TR EN

Dil Seçin

Ara

 Derslerde Allah’tan Bahsetmek Bilimsel Değil mi?

Derslerde Allah’tan Bahsetmek Bilimsel Değil mi?

Trakya’da bir fen lisesinde “Bilimlerin Dilinden Yaratılışı ve Yaratıcıyı Anlamak” adı altında çok verimli bir konferans verdim. Konferans sonunda soru-cevap kısmında gençlerden birisi söz alarak şöyle dedi: 

- Siz yaratılıştan bahsettiniz.
- Evet.
- Allah’tan bahsettiniz.
- Evet. 
- Ama bunlardan bahsetmek bilimsel değildir.

Kürsüden indim. Genci yanıma çağırdım. “Arkadaşınız güzel bir soru sordu. Soru sormak düşünmenin ve fikir yürütmenin bir ürünüdür. Kendisini bundan dolayı tebrik ediyorum.” dedim. Öğrencinin bir elinden tutup üzerindeki elbiseyi göstererek sordum:

- Bu elbisenin dokunuşundan ve mahiyetinden bahsetmek bilimsel midir? 
- Evet, bilimseldir.
- Bu elbisenin ustasından ve ustasının sanatından bahsetmek bilimsel midir?
- Evet, bilimseldir?
- Bu elbiseyi her halde bir yerden aldınız. Öyle mi?
- Evet, parayla aldım.
- Peki, bu eli nereden aldınız?
- Allah verdi. 

Öğrencilerden alkış geldi.

- Güzel. Şimdi bu elin yapısından, kan damarlarından, etinden ve kemiğinden bahsetmek bilimsel midir?
- Evet, bilimseldir. 
- Peki, bu elin ve kolun ustası olan Allah’tan bahsetmek bilimsel olmuyor mu?
- Bilimseldir. 

Bunun üzerine salondaki öğrencilerden ve öğretmenlerden kuvvetli bir alkış geldi. Sonra şöyle devam ettim.

- İnsan anne karnında tek hücreden yaratılmaktadır. Tek hücrenin önce ikiye, daha sonra dörde, arka arkaya geometrik bir artışla bölünmesi sağlanır ve şekilsiz bir hücre yığını haline gelir. Şimdi bundan baş çıkacak.

Tuttum başını, dinleyicilere dönerek:

- Bu başa kaç göz lazımdır?
- İki dediler.
- Hayır. Bu yaratılışı Allah’a vermezseniz o zaman geriye tesadüf ve kendi kendine teşekkülü (oluşmayı) kabul etmeniz lazım gelir. Doğru mu?
- Doğru.
- Kendiliğinden veya tesadüf eseri olduğuna göre birden sonsuza kadar herhangi bir sayıda olamaz mı? Mesela, 3, 5 veya daha fazla?
- Olabilir.
- Haydi, iki olduğunu kabul edelim. Sağ gözü nereye koyacağız?
- Mevcut yerine, dediler.
- Hayır, sağ gözün yerinde olması sonsuzda bir ihtimaldir. Tesadüfen vücudun her hangi bir yerinde olabilir. Meselâ; elin içinde, sırtında, ayağında olamaz mı?
- Olabilir, dediler. Sol gözü de vücudun her yerinde gezdirip yerine getirdik. Sonra sağ gözün şekli iğne gözü gibi, inek gözü gibi, sinek gözü gibi olamaz mı? 
- Olabilir, dediler. Bütün azaların yerinin ve şeklinin sonsuz imkânlar içinde olabileceğini söyledikten sonra, sordum:
- Siz hiç gözleri önde ağzı arkada bir insan gördünüz mü? 
- Hayır.
- Koyun gördünüz mü?
- Hayır.
- İnek gördünüz mü?
- Hayır.
- Sinek gördünüz mü?
- Hayır.
- Fare gördünüz mü?
- Hayır.
- Tavşan gördünüz mü?
- Hayır.
- Siz “Allah” demeseniz bile bütün varlıklar kendi dilleriyle “Allahu ekber” diyorlar.

Ve sonunda alkışlarla salondan ayrıldık.