TR EN

Dil Seçin

Ara

Kasım 2025

post-title

Kasım 2025, 587

Merhaba değerli dostlarımız,

Gazzeli kardeşlerimizin bir nebze de rahatlaması ve yardımların ulaşmaya başlaması gönüllerimize su serpti. Dualarımız herkesin mutlu, huzurlu ve güven içinde yaşadığı bir dünya fakat burası dâr-ı imtihan. İnsanların iradeleri imtihan sırrıyla bir derece serbest olduğu için zulümler de vuku buluyor. Ancak en küçük iyilik de kötülük de karşılığını bulacak. İşte buna imanımız bizi en azından teselli ediyor. 

Öte yandan bütün bu yaşadıklarımız, kardeşlerimizin uğradığı soykırım, buna rağmen siyonistlerin kendilerini haklı gösterme, hatta meşru müdafaa yapıyoruz maskesini kullanmaları, batılı devletlerin bu yalanlara inanıyor gibi yaparak katil İsrail’e destek olmaları.. bizlere pek çok şey gösteriyor. En başta medyanın önemini. Tüm engellemelere rağmen Gazzeli kahramanların yaşadığı soykırım, açlık ve maruz kaldıkları zulümler dünya toplumlarına ulaştı ve her vicdan sahibini harekete geçirdi. Gösteriler, boykotlar, sosyal medya paylaşımları ve yardım filoları etkisini gösterdi ve en azından şu anki duruma gelindi… Ancak Siyonist Yahudiler bu noktadan sonra medyayı daha da etkili bir silah olarak kullanacaklar. Bu amaçla satın aldıkları ve anlaşma yaptıkları sosyal medya platformlarını kullanacaklar. 

Müslümanlar olarak bu konuda daha fazla gayret etmemiz gerekiyor. Medya sektörüne Allah’ın dinine hizmet etmek için yatırım yapacak şuurlu Müslümanları gözlerimiz arıyor. “Allah’ın dinine hizmet etme niyetini” özellikle belirtelim. Çünkü şu an muhafazakar diye bilinen kanallar toplumun ahlakını bozacak yayınlarda diğerleriyle yarışıyor. Allah şuurlu Müslümanlardan zenginlerin sayılarını artırsın. Hem ihtiyaç olan yayınlar yapılabilsin, hem de faydalı içerik üretenler desteklensin... Fakat şunu da geçmeyelim; öncelikle mikrofonu eline geçirenlerin, kürsüde, ekranlarda boy gösterenlerin, zenginlik ve servet düşmanlığına varan yorumları bırakmaları lazım. İnsanları helalden kazanmaya ve Allah yolunda harcamaya teşvik etmek çok mu zor! Sözü alan Salebe’yi anlatıyor ama İslamiyet Hz. Osman gibi, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer gibi, Hz. Abdurrahman bin Avf gibi nice kahraman sahabilerin cömertlikleriyle, servetlerini Allah yolunda kullanmalarıyla yayılmadı mı?.. Asıl bunları anlatmaya ihtiyaç yok mu?..

Bediüzzaman Hazretleri de “Bu zamanda i’lâyı kelimetullah maddeten terakkiye mütevakkıftır” tespitinde bulunuyor, yani, “bu zamanda Allah’ın adının yüceltilmesi ve İslâmiyet’e hizmet maddî kalkınma ile mümkündür.” Ayrıca “Bizim düşmanımız cehalet, zaruret (fakirlik), ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz.” diyerek fakirliğin düşman mesabesinde olduğunu ifade ediyor.

Müslümanlara fakirliği övmenin düşmanlarımızdan başka kime faydası olur. Tam da bu günlerde bir haber yayınlandı; bir Yahudi aile, sadece Kudüs’ün İsraili’in başkenti ilan edilmesi için yüz milyonlarca dolar bağış yapmış. Bunun gibi, bâtıl inançları için harcadıkları herkesçe malum. Bizde de böyle zenginler olmalı; Müslümanlar ecdadımız gibi her alanda en ileride olmalı, zenginlerimiz Allah yolunda işler için destek olmalı. Ne diyelim inşaallah dua hükmüne geçsin…

Kasım sayımız da pek çok kişinin emeği, gayreti ve duasıyla elinize ulaştı; sizler de abone olarak Zafer’in hizmetine devam etmesine destek oluyorsunuz. Rabbimiz bütün bu yapılanları makbul ameller olarak kabul etsin, mahşerde lehimizde şahitler olsun.Amin.

Gayret, çalışmak, sefer bizim; zafer Allah’ın…

— Editör

Dergideki Yazılar