TR EN

Dil Seçin

Ara

İllallah şu gazetelerden! Hangi birine baksam sayfalar dolusu reklâmla karşılaşıyorum. Hediye kampanyaları midemi bulandırıyor. Hatalarını gizlemek ister gibi boyalanmalarından tiksiniyorum. Rekabet kızıştıkça fiyatlar da insafsızca artırılıyor. On paralık gazete fiyatı otuza, kırka tırmandı.

Gazeteciler! Bize hediye vermeyin lütfen, bize “gazete” verin. Sayfa adedinizi sınırlandırın. On iki sayfalık bir gazeteyle de haber verme ve yorum yapma görevinizi yapabilirsiniz. Kemiyet yerine keyfiyeti esas alın. Az ve öz konuşun. Sadece gerçekleri dile getirin. İncir çekirdeğini bile doldurmayan meselelerle hem sayfalarınızı, hem de kafalarımızı kirletmeyin.

Televizyonla yarışmayın, siz “görüntülü” değil, “yazılı” basın organlarısınız. Sayfa boyu reklâmlar vermekten de vazgeçin artık. Bize, doğru haber verin. Kalem erbabı seçkin yazarlarınızla okuyucularınızı aydınlatın, ama bunu yaparken onları aptal yerine koymayın. Düşüncenizi ustaca empoze etmek yerine, medenice davranarak gerçekleri gösterin ve kararı okuyucularınıza bırakın.

Kültür hizmeti yapın, ama “kültür hizmeti” deyince hediye kitap vermeyi anlamayın. Kitap işini yayınevlerine bırakın. Siz okuyucuyu yetiştirir, okuma sevgisiyle donatırsanız, onlar kitap da alırlar, dergi de. Gazetenizde kültür ve sanat sayfaları olsun, yeter. Sanat haberleri verin, kitapları tanıtın, kültür adamlarıyla mülâkatlar yapın. Manda gözü gibi harflerle yazılmış manşetlerinizden de, okumak için büyüteç almak zorunda kaldığımız harflerden de bizi kurtarın.

Bana, “Bu söylediklerinizi biz de biliyoruz, ama uygulayamıyoruz. Biz hediye vermesek bile başkaları veriyor. Sayfa boyu reklâmları biz almasak başka gazeteler alacaklar. Okuyucu, hediye verilmedikçe gazete almıyor, çünkü gazeteyi bir ihtiyaç olarak görmüyor. Boyalı gazeteler oldukça biz de boyanmaya mecburuz.” derseniz, ben de size, “Bütün bütün de haksız sayılmazsınız, ama bu, mazeret olmamalı.” derim.

Siz, bu hâlinizle gazetenin de gazeteciliğin de değerini hiçe indiriyorsunuz. Sizin, mesleğinize saygınız yok. Gazete satmanın daha başka yolları olduğunu bilmezden geliyorsunuz. Bir araya gelip ortak kararlar almaktan da uzaksınız. Hediye için, reklâm için, boya için akıl almaz paralar harcıyorsunuz. Ya niçin gazeteyi ucuz fiyattan satmayı düşünmüyorsunuz? Niçin evlere kadar gidip aboneler yapacak elemanlarınız yok? Gazetenizi adreslere götürmeyi niye düşünmüyorsunuz? Niye okullarla işbirliği yapmak için gayret göstermiyorsunuz? Rekabet etmek mi istiyorsunuz, kabul, rekabet yapıcı olursa iyidir, o zaman meslekî başarılarınızla yapın bu rekabeti. Haber, yorum, dil ve üslûp bakımından yarışın birbirinizle. Bir de halkın güvenini kazanmayı deneyin isterseniz, çünkü en çok da buna ihtiyacınız var. Siz ki, bu işin erbabısınız, eminim, düşününce geniş okuyucu kitlelerine ulaşmanın başka yollarını da bulabilirsiniz!

Gazeteciler, lütfen “gazeteci” olun artık! Sizden başka şey istemiyoruz, bize sadece “gazete” verin, başka şey değil! Şimdiki durumunuz sürüp gittikçe ben de gazetelerinizi okumamaya devam edeceğim!