9 Yazı Ertuğrul Esen

Yazar Profili »

Işığı Aydınlatan Bilim İnsanı İbnü'l-Heysem

Temmuz 2017, 487 52 Görüntülenme Eklenme Tarih: 30 Nisan 2019 18:43 Ertuğrul Esen

 

İbnü’l-Heysem’in (965-1039) teorileri bilim dünyasında çok etkili olmuş ve kendisi Doğu’da ve Batı’da XVII. yüzyıla kadar optikte otorite kabul edilmiştir. Onun bu başarısının altında yatan en önemli şey kendisinden önceki bilim adamlarının düştükleri yanlışlara düşmemesi, yani bir teoriyi kabul edip diğerini çürütmek yerine orijinal fikirler üretmeye çalışmasıdır.

 

• Samanyolunun tarifini ilk kez yapan bilim adamı…

• Tüm zamanların en büyük optikçisi…

• Karanlık odanın mucidi…

• Aristo ve Batlamyus’un, “dünya kâinatın merkezidir” şeklindeki görüşlerini reddetti.

• Uzayda daha başka sistemlerin de bulunabileceğini ve güneş sisteminin mevcut olduğunu söyledi.

• Kendisinden yüzlerce sene sonra, önce İbn-i Şatır ve Batrûci sonra Newton ve Kepler, güneş sistemi nazariyesini kabullendiler ve yer kürenin bu sistem içinde bulunduğunu söylediler.

• Samanyolunun sabit yıldızlardan oluştuğunu ilk kez net şekilde açıkladı.

Oklit ve Batlamyus’a göre görme işi, gözden çıkan ışınların eşyaya ulaşarak, gözün eşyayı algılaması sonucunda oluşuyordu. ‘Optik Kitabı’nda gözün çizimini yapan El-Heysem, bunun yanlış olduğunu, görme olayının nesnelerden yansıyarak göze giren ışık sayesinde gerçekleştiğini söyledi. Bu teorisini ispatlamak için de bir tarafında delik, diğer tarafında beyaz bir perde bulunan karanlık odayı kullandı. Delikten giren ışık, odanın dışındaki nesnelere ait görüntüyü karşı duvardaki perdeye ters olarak yansıtıyordu. Arapça’da karanlık ya da özel oda anlamına gelen “Kamara” adını verdiği bu düzenek, dünyanın ilk karanlık odası olduğu gibi aynı zamanda ilk sinema perdesidir.

Bütün kaynaklar İbnü’l-Heysem’in mal ve mevkiye değer vermeyen, geçimini güzel yazısıyla kazanan bir zâhid olduğu hususunda görüş birliği içindedir. İbnü’l-Kıftî’nin naklettiğine göre ölünceye kadar her yıl Öklid’in Usûlü’l-hendese’sini, Batlamyus’un el-Mecistî’sini ve Calînûs’un el-Mütevassıtât’ını istinsah (tıpkıbasım) ederek 150 dinara satmış ve bununla geçinmiştir.

...

Batı dünyasında Alhazen, Alhacen veya Avenetan, Avennathan adlarıyla bilinir. Büyük bir şöhrete sahip olduğu halde hayatına dair yeterli bilgi yoktur. 354 (965) yılı civarında doğduğu aktarılan İbnü’l-Heysem aslen Basralıdır ve Bağdat, Dımaşk (Şam), Kahire gibi dönemin ilim ve kültür merkezlerine seyahatler yaparak öğrenimi sırasında elde ettiği aklî ilimlere, özellikle felsefe, mantık, matematik, astronomi ve tıbba dair bilgi ve görgüsünü geliştirmiştir.

 

İbnü’l-Heysem hayatının önemli bir kısmını Mısır’da geçirdi. 418 (1027) yılında Bağdat’ta geometriyle ilgili bir soruya verdiği cevaptan zaman zaman seyahate çıktığı anlaşılan İbnü’l-Heysem ilerlemiş bir yaşta Mısır’da vefat etti.

 

Matematik ve astronomiyle ilgili araştırmalarından önce optik alanında devrim sayılan çalışmalarıyla tanınan İbnü’l-Heysem, İlkçağ’dan XVII. yüzyıla kadar optik tarihinin en önemli şahsiyeti olarak kabul edilir.

 

Matematiksel analizle olgunun fiziksel boyutunu da işin içine katarak düzenlediği ayrıntılı deneylerle modern anlamda bir fizik çalışması gerçekleştirmiş ve optiği ilkeleri, problemleri, çözüm yol ve yöntemleriyle çok iyi işlenmiş bir bilim haline getirmiştir. Onun özellikle ortaya koyduğu Kitâbü’l-Menâzır adlı eserinde ışığın doğrusal (doğru boyunca) yayılımı, gölgenin özellikleri, karanlık oda, gök kuşağı ve hâlenin oluşumu, yansıma ve kırılma konuları gibi pek çok temel optik olguyu inceleyerek bu ilmi kökten değiştirdiği görülür.

 

İbnü’l-Heysem’in teorileri bilim dünyasında çok etkili olmuş ve kendisi Doğu’da ve Batı’da XVII. yüzyıla kadar optikte otorite kabul edilmiştir. Onun bu başarısının altında yatan en önemli husus kendisinden önceki bilim adamlarının düştükleri yanlışlara düşmemesi, yani bir teoriyi kabul edip diğerini çürütmek yerine orijinal fikirler üretmeye çalışmasıdır.

 

Eserleri:

İlim tarihinin en önemli simalarından biri olan İbnü’l-Heysem’in kendi otobiyografisiyle tabakat kitaplarında zikredilen, bir kısmı günümüze ulaşmış bulunan doksan altı adet eseri vardır ve aslında muhtemelen bunların sayısı daha da fazladır.

İbnü’l-Heysem, İbn Ebû Usaybia’nın günümüze aktardığı otobiyografisinde o tarihe (417/1026) kadar matematikle ilgili yirmi beş ve fizik-ilâhiyatla ilgili kırk dört kitap telif ettiğini, daha sonra bunları yeniden ele alarak üzerlerinde daha geniş çalışmalar yapacağını bildirmektedir.

İbnü’l-Heysem’in günümüze ulaşan eserlerinden en bilineni Kitâbü’l-Menâzır (Kitâb fi’l-menâzır)dır. Kitap yedi ciltten oluşmuştur; ilk üç cilt doğrudan görme, ondan sonraki üç cilt yansıma ve son cilt de kırılma konuları hakkındadır.

1. Kitâb el-Menâzır

2. Parabolik Aynalar Üzerine

3. Küresel Aynalar Üzerine

4. Mercekler Üzerine

5. Gökkuşağı ve Hale Üzerine

6. Işık Üzerine

7. Tutulma Üzerine

8. Gölgelerin Nitelikleri

9. Yıldızların Işığı Üzerine

10. Euclid ve Batlamyus’un Optik Bilgisinin Analizi

11. Archimedes’in Küre ve Silindir’i Üzerine

12. Apollonius’un Conica’sı Üzerine

13. Yakan Küreler Üzerine

 

Kaynaklar

1. http://www.ibnalhaytham.com/

2. http://www.islamansiklopedisi.info

3. http://muslimheritage.com/article/book-review-ibn-al-haytham-and-new-optics

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Kar Taneleri: Allah'ın Yeryüzüne İndirdiği Eşsiz Mücevherler

Kar taneleri gibi çok küçük nesnelerin fotoğraflarını çekme sanatı olan “photomicrography”de, öncü sayılan Bentley: “Mikroskop altında kar tanelerini 'güzelliğin mucizesi' olarak buldum” der.

Devamı »

“Özel İnsanlar Arıyorum”

Ömer Sevinçgül ile “Özel İnsanlar Arıyorum” dizisini üzerine konuştuk.

Devamı »

Engin yüreğinde herkese yer vardı

Devamı »

Işığı Aydınlatan Bilim İnsanı İbnü'l-Heysem

Devamı »