ARAMA SAYFASI

Kasım 2016

post-title

Kasım 2016, 479

Abone Olun

 

Merhaba Değerli Zafer Okuyucuları ve sevgili dostlar…

Gözümüzü dünyaya açtığımızda Allah’ın varlığını ve birliğini tanımak kadar fıtri ve tabii bir şey olamaz.

Gördüğümüz her eser sanatkârını tanıtıyor.

Bütün yıldızların gökyüzünde dans eder gibi dönüşü ve bir kazaya sebep olmadan asırlardır bu düzenin devam edişi çok büyük dikkat, çok büyük maharet ve ustalık gerektiriyor.

Küçük büyük her şey, bunları yapan ve idare eden sanatkâra hayran olunacak bir güzellik içinde ve büyük bir güç ve kudretle idare ediliyor.

Hayvanlar, bitkiler, madenler, atomlar, yıldızlar her şey son derece ölçülü, ahenkli ve hareketlidir.

Şunu gayet iyi biliyoruz ki, hiç kimse konusu hayvanlar ya da güzel bir tabiat manzarası olan ustaca yapılmış bir tablonun, usta bir ressamın elinden çıkmış olduğundan şüphe etmez.

Asıllarının kopyaları bile kendi sanatkârını bildirirken, gözönündeki gerçek eserler hakkında başka türlü düşünmenin elbette imkânı yoktur… Resim ressamı gösterir; bir iğne ustasını, bir harf onu yazanı bildirir.

Bu kâinatı yaratan ve idare eden Rabbimiz de her şeyde varlık ve birliğinin mühürlerini gözlere gösteriyor.

...

Bu sayımızda Prof. Dr. Volkan Tuzcu, Kur’an ayetlerinin ışığında ana rahmindeki yaratılış safhalarına dikkatimizi çekiyor ve bir ayeti daha iyi anlamamıza vesile olacak tespitlerde bulunuyor. Prof. Dr. Fatih Satıl çevre açısından önemli bir konuyu, su mercimeğinin minik dünyasını paylaşıyor. Dr. Selçuk Eskiçubuk mikro âlemden bir başka pencere açıyor. Prof. Dr. Sefa Saygılı Kur’an’da yeşil rengi, Ümit Şimşek “Doğuların ve Batıların Rabbi” tabirinin ne manaya geldiğini açıklıyor. Ayrıca, Orhan Batman ve İsmail Kocaçalışkan, Ayten Yadigâr, Muhiddin Yenigün, Alaaddin Başar, Ömer Sevinçgül, Banu Yaşar ve diğer yazarlarımız, yazılarıyla tefekkür dünyamızı zenginleştiriyor.

Zevkle hazırladık bu sayıyı da, ümit ederiz siz de aynı heyecan ve zevkle okuyacaksınız.

Her yönden kalbimize çok değişik marifetullah pencereleri açılıyor. İmanımız takviye oluyor. Günlük hayatın hay huyu içinde neler kaybettiğini insan Zafer dergisini okuyunca daha iyi anlıyor.

Kalbimiz de bakım istiyor, ihmale gelmiyor.

Başyazımız; “Kalbler de konuşur” okuyalım bakalım ne diyor?

Bu güzel sayıyı, bu göz nuru, el emeği Zafer’imizi daha çok kişiye ulaştırmak niyet ve gayemiz olsun inşaallah.

Önce kendi aboneliğimizi ve sonra çevremizdeki yakınlarımızı haberdar edip, abone yapalım.

Büyük bir hayır kapısı, önünüzde açılmış duruyor ve sizleri bekliyor inşaallah. Belki de abone yaptığınız kişinin hayatı olumlu manada değişecek ve siz buna sebep olmuş olacaksınız…

Bu yazılara ekmek gibi, hava gibi ihtiyaç var. Pek çok soruyu, kalbte ve kafada yaralar açan konuların izale edildiğini okuyanlar söylüyor.

O halde şimdi gayret mevsimidir ve çalışma vaktidir.

...

Yeni abone dönemimiz için sizden aboneler bekliyoruz. Bu ricamızı kırmayacağınıza gönülden inanıyoruz.

Müjdeli haberlerinizi gözlüyoruz.

40 yıldır yanan bu Zafer ışığını parlatalım. Daha çok kişiye ulaştıralım.

Yurt dışındaki okuyucularımıza da özellikle sesleniyoruz.

Çağrımıza sizler de iştirak ediniz. El birliğiyle Zafer’imize yeni dostlar ve okuyucular kazandıralım. Gönüller feth edelim, Rabbimizin rızasına beraber erelim.

...

2016 yılının da sonlarına yaklaşıyoruz.

41. yılımıza gelecek ay merhaba diyeceğiz nasip olursa.

2017 abone çalışmalarımız ve aramalarımız hızla devam ediyor. Bu konuda sizin destek ve yardımlarınıza da ihtiyacımız var.

Bizden hareket, Mevlâ’dan bereket…

 

 

Dergideki Yazılar