134 Yazı Selim Gündüzalp

Yazar Profili »

Kalpler De Konuşur

Kasım 2016, 479 149 Görüntülenme Eklenme Tarih: 14 Ocak 2020 19:40 Selim Gündüzalp

 

Ucuz alan ucuz verir. Çocuk bir inciyi bir ekmeğe değişir. Hayatın içinde iman bir inci. Kıymetini bil o incinin.

Kıymetli hazinenin kilitleri olur. Dil dişlerle ve dudakla kilitlenmiştir. Hazinenin değerini bundan anla sen. Söylediğinin, söyleyeceklerinin, söylemeden önce hesabını yap. Bir gönlü söndürebilirsin bir söz ile. Bir gönlü de uyandırabilirsin yine bir söz ile.

Dikkat et.

Dertler insanı Allah’a yaklaştırır. Kimin derdi çok ise kalbi Allah’a daha yakındır. Elleri dilleri duadadır.

Zaten dert insana göz açtırmak için verilmiştir. Gönül gözü ışıyana merhaba.

Dert gece gibidir. Dertle açılan gönüller gündüz gibidir. Dert neredeyse deva oraya gider. Sular da öyle. Neresi alçaksa su oraya akar. Hakk’ın sana ihsan ettiği nur ile bak ki, sadece görüneni değil, görünenden ötesini de gör. Kışta baharı, dalda çiçeği, dünyadan ötesini de gör.

...

Unutkanlık, yanılma ve şaşırmalar çoğaldı mı bil ki, Rabbine karşı saygıda kusur, emirlerine karşı gevşeklik vardır.

İçi başka dışı başka baktı mı insan, şaşı görür. Kalp gözüyle bakan, iki değil, bir görür.

İnsan ölümden değil, kendinden kaçıyor. Görevlerini yapmadığı için kendini suçlu biliyor, ondan kaçıyor.

Oysa...

Allah Rahman’dır ve Tevvab’dır. Tövbeleri kabul eder. Tövbesiz hayat, baştan sona ölüm. Allah ile beraber olunca ömür de hoş, ölüm de hoştur. 

Hastalığımız belli. İlacımız da belli.

İlaç durduğu yerde tesir etmez insana. Ancak açılıp içildi mi yok eder hastalıkları. İşte Kur’an, işte Peygamber (asm) kalplere şifadır, dertlere devadır. Perhiz şüphe yok ki ilaçların en güzeli. Ancak kötü düşüncelerden ve hayallerden de perhiz etmeli insan. Tâ ki kalbi ve ruhu canlansın. İçinin aynası parlasın. Söyledikleri tertemiz olsun. 

Ağzını suyla yıkayan, kalbini de tövbeyle yıkasın ki içi dışı ak pak olsun.

Başkasına kuyu kazan, içine kendi düşer. Kazma ki düşmeyesin.

Allah için ne verirsen sana da onu verirler. Su verene su, ekmek verene ekmek verirler. Allah uğruna can verene de can bağışlarlar. Gönül de bir toprak. O temiz toprağa güzel sözler ek ki, güzel meyveler versin.

Bir belaya mı düştün? Sadaka ver.

Hz. Peygamber (asm), sadakanın belayı def ettiğini söyler. Sen de hastalığını sadaka ile tedavi et. Elindeki mal, sadaka vermekle azalmaz. Hayırlarda yarışmak, hayırlarda buluşmak elindeki malı yok etmez. Kaybolmaktan kurtarır sadece. Senin malın ihtiyaç sahibinin evine gider. Allah ihlâsla verileni kabul eder.

...

Kılavuzsuz yola çıkan, dolanır durur. İki günlük yol ona yüz günlük yol olur. Hz. Peygamber (asm) ve Kur’an seni şaşkınlıktan kurtarır. Doğru olan yolu sana hatırlatır.

Kaynayan tencerenin içinde ne olduğu, kapağı açılmadan anlaşılmaz. Dil de böyledir. Konuşmaya başladı mı insan gönlünde neler olduğu anlaşılır.

Allah her insanın kalbine, onu ne için yaratılmışsa, o işin sevgisini de koymuştur. Yaptığı işi seve seve yapanların halinden belli değil mi?

...

Gönül vermeyene gönül vermezler. Ülkeleri fethetmekten daha zor, gönülleri fethetmektir. Fatihler ülkeleri değil, gönülleri fethederler. 

...

Kur’an bir aynadır.

Nefsimizi bize gösterir. Nefsimizin kötülüklerini.

O aynaya bakıp da görür insan içinde ne var ve kendisi ne kadardır.

Hayatını, yaptıklarını o terazide tartar.

Allah’a kul olmayan kurur. 

Bir kölenin iki efendisi olmaz. “Allah bana kâfidir” diyeni Allah korur. 

Şükret ki, sana verilen nimetler artsın.

Şükret ki, Allah’a karşı sevgin artsın.

“Ben neyim ki, ne kıymetim var ki her şey bana hizmet ediyor?” diye düşün, boynunu bük, kulluğu takın, dilinden şükür sözleri dökülsün. 

...

Yapılan şeylerin karşılığının ille de hesap gününe kalacağını zannetme. Birçoğunun karşılığı buradayken veriliyor.

Allah Müheymin’dir, gözetendir. Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma.

Bir dilencinin insanlardan ısrarla istediği gibi, insan da Allah’tan isteseydi, neler geçmezdi eline, neler…

İnsan, insanlardan dileneni ne kadar garip görürse, melekler de Allah’tan istemeyeni öyle görürler.

...

Dünyada gördüğün ne kadar güzellik varsa, hepsi senin için. Bu güzellik şükür ile tamamlanır, bilesin. Şükür yoksa, güzellikler de gizlenir, bilesin.

Göz görmek içindir ama güneş olmadıktan sonra ne fayda? Akıl gözü de Kur’an güneşiyle görür ancak.

Dinlemek, söylemekten daha iyidir.

Hayvan yemek içmekle gelişir, insan kulağıyla gelişir. Söylenenleri duya duya canlanır. Her söze değil, güzel söze, hak söze müşteri ol ki, kulağından kalbine giden yol tıkanmasın. Aslında herkes Allah’ı arıyor ama yollar farklı, düşünceler farklı. Farklı yollara sapmaktan Kur’an kurtarıyor insanı.

Fatiha, insana yol haritasını çiziyor.

Rabbim, gösterdiği yolda istikrarla ve istikametle yürümeyi nasip etsin cümlemize...

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Tohumdan Çınara

Ne acayip değil mi! Cenab-ı Hak tohumu ve ağacı bir makine gibi yapmış. Bir küçücük tohum, koca ağacı içinde saklıyor; adeta bir ağaç makinesi gibi çalışıp ağaç üretiyor. Ağaç da meyve makinesi gibi çalışıp lütf-u ilahi ile meyve üretiyor.

Devamı »

Rabbim, Her İşine Hayretteyim

Beyaz ve tatlı meyveleri olan bir dut ağacının altındayım. Sanki tüm varlığın odak noktasındayım...

Devamı »

Yeniden Başlayalım!

Haydi, yeniden başlayalım hayata.

Devamı »

Ramazan ve anılar

Zaman, saatte başka, oruçlunun içinde başka işler. Oruçlunun huzurunu, sükûnunu, mutmain olmuş kalbini, manevi âlemlerin havasını solumuş ruhunu ölçebilecek bir alet var mı?

Devamı »