanmış bir öykü hatırlıyorum: Adamın atı kayboluyor, komşuları gelip “Ne talihsiz adamsın, başına çok kötü bir hal geldi, ne yapacak şimdi?” diyorlar. O ise “Hüküm vermekte acele ediyorsunuz, atım kayboldu durum bu” diyor. Kısa süre sonra adamın atı, peşine taktığı onlarca yılkı atıyla geri dönüyor. Komşuları bu sefer de “Sen ne talihli adamsın, onlarca atın oldu,” diye kutlamaya geliyorlar. O ise yine, “acele hüküm veriyorsunuz. Atım onlarca at ile geri döndü durum bu…” diye cevap veriyor. Sonrasında adamın oğlu atları eğilirken ayağını kırıyor, köylüler yine adama koşup, “Ne talihsiz olduğunu” söylüyorlar… Öykü böyle bir talihli, bir talihsiz diye nitelenen fakat öyle olmadığı anlaşılan olaylarla devam eder. Ve acele hüküm vermenin bir anlamı olmadığını vurgular.

Hayat böyledir aslında. Sonucu hakkımızda iyi ve olumlu yapacak olan acele hüküm vermek değil, doğru tepkiyi vermektir her zaman. 

Peygamber Efendimiz de (asm) pek çok hadisinde, insana kazandıran şeyin musibetlere karşı sabır ve tevekkül, nimetlere karşı şükür olduğuna dikkatimizi çekiyor. Demek ki, sabır ve şükür iki kanat gibi insanı dünya ve ahirette başarılı olmaya ve kazanmaya uçuruyor.

Özetle kaderin iki yönü var; nerede, ne zaman doğacağımız ve öleceğimiz, simamız, bazı özelliklerimiz gibi bizim dahlimiz olmayan “ızdırarî” kısmı; diğer yanda bizim irademize bağlı olan “ihtiyarî” kısmı var. Kader elimizi kolumuzu da tamamen bağlamıyor; zaten her isteğimiz için kullandığımız irademizi elimize Rabbimiz vermiş, onu dilediğimiz gibi de kullanıyoruz, tercihlerimizi yapa yapa yürüyoruz. Sonuçta her şey bizim kontrolümüzde değil ama rüzgârın önündeki kuru bir yaprak gibi de değiliz. Hayatın ince planları, sürprizleri yanında, bizim tercihimizle gerçekleşen sonuçları da var... Ne diyelim hayatımız daima hayırlarımızın artmasına vesile olsun inşaallah.

Üç ayların içindeyiz, Rabbimiz bu mübarek ayların güzelliklerinden istifade edebilmeyi nasip etsin; İslam âleminin birliğine, tek yürek olmasına ve her türlü sıkıntılarımızdan kurtulmaya vesile etsin.Amin.

Dergimizin hazırlığında emeği ve duası olan tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz.

Selam ve dualarımızla…

Gayret, çalışmak, sefer bizim; zafer Allah’ındır…

 

— Editör

Dergideki Yazılar