Kendine İyi Bak: İbnu’l-Cevzî’nin Öğütleri
Nasihatnamelerden Sayfalar
Ara
Nasihatnamelerden Sayfalar
Tarih boyunca birçok âlim, düşünür ve filozof evlatlarına öğüt vermek için nasihatname türünde eser yazmıştır. Onlardan biri de 1201 tarihinde Bağdat’ta vefat eden, hadis ve tefsir âlimi İbnu’l-Cevzî’dir. İbnu’l-Cevzî, nasihatname türünde Leftetu’l-kebed isimli bir eser telif etmiştir. O, eserinin başında eseri yazmaktaki amacını şöyle açıklamıştır: “Nikâhın ve evlat talep etmenin yüceliğinin farkına varınca Allah’tan beş kız ve beş erkek olmak üzere on çocuk istedim. Duam kabul edildi. Allah bana beş erkek ve beş kız evlat verdi. Fakat iki kız ve dört erkek evladım vefat etti. Erkek evlatlarımdan Ebu’l Kâsım’dan başkası kalmadı. Allah’tan onu benim için hayırlı bir halef kılmasını, onu güzel hedeflere ve dileklere ulaştırmasını diledim. Onda ilmi talep konusunda ecdadından kalma bir ışık gördüm. Onu, yolum olan ilme teşvik etmek ve harekete geçirmek için bu kitapçığı yazdım.”
Leftetu’l-kebed isimli küçük hacimli eser, İbnu’l-Cevzî’nin “oğulcuğum” diye hitap ettiği biricik oğlu Ebu’l-Kasım’a yönelik öğütlerinden oluşur. Bu yazıda onun çağları aşan öğütlerine yer vereceğiz:
Ey Oğulcuğum bil ki gereklerini yerine getirmedikçe insan aklıyla diğer varlıklardan ayrılmaz. Öyleyse aklını canlı tut, düşünceni geliştir.
Delille bilgi sahibi ol. Çünkü sen sorumluluk sahibi bir varlıksın. Farzlarla mükellefsin, onları yerine getirmelisin. Melekler, sözlerini ve görüşlerini kaydediyor.
Yaşayanların nefesi ecele kadar sayılıdır. Dünyadaki kalış az, mezardaki hapis uzundur.
Hani nerede dünün lezzeti? Çekip gitti ve pişmanlığı kaldı!
Nerede nefsin arzuları? Kaç başı uçurdu, kaç ayağı kaydırdı!
Mutlu olan ancak heveslerine aykırı hareket ederek mutlu oldu. Mutsuz olan ise dünyaya yönelerek mutsuz oldu!
Geçmişte varlıklı ve ikbal sahibi olanları düşün! Onların aldığı lezzetler nerede! Diğerlerinin çektikleri nerede! Geriye salihler için bol sevaplar ve güzel düşünceler kaldı. Asiler için çirkin sözler ve bol azap kaldı. Sanki aç kalan aç kalmadı, doyan hiç doymadı.
Dikkat et oğulcuğum!
Kendi iyiliğin için, geçmişteki aşırılıkların sebebiyle pişmanlık duy!
Henüz vakit varken iyilerin safına katılmak için olanca gücünce çaba göster. Henüz yaşken dalını düzeltmeye bak. Tembelliğin lezzeti gitti, faziletin dereceleri yok oldu.
Geçmiş salih kimseler bütün faziletleri toplamayı severdi. Onlardan birinin yok olması nedeniyle ağlardı.
Bil ki oğulcuğum, günler anları, anlar nefesleri gizler. Her nefes bir hazinedir. Her bir nefesinin boş yere tükenmesinden kork! Aksi takdirde ahirette hazineni boş bulursun ve üzülürsün.
Bir adam Amr b. Abdi Kays’e “Dur da konuşalım.” demiş. Amr b. Abdi Kays, “Güneşi durdur.” diye cevap vermiş.
Râbiatu’l-Adeviyye bütün geceyi ibadetle geçirirdi. Güneş doğduğu zaman az bir süre uyurdu. Sonra birden uyuduğu yerden ayağa fırlar ve şöyle derdi: “Mezardaki uyku uzundur.”
Uzlete çekilmen gerekir. Zira uzlet bütün güzel şeylerin aslıdır.
Kötü arkadaşlarla beraber olmaktan sakın. Kitapları ve geçmiştekilerin yolunun düşüncesini arkadaş edin.
Oğulcuğum, dünyalıkları talep etmek ve insanlara yüzsuyunu dökmekten dolayı haysiyetini saldırılardan korumak için çabala. Dane ve ekmek ile yetinen, kimseye boyun eğmez.
Bil ki en vefalı azık; organları haramlardan korumak, dili gereksiz sözlerden alıkoymak, Allah’ın koyduğu sınırlara riayet etmektir.
Sadece ilimle yetinip amel etmemekten ve ilimsiz olarak ibadet etmekten kaçın. Zira nice zahitler ve sufiler ilimsiz amel ettikleri için doğru yoldan sapmışlardır.
Nefisini her türlü söz, bakış ve adımdan dolayı hesaba çek. Çünkü bunların tamamından sorumlusun.
Kendi ilminden istifade ettiğin kadar dinleyenler senin ilminden istifade ederler. Öğüt veren kendi öğütleriyle amel etmezse, yağmurun taşlar üzerinden akıp gitmesi gibi öğütlerinin değeri kalplerden düşer.
Eşten, evlattan, akrabadan her hak sahibinin hakkını ver.
Ömrünün her anında niçin hareket ettiğini gözden geçir.
Mümkün olan en güzel anlarda vaatte bulun. Kendini ihmal etme. Mümkün olan en güzel şekilde kendini eğit. Kendine iyi bak.
Kavuşma gününde seni zengin kılacak şeyleri mezar denen sandığa gönder.
İbnü'l-Heysem (965-1039): Hayatına dair yeterli bilgi yoktur. İbnü'l-Heysem aslen Basralıdır ve Bağdat,…
—Dedim: “İyi görünmek için ne yapmam lazım?” —Dedi: “İyi görünmek için harcadığın…
Yazarımız Nihat Dağlı ile hayata ve yazıya bakışı üzerine konuştuk. Nihat Dağlı…
1081 yılında Almeria’da vefat eden, Endülüs’ün önemli âlimlerinden Ebü’l-Velîd el-Bâcî, en-Nasîhat’ül-Velediyye adlı…
15 Haziran 1355 tarihinde vefat eden, Memlükler döneminin meşhur âlimlerinden Takıyyüddin es-Sübkî…
Hüccetülislâm, Zeynüddin gibi lakaplarla anılan Gazâlî 1058 yılında İran’ın Horasan bölgesinde dünyaya…