Muhammed Şâkir el-İskenderî’in Öğütleri: “Takva Her Şeydedir.”
Nasihatnamelerden Sayfalar
Ara
Nasihatnamelerden Sayfalar
Son dönem alimlerinden Muhammed Şâkir el-İskenderî, Vasâya’l-Âbâi li’l-Ebnâi isimli nasihatname türünden bir eser kaleme almıştır. O eserinde “ders” adı altında takva, ilim tahsili, ibadet hayatı, ahlak gibi dini ve içtimai hayatla ilgili yirmi adet derse yer verir. Müellif ön sözde eseri ilim yolcusu olan öğrencilere yönelik yazdığını belirtir. Eseri yazmadaki gayesini şu şekilde açıklar: “Bu nasihatler, razı olunmuş ahlakla ilgili başlangıç niteliğindeki derslerdir. Bunları eğitim alan öğrenciler için vaz ettim. Bu nasihatleri ilim tahsil edenlerin ilk etapta ihtiyaç duyacağı ahlaki ilkeleri belirtmek için kaleme aldım. Onları ahlaki zaafiyetlerden kurtardığında Allah’ın onları ilimleriyle faydalı olanlardan ve ilimleriyle insanlığa faydalı olanlardan kılması umulur.”
Muhammed Şâkir el-İskenderî her dersin başında dini ilimleri tahsil eden öğrencilerden oluşan muhatap kitlesine “ey evladım” diye seslenir. Her ne kadar eserin adı, “Babalardan Evlatlara Vasiyetler” diye Türkçeye tercüme edilse de eser, bir hocanın evlat olarak gördüğü öğrencilere öğütlerden oluşmaktadır. Nitekim ilk dersin başında “hocanın öğrencisine nasihatı” kaydını düşmüştür. Bu kayıt ve “ey evladım” şeklindeki hitap müellifin eseri bir öğrencisine yönelik yazdığı izlenimini uyandırıyor.
Şimdi onun öğütlerinden bir kısmını okuyalım:
Ey Evladım,
Allah seni doğru yola iletsin, salih amellerde muvafık kılsın. Bana göre sen evlat konumundasın. Çünkü bünye olarak sıhhatli, idrak bakımından güçlü, kalben keskin, ahlakla donanmış, edebini muhafaza etmiş, kötülüklerden korunmuş olarak seni görmem; kardeşlerin arasında sevilen biri olman, fakirlere yardım etmen, zayıflara şefkat etmen, küçük hataları bağışlaman, günahları affetmen, namazını savsaklamaman, ibadetlerinde gevşeklik göstermemen beni sevindirir.
Ey Evladım,
Eğer birinin nasihatlerini dinlemen gerekiyorsa nasihati dinlenmesi gerekenlerin başında ben gelirim. Ben senin hocan ve yol göstericinim. Ruhunu terbiye edenim. Hiç kimse senin menfaatini ve doğru yolda olmanı benden daha çok istemiş olamaz.
Ey Evladım,
Eğer bende güzel bir örneklik bulmayacaksan kime iktida edip tabi olasın, rahle-i tedrisimde neden kendini yorasın ki?.. Öğretmen ancak terbiye ile kuşanmış öğrenciyi sever. Öğretmeninin ve bakıcının kendisinden razı olunmamış, iyiliğini istemeyen biri olmasından hoşnut olur musun? Ben senin iyiliğini istiyorum. Güzel ahlakla ilgili sana emrettiklerime uyarak ve onlara bağlanarak seni hayırlı olana ulaştırmam konusunda bana yardımcı ol.
Ey Evladım,
Güzel ahlak, haddi zatında, kardeşleri ve aile arasında insanın süsüdür. Güzel ahlak sahibi ol ki insanlar seni sevsin ve sana saygı duysun. Eğer ilmini güzel ahlakla süslemezsen ilmin cahilliğinden daha çok sana zarar verir. Çünkü cahil kişi bilmediği şey konusunda mazurdur. Ahlakını güzel huylarla güzelleştirmedikçe, insanlar bilen kişiyi bilmediği hususlarda mazur görmezler. Seni murakabe etmemle yetinme. Zira senin kendini kontrol edip murakabe etmen benim seni kontrol etmemden daha faydalı ve daha faziletlidir. Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: “Allah bu dini kendisi için özel kılmıştır. Cömertlik ve güzel ahlaktan başka hiçbir şey sizin dininize fayda vermez. Dikkat edin. Dininizi bu iki hasletle süsleyin.”
Ey Evladım,
Rabbin, göğsünde gizlediğini de dilinle açığa vurduğuna da bilir. Tüm amellerine muttalidir. Öyleyse Rabbinden kork. Kendini razı olmayacağı bir halde görmekten kaçın. İşlerinde kullandığın aklı sana hibe eden, seni rızıklandıran, seni yaratan Rabbinin seni kınamasından çekin. Babanın sana yasakladığı bir şeyi yaparken buna muttali olduğunda nasıl bir hale düşersin? Sana şiddetli bir ceza vermesinden korkmaz mısın? Aynı durum Allah için söz konusu olunca nasıl bir hale düşersin. Çünkü sen onu görmesen de O seni görüyor. Allah’ın sana emrettiği şeyleri yapmada gevşekliğe düşme. Sana yasakladığı şeye elini uzatma.
Ey Evladım,
Allah’a kulluk etmede yalnızca tecrübe ile bilinebilecek bir rahatlık ve lezzet vardır. Oğulcuğum bu lezzeti tatmak ve bu rahatlığı hissetmek için günlerce tecrübe ile Allah’a itaat etmenin yolunu tut. Öyle ki sana yönelik nasihatlerimdeki içtenliği öğrenebilesin. İlk başta Allah’a kulluk etmek nefsine ağır gelecektir. Bu ağırlığı omuzla ve ona sabret ki kulluk, ağırlığına alıştığın bir ibadete dönüşsün.
Ey Evladım,
Okuma yazmayı öğrenirken, Kur’ân’ı ezberlemekle emrolunduğun okuldaki durumunu göz önüne getir. Bu durumda okuldan ve hocadan soğumadın mı, özgür olmak istemedin mi? İşte bugün, kendisiyle okuldaki eğitim öğretime sabrederek, sabretmenin faydasını öğrendiğin mezuniyete ulaştın. Böylece öğretmeninin, senin faydana olan için çalışan biri olduğunu öğrenmiş oldun. Öğüdüme kulak ver. Okuldaki eğitim öğretimin zorluklarına sabrettiğin gibi Allah’a kulluk etmenin zorluklarına da sabret. Bu öğüdün kıymetini öğreneceksin. Amel etme konusunda Allah’ın inayeti sana yardım ettiğinde bu yolda kendine bir arkadaş bulacaksın.
Ey Evladım,
Takvayı yalnızca namaz kılmak, oruç tutmak gibi ibadetlerden ibaret sanma. Allah’tan korkmak (takva) her şeydedir. Allah’tan kork ve Ona ibadette gevşeklik gösterme. Kardeşlerin konusunda Allah’tan kork. Onlardan hiçbirisine eziyet etme. Vatanın konusunda Allah’tan kork, ona ihanet etme. Düşmanın ona saldırmasına müsaade etme. Nefsin konusunda Allah’tan kork. Sağlığını ihmal etme. Yalnızca güzel ahlakla ahlaklan.
Takvanın birey üzerindeki yansımasını ele aldığım geçen ayın yazısındaki takvaya yaklaşımımı kısaca…
İnsan hayatını yaşar; yaşamasını mümkün kılan insanın nâs oluşudur. Nâs etimolojik olarak…
Takva, yükselişte olan Türk sinemasının iyi örneklerinden birisi. Özellikle zikir sahnelerinde görülen…
Takva, vikaye mastarından türetilmiş ve lügatte korumak, korunmak, sakınmak, saygı göstermek, dindar…
Takva, vikaye kökünden türetilmiş ve “korunmak” anlamına gelen bir kelimedir. Şirkten ve…
Kur’an-ı Kerim, iman esaslarından sonra en fazla takva ve amel-i salih konusuna…