Olay yerine özenle çekilen o sarı şeridin arkasını merak etmeyen yoktur. Acaba olay yerinde hangi kanıtlar aranıyor ve nasıl aranıyor? İşte bu yazımızda, başlıkta yazmasak hiç tahmin edemeyeceğiniz biyolojik bir kanıttan bahsedeceğiz. Konu özellikle ölümlü vakalar olduğunda, hemen her zaman her yerde bulunan ve kendilerini dikkate alanlara asla yalan söylemeyen ve olayın gizeminin çözülmesine yardımcı olacak kanıtlar bulunmaktadır. Kim bunlar? Cevabı pek de tanıdık değil aslında. Bu tanıklar hiç kimsenin aklına gelmeyen böcekler.
Kazalarda, cinayetlerde ve fâili meçhul ölümlerde olay yerindeki kanıtlar kadar, ölüm yeri ve zamanının bilinmesi de adlî yargılama açısından oldukça önemlidir.
Böcekler gibi eklembacaklıların kriminal araştırmalarda kullanılmasının en temel nedeni, cesedi en kısa sürede tespit edip bulan canlı türlerinden olmaları ve çürümenin her evresinde var olmaları ve bazı böcek türlerinin belli ortamlara ve yaşam alanlarına spesifik olmasıdır.
İnsan ya da hayvan öldükten sonra, cesetleri böcekler için büyük bir besin kaynağı olurlar. Cesedin farklı çürüme evresine bağlı olarak böcekler belli bir sırada cesede ulaşırlar. Bazı türler çürümekte olan cesedi besin olarak veya yumurtlama ortamı olarak kullanır, bazı türler direkt olarak cesede gelirken, bazı türler de diğer böceklerin oluşturduğu topluluklar üzerinden beslenmek üzere cesede gelirler. İşte tüm bunlar cesedin ölüm zamanını ve yerini tespitte ip ucu veren önemli kanıtlar olurlar.
Adli Entomoloji
Böceklerin adli alanlarda kullanımı “adli entomoloji” (adli böcek bilimi) olarak bilinmektedir. Adli entomoloji, ölümden sonra geçen zamanın hesaplanması ve ölüm yerinin belirlenmesinde adlî tıp bilimine yardımcı olur. Adli entomologlar (böcek bilimciler), genellikle suç ile ilgili yeterli miktarda tıbbi delil bulunamadığı vakalarda, ilgili kanıtları yorumlamaya yardımcı olmak için böceklerin türleri, biyolojileri, davranışları ve ekolojileri ile ilgili bilgileri kullanmaktadırlar. Entomolojik deliller özellikle ölüm yeri tespitinde ve cesedin bir yerden başka yere taşınıp taşınmadığı hakkında önemli ipucu sağlar. Böceklerin, yumurta, larva, pupa ve ergin gibi farklı yaşam evrelerine sahip olması ve bu evrelerin farklı yerlerde, farklı zamanlarda ve cesedin farklı bölümlerinde görülmesi adli entomolojinin yoğunlaştığı noktalardır.
Tanık Böcekler
Her böceğin yaşadığı ortam farklıdır ve belli böceklerin belli ortamlarda yaşamaları tanı koydurucudur. Suda, karada, ormanda yaşayan böceklerin kendi ortamlarından başka bir ortamda bulunmaları, cesedin bir yerden bir başka yere taşındığını göstermesi açısından çok önemlidir. Bu bilgi bize ölümün gerçekleştiği ya da gerçekleşmediği yer hakkında çok ciddi kanıtlar verecektir. Entomolojik verileri dikkatli analiz eden, bir adli entomolog, cinayet mahalli, cinayetin açık veya kapalı bir alanda işlenip işlenmediği, cesedin başka bir bölgeye nakledilip edilmediği hakkında fikir sahibi olabilir. Adli uygulamada, sineklerin yumurta veya larvalarının yaraya ölümden önce mi yoksa ölümden sonra mı bırakılmış olabileceğinin tespiti büyük önem taşımaktadır. Ceset üzerinde hiç böcek olmaması, kişinin çok soğuk bir yerde öldüğünü, aşırı bir şekilde yandığını veya kapalı bir konteynerde kaldığını düşündürür.
Demek ki “suçlular olay yerinde mutlaka bir iz bırakırlar” sözü boş bir söz değil.
İnsanı Suç ve Günahlardan Sakındıran Şuur
Bir insan tam bir iman ile Allah’ın kendisini her an her yerde gördüğünü düşünse ve buna bütün kalbiyle ve ruhuyla inansa, nefsin ve şeytanın elinde oyuncak olmayacak, kolay kolay bir suça tevessül etmeyecek, günah işlemeyecektir.
Kullardan kimsenin görmediği yerlerde bile istikamet üzere olmak, beşer nazarlarından uzak mahallerde dahi günahlardan ve yasaklardan sakınmak, ancak “Allah beni her an ve her yerde görüyor” şuuru içerisinde olmakla mümkündür.
Allah Teâlâ’nın her zaman ve her yerde bizimle beraber olduğu hakikati, insanı bir taraftan ürpertirken, diğer taraftan da huzura kavuşturur. Rabbimiz bir âyet-i kerîmede kulları ile daima beraber olduğunu şöyle beyan ediyor: “Görmez misin ki Allah göklerde ne var, yerde ne varsa bilir? Bir araya gelip gizlice fısıldaşan üç kişinin dördüncüleri mutlaka Oʼdur. Beş kişi gizli konuşsa altıncıları mutlaka Oʼdur. Bundan ister daha az ister daha çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra kıyâmet günü yapmış oldukları işleri onlara tek tek bildirecek (dilerse karşılığını da verecek)tir. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir.” (el-Mücâdele, 7)
