ARAMA SAYFASI

Üç Karanlığın Hikayesi

Kur’an insanın yaratılışından birçok ayetlerde bahseder; ancak bir ayette de ‘üç karanlık’tan bahseder.

 

Kur’an insanın yaratılışından birçok ayetlerde bahseder; ancak bir ayette de ‘üç karanlık’tan bahseder. İşte o ayet meali:

“…Sizi de annelerinizin karınlarında üç karanlık içinde,(*) bir yaratışın ardından diğerine çevirerek(**) yaratıyor. Rabbiniz olan Allah işte budur; egemenlik tümüyle Ona aittir. Ondan başka ilah yoktur. O halde nasıl olur da yüzünüz haktan çevrilir?” (Zümer Suresi, 6)

Evet Kur’an, Zümer suresi 6. ayetinde böyle diyor. Nedir bu üç karanlık? İşte tefsircilerin, doktorlarla birlikte düşünerek açıklamaları gereken bir ayet. Çünkü kimsenin bilgisi tek başına bunu açıklamaya yetmiyor.

Çok yüzeysel bakıldığında ve karanlık boşluklar nazara alındığında:

1. Karanlık: Kadınlarda rahimin de içinde bulunduğu karın boşluğudur.

2. Karanlık: Anne karnında çocuğun geliştiği rahim duvarları arasındaki boşluktur.

3. Karanlık: Çocuğun vücudunu saran amnion kesesi ve sıvısıdır.

 

Amniyotik kese normalde annenin doğum öncesi suyunun gelmesi ile çatlar ve hararetli doğum sürecinde tamamen yok olur. 80 binde bir bebek anne karnındaki amniyotik kesesi ile birlikte doğar. Bu resimde maviye dönmüş kordonu boynuna dolanmak üzere görülen yenidoğan buradan nefes almaya devam ederken, amniyotik kesenin bebeğin vücudunu sıkıca sardığı görülüyor.

Ancak ayette yalnızca 3 karanlıktan bahsedilmiyor; bir de “bir yaratılıştan bir yaratılışa çevrilmek”ten bahsediyor. Yani her karanlık içinde ayrı bir yaratılış evresi bulunuyor. Bu açıdan baktığımıza ise şöyle izah edebiliriz:

1. Karanlık: Yumurtalıklardır. Her kadında rahmin iki yanında yer alırlar ve iki adettirler. İçlerinde, doğumla beraber 700 bin-2 milyon kadar olan olgun olmayan yumurta hücreleri bulunur. Ergenlik çağına kadar bunların sayıları gittikçe azalır, 400 bine düşer ve hayat boyu bunlardan en çok 500 tanesi olgunlaşır. Her ay bir tanesi yumurtalıktan dışarı atılır. Ve bu olay 28 günlük dönemler halinde, ergenlikten menopoza kadar devam eder. Bu dönemin 0-14 günlük aralığı ile 14-28. günlük ikinci aralıkta çok farklı yaratılışlar yaşanır. Ama hamilelik olursa ana rahminde bu sefer de bambaşka bir yaratılış süreci başlar.

2. Karanlık: Tüp adı verilen boru şeklindeki oluşumlardır. Her kadında iki adet olup yumurtalıkla rahim arasında bulunur ve onlar arasında bir köprü gibi vazife görür. Yumurtalıktan dışarı atılan bu olgun yumurta hücresini yakalar ve içine alır, sperm ile birleşeme bu kanal içinde gerçekleşir. Döllenmiş yumurtaya ‘zigot’ denir. Bundan sonra artık hücre bölünmesi başlar. 2-4-8-16-32.. şeklinde katlanarak çoğalır. Bu hücreler ise ‘blastomer’ adını alır. 12 veya daha fazla hücreden tüp içinde meydana gelen ve duta benzeyen hücrelerden meydana getirilen yeni oluşuma ‘marula’ denir.

3. Karanlık: Ana rahmidir. Tüpden ana rahmine gelen marula hücreleri bölünerek burada çoğalmaya devam eder. 5-6 gün sonunda ise 100 hücreli bir yapıdır artık ve o canlı hücreler ve blastokist adını alırlar. Bu hücre yumağı ana rahminin iç duvarına yapışır ve bir kese içinde doğuma kadar pek çok kez bölünerek şekillendirilir. Bir yaratılıştan başka bir yaratılışa değiştirilerek bebek halini alır. Bize göre üçüncü karanlık diye ifade edilen şey burasıdır.