ARAMA SAYFASI

Eylül 2016

post-title

Eylül 2016, 477

Abone Olun

 

Değerli Okuyucularımız

Dostlarla sohbet etmek şifadır derler.

Hepimiz bunu yaşarız.

Gönülden sevdiğimiz bir dost ile karşılaşınca kanımızın akışı ve yüzümüzün şekli bile değişir. İçimiz genişler…

Dostluklar çoğaldıkça hayatı daha çok severiz. Ortak değerler yakınlaştırır, dost eder. Bu değerlerle bir arada olmanın, biz olmanın hazzını duyarız bu vatan toprakları üzerinde. Allah’ın özel bir rahmetidir bu. Kalplerden yayılan samimi duygular bütün vatan evlatlarına yansır.

Birlik ve beraberlik güneşi, kalb denilen aynalar kadar aydınlatır vatanı.

Benlikten çıkar biz oluruz.

Çok şükür millet olarak bunu son zamanlarda daha çok hisseder ve yaşar olduk.

Ortak değerlerimiz etrafında birleşince gönüllerimiz, daha başka çarpar oldu yüreklerimiz.

İyi ki böyle, çünkü birliğe ve dirliğe olan ihtiyacımız her zamankinden daha fazla.

Bu zamanlar için ayrı bir anlamı olan bir hatıra vardır.

Bir baba beş evladını da yanına çağırır ve onlara, dallardan hazırladığı birer tane çubuk verip kırmalarını söyler. Her biri denileni yapar. Çubukları kolayca kırarlar.

Sonra beş tanesi bir arada olan çubuklar verir; bunları da kırmalarını söyler. Fakat çocuklar var güçleriyle zorlasalar da deste halindeki çubukları kıramazlar.

Baba çocuklarına der ki;

“Evlatlarım ben öldükten sonra sakın ayrılığa gayrılığa düşmeyin. Tek başınıza kalmayın yoksa düşmanlarınız sizi o tek çubuklar gibi kırıp geçerler. Ama destedeki çubuklar gibi bir arada olursanız hiç kimse sizin üstenizden gelemez. Ayrılık zayıflık getirir. Dostlarıyla, kardeşleriyle bir arada oldu mu güçlüdür insanlar. Bu öğüdümü de sakın unutmayın…” der.

Aslında bu aile içi bir ders gibi görünse de bütün insanlığa seslenen bir hayat dersidir.

Rahmetli Mehmet Akif de bu gerçeği bir şiirinde şöyle ifade eder:

“Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”

Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Düşmanlarınıza fırsat vermesin. Bizleri de aynı ülkü ve aynı gaye etrafında birleştirsin inşaallah.

Zaten Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, vatanımız bir… Birlikteliğimizi icap ettiren pek çok değerlerimiz var.

Bunlar bizim en kutsal değerlerimiz. Hava gibi, su gibi, ekmek gibi. Bunlar olmadan yaşayamayız. Dünyamız bunların etrafında dönüyor. Onun için elimizdeki bu nimetin kıymetini bilmeliyiz.

Çok şükür bildik de…

Zaten ancak bu duygular çerçevesinde insanca ve Müslümanca yaşayabiliriz.

İnancımız ve manevi değerlerimiz bizi ayakta tutabilir.

Çok şükür tuttu da…

Zafer Dergimizin Ağustos sayısındaki yazılar bu duygulara tercüman oldu. Sizlerden de teşvik gördük, dualar aldık.

Şimdi Eylül sayımız elinizde. Ümidimiz o ki, bu sayımızı da inşaallah zevkle okuyacaksınız. Beraberliğimizi çoğaltan, manevi havamızı ziyadeleştiren mübarek bir mevsimi de idrak ediyoruz. Hepimizin Kurban Bayram’ı, hacılarımızın hacları mübarek olsun, nice hayırlara vesile olsun inşaallah.

Zafer Dergisi olarak ricamızı tekrar hatırlatmak istiyoruz:

Sizden kendi aboneliğiniz dışında en az bir abone daha bekliyoruz. En küçük iyiliğin bile karşılığının verileceği günde bu hayrınızın da karşılığını kat kat görürsünüz inşaallah.

DERGİNİZİN siz sevgili dostlarından bu özel talebine kulak vermenizi, karınca kararınca da olsa yardım elini uzatmanızı bilhassa istirham ediyoruz.

Lütfen bizi aramakta gecikmeyiniz.

Unutmayınız… Derginiz abonelerle yaşıyor.

Allah’a emanet olunuz.

Bizden hareket..

Mevla’dan bereket..

 

 

Dergideki Yazılar