Kurudu, sarardı, yele savruldu
Ümit tomurcuğum, ermeden yaza...
Pişmanlığın poyrazında kavruldu,
Yenik düştü yeis denen ayaza...
Hoyrat arzuların karayelinde
Dondu rüyalarım, kırıldı hülyâm...
Korkunun nasırsız, titrek elinde
Çilesiz, kaygısız ve bomboş dünyâm!..
Baharlar çiçeksiz, hasat meyvasız
Böyle kısır mıydı eski mevsimler?..
Hayat böyle ürkek, ölüm pervasız,
Hep hayâl mi albümdeki resimler?..
Çizgi çeksem “yaşam” gâilesine
Ses kalmadı o besteden, mızraptan...
Kapansam içimin iç kalesine
Belki çâre; bir hıçkırık, mihrapta...
Savaş bitti; bülbül suskun, gül yoluk
Ne fark eder; zafer veya hezimet...
Yollar tükense de sürer yolculuk,
Ebed menzilinin yoluna niyet!..
