Daima güler yüzlüydü. Yumuşak huyluydu. Esirgemesi, bağışlaması boldu. Katı kalpli değildi. Hiç kimseyle çekişmezdi. Hiç bağırıp çağırmaz, kötü söz söylemezdi. Hiç kimseyi ayıplamazdı. Pinti ve cimri değildi. Hoşlanmadığı şey de olsa göz yumardı. Umanı umutsuzluğa düşürmezdi. Bir şey hakkındaki hoşnutsuzluğunu açığa vurmazdı. Kendisini üç şeyden; insanlarla çekişmekten, çok konuşmaktan, yararsız şeylerle uğraşmaktan alıkoymuştu. İnsanları da üç şeyde kendi hallerine bırakırdı: Hiçbir kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı. Hiç kimsenin ayıp ve kusurunu araştırmazdı. Hiç kimseye hakkında sevaplı ve hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
Hilim ve sabrı kendisinde toplamıştı. Hiçbir şey kendisini kızdırmazdı. Görüşünü ümmetinin yararına olan şeylere harcardı. Himmetini, ümmetinin dünya ve ahiret mutluluklarını sağlayacak şeyler üzerinde toplardı. Herhangi bir şey için ‘Hayır!’ dediği olmazdı. Yapmak istediği bir şey kendisinden istenildiği zaman ‘Olur!’ buyurur; yapmak istemediği bir şey kendisinden istenilince susar, onu yapmak istemediği susmasından anlaşılırdı.
Daima düşünceli idi. Susması, konuşmasından uzun sürerdi. Lüzumsuz yere konuşmazdı. Sözleri hep gerçek ve yerinde idi. Kimsenin gönlünü kırmaz, kimseyi hor görmezdi. En ufak nimete bile saygı gösterir, hiçbir nimeti yermezdi. Kendi şahsı için asla kızmaz ve öç almazdı. Kızdığı zaman, kızgınlıktan hemen vazgeçer ve kızgınlığını belli etmezdi.
İnsanların en güzel ahlâklısı idi. Hiçbir çirkin söz söylemez ve hiçbir çirkin harekete tenezzül etmezdi. Kötülüğü kötülükle karşılamaz, fakat affeder ve bağışlardı. İnsanların en naziği, en iyi huylusu ve en güleci idi.
O, Hz. Peygamber’di. (aleyhissalatü vesselam)
Not: Peygamberimiz Hz. Muhammed’in güzel ahlâkını kısmen özetleyen bu bilgiler, Hz. Ali, Hind b. Ebi Hâle ve Hz. Aişe’nin, Onun güzel ahlâkına dair üç uzun hadis rivayetinden derlenmiştir.
