80 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

Ruhsuz Olmaz!

Kasım 2013, 443 204 Görüntülenme Eklenme Tarih: 22 Mayıs 2020 03:40 Ömer Sevinçgül

 

“Merak ediyorum, ruhla beyin arasında nasıl bir ilişki var acaba? Her iş beynimiz tarafından programlanmıyor mu? Ruhun işlevi ne bu süreçte?”

Ruhsuz olmaz! Ruhsuz beyin bir et parçasıdır o kadar. İnsanı düşün. Bilme yetisi var. Hem kendini hem de diğer varlıkları bilir. Üstelik bildiğini de bilir. Bilgisi bilgisayar diskindeki bilgiden farklıdır. Bir diskete de birçok bilgiyi yüklemek mümkün ama o disket kendisinde bulunan bilgilerin farkına varmaz. Öğrenmek için herhangi bir arzusu da yoktur. Bilgi edinmeyi istemek ve öğrenmeye çalışmak maddenin özelliklerinden değildir. 

İlimden yoksun atomlar, ne kadar uyumlu bir biçimde bir araya gelmiş olurlarsa olsunlar, ilim sahibi sıfatını kazanamazlar. Beyin de bu bilgisiz, bilinçsiz atomlardan meydana gelmiştir. Bilgileri aktarır, saklar, işler ama bu işi bilincine varmadan yapar. Bilgisayardan farkı yoktur. O, ruh adlı varlığın emirlerini yerine getiren bir araçtır sadece. 

“İrade” gerçeği ise, başlı başına bir harikadır. Seçmek, karar vermek, ayırmak, istemek, reddetmek gibi eylemler bilgisiz bir et yığınının yapacağı işler değildir. En mükemmel organ olan beynin bile irade sahibi olduğunu söyleyen adam gülünç olur. O, irade etmez, sadece ruhun istediklerini yapar. 

Beyin, ruhun ürettiği programları uygulamak, bedenin diğer parçalarına iletmek için kurulmuş bir santrale benzer. Yeni yollar, başka imkânlar, farklı işler peşinde koşacak iradeden tümüyle yoksundur. 

Ona “Ben bir bilgisayarım” dedirtebilirsin, fakat bu deyiş, teybin ses vermesi gibidir. Hiçbir bilgisayarın kendini aşamaması gibi beyin de kendini aşamaz, ancak belli bir programa göre çalışır. Her bilgisayar gibi, milyarlarca hücreden yaratılan beyin adlı bu canlı bilgisayarı da birinin programlaması gerekir. Bu görevi gözle görülemeyen fakat tesirleriyle varlığını belli eden ruh yapar.

Şunu da hemen söylemeliyim ki, beyin denilen o harika cihaz, ruhu inkâra değil, yaratıcıyı kabule götürür. Basit bir hesap makinesi bile ustasız olamazken, beyin denilen bu mucize bilgisayarın ustasız olması, kendi kendine oluşması mümkün mü?

Beynine emret de iyi düşünsün!

 

 


Kasım 2013, 443 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Keşke!

Keşke her şey güzel olsaydı! Kötülük hiç olmasaydı! Şeytan geberseydi. Hayat ne güzel olurdu! Madem yaratıcının bütün isimleri güzel, eserlerinin de tamamen güzel olması gerekmez mi?

Devamı »

Alzaymır

Bir Almanya dönüşü yolda tanışmış, sohbet etmiş, samimi olmuştuk. Yaşı yetmişin üzerindeydi. Bir ömür Almanya’da çalışmış. Karısı ‘alzaymır’ hastasıymış. Hafızasını kaybetmiş. “Ne zaman başladı?” diye sordum.

Devamı »

Tesettür Farz Mı?

Her Müslüman kadın bilmeli ki, başı ve bedeni örtmek farzdır.

Devamı »

Birer Kukla mıyız?

Hiç kuşkusuz varlıkları birer oyuncak, insanı da bir kukla olarak yaratmadı. Bunu diyenler saçmalıyor. Bak, ayet bu iftirayı nasıl reddediyor: “Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyuncak olsunlar diye yaratmadık. Eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik.”

Devamı »