ARAMA SAYFASI

Aynadaki Güneşi Sevmek

Aynadaki Güneşi Sevmek

Nur'dan Yansımalar

 

Bazı eblehler var ki, güneşi tanımadıkları için, bir aynada güneşi görse, aynayı sevmeye başlar. Şedit bir hisle onun muhafazasına çalışır, ta ki içindeki güneşi kaybolmasın. Ne vakit o ebleh, güneş, aynanın ölmesiyle ölmediğini ve kırılmasıyla fena bulmadığını derk etse, bütün muhabbetini gökteki güneşe çevirir.

O vakit anlar ki, aynada görünen güneş, aynaya tabi değil, bekası ona mütevakkıf değil. Belki güneştir ki, o aynayı o tarzda tutuyor ve onun parlamasına ve nuruna medet veriyor. Güneşin bekası onunla değil; belki aynanın hayattar parlamasının bekası, güneşin cilvesine tabidir.

Ey insan! Senin kalbin ve hüviyet ve mahiyetin bir aynadır. Senin fıtratında ve kalbinde bulunan şedit bir muhabbet-i beka, o ayna için değil ve o kalbin ve mahiyetin için değil. Belki o aynada istidada göre cilvesi bulunan Baki-i Zülcelalin cilvesine karşı muhabbetindir ki, belahet yüzünden, o muhabbetin yüzü başka yere dönmüş.

Madem öyledir; Ya Baki Ente'l-Baki de. Yani, madem Sen varsın ve bakisin. Fena ve adem ne isterse bize yapsın, ehemmiyeti yok!

 

Kaynak: Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Zühre