TR EN

Dil Seçin

Ara

Modern İnsanın Yalnızlık Derdine Çare Sıla-i Rahim

Modern İnsanın Yalnızlık Derdine Çare Sıla-i Rahim

Sıla-i rahim; gerek kan gerekse evlilik yoluyla oluşan yakın ve uzak akrabalara, hısımlara, yakınlara iyilikte ve yardımda bulunma, onlarla ilgilenme, hal ve hatır sorma, dertleriyle dertlenme, akrabalık bağlarını güçlendirip, koruma şeklinde tanımlanabilir.

Sıla-i rahim; gerek kan gerekse evlilik yoluyla oluşan yakın ve uzak akrabalara, hısımlara, yakınlara iyilikte ve yardımda bulunma, onlarla ilgilenme, hal ve hatır sorma, dertleriyle dertlenme, akrabalık bağlarını güçlendirip, koruma şeklinde tanımlanabilir.

Rabbimiz sıla-i rahim yapmamızı Kur’an-ı Kerîm’de bizzat bizden istemektedir:

“Adını anıp kendisini vesile ederek birbirimizden dilekte bulunduğumuz Allah’a saygısızlık etmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakınınız.” (Nisa suresi, 4/1)

Çeşitli hadislerde de Peygamber Efendimiz akraba ziyaretini tavsiye etmiştir:

“Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin.”

“Her kim rızkının bol olmasını ve ecelinin gecikmesini istiyorsa akrabasını görüp gözetsin.”

“Akrabalık bağlarını kesip koparan kimse Cennet’e giremez.”

Gerçekten sıla-i rahim, akrabalar arasındaki sevgi bağlarını güçlendirir. Muhabbeti artırır, insanlar arasındaki dargınlıkları ortadan kaldırır. Birbirlerine bağlılığı artırır. İnsanları yalnızlıktan, içine kapanmaktan korur. Maddi ve manevi sıkıntılara beraberce çözüm bulunur. Böylelikle hem kendisi ile hem de toplumla barışık, kendine ve çevresine güveni artmış bir insan ortaya çıkmış olur.

Sıla-i rahim akrabalara, yakınlara iyilik yapmaktır. Zor günde olanın, yardıma muhtaç bulunanın ihtiyacı görülür ve mümkün olduğunca giderilir.

Şu var ki, sıla-i rahimde ihmal etmememiz gerekli olan insanlar, öncelikle anne ve babamızdır. Onlar, bizim hayat vesilemizdir. Onlarla ilgilenmek, ihtiyaçlarını gidermek ve rızalarını kazanmak bizim için bir vazifedir.

Akrabalarımıza ve yakınlarımıza karşı güler yüzlü ve tatlı sözlü olmalıyız. Onlarla her karşılaştığımızda selâm vermeli, hal ve hatırlarını sormalı ve iyi dileklerde bulunmalıyız.

Onları orada ziyaret etmeli, mümkünse hediye götürmelidir. Ziyaret edemediğimiz durumlarda da telefon ve e-mail gibi imkânları kullanmalı, başkalarıyla selam yollamalıyız.

Sıla-i rahimde bizimle akrabalık bağlarını koparan yakınlarımıza öncelik vermeliyiz. Şu hadis bu hakikati ifade etmektedir:

“İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir.”

Bilelim ki akrabalarımızı ziyaret etmezsek bizi de arayan soranlar azalacaktır.

Yapılan araştırmalarda, akraba ziyaretinin sık yapıldığı çevrelerde aile bağları daha güçlü olmakta; bu da daha çok mutluluk, huzur ve güven vermektedir. Yine akrabalarınca ziyaret edilen yaşlıların bunamaya yakalanma risklerinin azaldığı, depresyon ve diğer psikolojik bozukluklara daha dayanıklı hale geldiğini göstermiştir. Sıla-i rahimin sağlıklı sosyal ilişkiler, ruh ve beden sağlığı üzerinde olumlu etkileri vardır. Yani kişileri sosyalleştirmekte, acımasız dünya hallerinde yalnız olmadığını hissettirerek kendine ve çevreye güvenini artırmakta, daha mutlu ve huzurlu olmasını sağlamaktadır.

Günümüzde akrabalar yurdun, hatta dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdadırlar. Ancak sosyal paylaşım ağları bu ayrılığı ortadan kaldırıp, insanların sevinç ve üzüntülerini akrabalarıyla paylaşmasına imkân vermektedir. Bu ise insanların yakınlarıyla arasındaki bağı koruyup kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamaktadır. Bu devam etmeli ve akrabalarla uzak yerde yaşamak, onlardan uzaklaşmak anlamına gelmemelidir.

 

Çocuklar ve sıla-i rahim

Çocukların gözü önünde ebeveynlere ve akrabalara saygı ve bağlılık göstermekle, özellikle yaşlı akrabalara saygı ve ikramlarda bulunmakla, çocuklara iyi örnek olunur. Çocuk ailesinin genişliğini, birbirine düşkün olduğunu kavrar, kendine ve ailesine güveni artar. Ayrıca kendileri de yaşlandıklarında benzer ilgiyi görürler.

Yine akrabalara yapılan ziyarette çocuklar da kuzenleriyle sevgi dolu ve samimi arkadaşlık kurmuş olurlar. Vakitlerini bilgisayar ve televizyon karşısında değil de oynayarak, gezerek, sohbet ve muhabbet ederek geçirirler. Böylelikle sosyalleşir; depresyon, sosyal kaygı, güvensizlik, çekingenlik gibi rahatsızlıklara karşı korunmuş olurlar.