34 Yazı Ümit Şimşek

Yazar Profili »

Bugün neler olacak?

Eylül 2019, 513 80 Görüntülenme Eklenme Tarih: 24 Ağustos 2019 17:49 Ümit Şimşek

 

Her yeni gün, Yer ve Gökler Rabbinin bize bir armağanıdır.

İnanan insan, onu merakla bekler,

bir sürpriz paketini açar gibi merakla açar, merakla yaşar.

 

 

Bugün nasıl bir gün olacak?

Yaygın anlayış, bu sorunun cevabını meteoroloji uzmanından bekler. Fakat bu, bir hava raporundan daha fazlasını isteyen ve meteoroloji bültenlerinden daha fazla ratingi hak eden bir sorudur ve herkes için her gün ayrı bir cevabı vardır.

Bu soruya hayatın en önemli sorusu da diyebiliriz. Ömürler günlerden yapıldığına göre, günlerimizin içeriği, ömrümüzün içeriği demektir. Şöyle de sorulabilir:

Dünkü günümüz nasıl geçti?

Bu soruya vereceğimiz cevap, bütün bir hayatın eğilimini yansıtacak ve ciddî bir değişim olmadığı takdirde ömrümüzün nasıl geçeceğine dair genel bir çizgi ortaya çıkaracaktır. Bu yüzden, pek çoğumuz hakkında “Bugün nasıl bir gün olacak?” sorusunun cevabı “Dünkü gibi” olur ve çok fazla meraka değer bulunmaz.

Fakat dün, bizim için bilinen ve artık değiştirilmesi mümkün olmayan bir zaman dilimidir. Bugün ise henüz bilinmeyen bir gelecektir ve bize çok önemli fırsatlar sunabilir. Onun için, bugünümüzün, bütün bir ömür için harcanacak meraka değer bir potansiyeli vardır.

Bugünün değerini kavrayabilmek için, onun hakkında bilmediklerimize geçmeden önce, bildiklerimizi sıralayalım:

Birincisi: Bugün ne olacaksa Allah’ın ilim ve iradesiyle olacak, Onun kudretiyle vücuda gelecektir.

İkincisi: Olmuş ve olacak her şey gibi, bugünün hadiseleri de ardında Onun sonsuz hikmetini saklar.

Üçüncüsü: Ondan gelen her şey hikmetli olduğu kadar güzeldir de: ya bizzat, yahut sonucu itibarıyla.

Bu üç noktayı yaşanan bir iman olarak benliğine sindirmiş olan bir insan için, yeni bir gün, açılmaya hazır, sürpriz dolu bir armağan paketi demektir. İnanan adam bilir ki, o paket doğrudan doğruya Yer ve Gökler Rabbinden bizzat kendisine gönderilmiştir (birinci madde). Ve bu paketin içine tesadüfen karışmış hiçbir şey yoktur. Yeni günün 86400 saniyesi, bütün sürprizleriyle birlikte, o armağan paketinin içine bir maksatla, bir hikmetle konmuştur (ikinci madde). Üstelik bu, bir isminin bir parıltısıyla koca bir âlemi baştan başa güzelliklerle donatan Esmâ-i Hüsnâ sahibinden gelen bir armağan paketidir; onda güzellikten başka bir şey bulunmaz (üçüncü madde). Bu bilgilerle ve bu imanla donanmış bir insan için, başka hangi şey yeni bir günü karşılamaktan daha çok meraka değer?

Fakat şunu da unutmamak gerekir ki, bu armağan paketi bilinçli bir şekilde açılmadığı takdirde, getirdiği hiçbir şey ele geçmez. Zira sonuç itibarıyla onun hikmetini de, güzelliğini de ortaya koyacak olan, insanın imanlı bakışı ve iradeli davranışıdır.

– Eğer Rabbinin ona gönderdiği armağan paketindeki güneş bütün gün bir şeyler anlattığı halde o bir kez olsun dönüp de buna bakmamışsa;

– Eğer Rabbinin ona gönderdiği gün içinde kuşlar cıvıldaşıp çiçekler gülümserken o bunların farkına bile varmamışsa;

– Eğer Rabbinin eserleriyle baş başa kalacak ve onların tesbihatını doya doya dinleyecek fırsatlar da bu armağan paketi içinde ayağına kadar geldiği halde o bunlardan yüz çevirmişse;

– Eğer bu armağan paketinden çıkan sürprizler arasında bir şükür, bir fikir, bir sabır, bir zikir, bir güler yüz, bir bağış, bir affediş, bir yardım gibi nice rıza vesilesi fırsatlar insanın önünden gelip geçtiği halde o bunlardan birini olsun avlayamamışsa, bunda armağan paketini açmasını bilmeyenden başka kimin kusuru vardır?

Her yeni gün, Yer ve Gökler Rabbinin bize bir armağanıdır. İnanan insan, onu merakla bekler, bir sürpriz paketini açar gibi merakla açar, merakla yaşar. Bu merak, onun ömür dakikalarını doyumsuz hazlara dönüştürür. Zira hayatın en güzel tarafı, onun bilinmezliğindedir. Her şeyi bilenin bilgisi içinde olduğumuzu bilmek, bize bilgi olarak yetmez mi?

Geri kalan, armağanları birbiri ardınca toplamak ve iman hakikatlerinden alınan dersi her nefeste soluyabilmekten ibarettir.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Orucun Diliyle...

Yâ Rabbi! Beni yaratan Sensin. Beni rızıklandıran da Sensin. Gökten ve yerden türlü türlü nimetleri önüme seren Sensin.

Devamı »

Depremle yaşamak ya da yaşamamak

Japonya örneği de gösteriyor ki, mesele depremle yaşamayı öğrenmek değil, bu dünyada Yer ve Gökler Rabbinin bir kulu olarak yaşamayı öğrenmekten ibarettir.

Devamı »

Bir Kur'an Ayeti ve İnsan Hakları / İbretli Bir Hukuk Dersi

Kur’ân bize güçlü bir toplum olmanın yolunu gösterirken, bir yandan da, bireylerin hukukunu bütün bir topluma ciddî bir sorumluluk halinde yüklüyor. Böylece, herbiri bütün bir toplum kadar aziz ve güçlü bireylerden meydana gelen güçlü ve sağlıklı bir toplum modelini hedef olarak önümüze koyuyor.

Devamı »

Huzur ve Mutluluk İsteyene Altın Formül

İnsana, hayatını en verimli bir şekilde kullanmasını sağlayacak bir formülü bir Kur'an âyeti sunuyor. Bu formül, insanı hem yorgunluktan, hem de rehavetten koruyan, ona taze ve dinç bir ruh aşılayarak çalışma şevkini canlı tutan özelliklere sahiptir.

Devamı »