TR EN

Dil Seçin

Ara

Eylül 2025

post-title

Eylül 2025, 585

Merhaba sevgili dostlarımız,

Bu sayımızda ahlak konusuna dikkat çekmek istedik. Şikayet ettiğimiz pek çok konu var ki, onların ortaya çıkmasında bir şekilde herkesin katkısı oluyor. Aile yapısının bozulması, kadın cinayetleri, çocuk istismarları, akran zorbalıkları, dolandırıcılık, rüşvet gibi sorunlar durduk yerde mi ortaya çıkıyor? Protestolar, yürüyüşler tamam, ama dizilerle ve sosyal medya ile tohumları atılan bu problemler hakkında gerçekten çözüm olacak bir şeyler yapılıyor mu? Bu mikropların ürediği bataklıklar için de bir şeyler yapılmalı.

İnsan, tertemiz bir sayfa olarak dünyaya geliyor, iyiyi de kötüyü de tercih edebilecek bir fıtratta. Şu zamanın puslu havasında fıtratı bozulmasa, belki zararsız bir insan olarak yaşayacakken, çocukluktan itibaren gördüğümüz, dinlediğimiz ve seyrettiğimiz şiddet ve gayri ahlakî içerikli mesajlar zihinleri ve duyguları zehirliyor. Maalesef gözünü açtığından itibaren aldatmayı, yüzüne gülüp arkadan iş çevirmeyi, yalanı, hileyi, ahlaksızlığı normalleştiren programlarla büyüyen bir insandan ne beklenir?

Seyrettiği dizideki doktora saldıran idolünü örnek alan veya “ya benimsin ya toprağın” telkiniyle sevdiğine musallat olan birisinden, boşanmak üzere olduğu eşini öldürmesinden veya doktora saldırarak sevgisini gösterme yoluna gitmesinden başka ne tutum beklenebilir?

Böyle hasta edilmiş kişiler, toplumda nice acıların yaşanmasına sebep oluyor. Ancak bunlardan daha hastalıklı olanlar var: izlenen, dinlenilen ve idol olarak görülen kişiler. Kimi zaman yazar, senarist, kimi zaman dizi yapımcısı, oyuncu, şarkıcı veya başka sıfatlarla karşımıza çıkıyorlar. Para için toplumu paralıyorlar… Ve bütün bu kokuşmuşluğu yaymayı amaç edinen sponsorlar, dernekler ve vakıflar. Bütün yaşadığımız problemleri, acıları ve hastalıklı kişilikleri yetiştiren gerçek bataklık bunlar. Suçu işleyenden daha suçlu ve sorumlu olanlar da bunlar. Asıl protestoyu, boykotu ve cezayı bunlar hak ediyor.

Gönül istiyor ki, bir suç işlendiğinde, o suçu teşvik eden sahneler ve mesajlar içeren tüm TV ve medya içerikleri tespit edilip, senaristinden yapımcısına ve yayımlayan kanala kadar her birine ceza verilsin. Çok mu zor? Aslında değil.

Sigara alışkanlığının izleyerek yayıldığını kabul edip dizi ve sinema sahnelerinde flulaştırmayı akleden yetkililer, diğer sapkınlıkların kendiliğinden öğrenildiğini mi düşünüyor!? Bataklık belli, üstelik bu bataklık insanımızı, gençliğimizi ve ailemizi zehirleyip ahlaksızlığa batırırken, devlet neyi bekler anlamak mümkün değil. Medya eliyle yapılan ahlak terörü, silahla yapılan terörden daha az mı zarar veriyor? Devletin görevi milleti sadece silaha ve bombaya karşı korumak mı? Üstelik bunlara çalışma ruhsatı veren de devlet değil mi?

Evet, herkesin birbirine saygılı ve hakka hukuka riayet eden, ahlaklı insanların olduğu bir toplumda yaşamak istiyoruz. Batılılaşmanın ve modernliğin huzur getireceğinin bir masaldan ibaret olduğu görüldü. Hayatımız ve huzurumuz kendi öz benliğimize dönmemizle mümkün. Dinimize ve kültürümüze sırtımızı döndükçe kâbuslar görüyoruz.

Bu sayımızın hazırlığında emeği ve katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz.

Çalışmak, gayret, sefer bizim; zafer Allah’ındır…

 

— Editör

Dergideki Yazılar