4 Yazı Prof. Dr. Osman Devlez

Yazar Profili »

Roma Arenası Ve Günümüz Stadyumları

Temmuz 2012, 427 118 Görüntülenme Eklenme Tarih: 03 Haziran 2020 19:59 Prof. Dr. Osman Devlez

 

Roma medeniyetinin yaşadığı toprakları gezdim. Caddeler eski zamandan izlerle dolu. Hayalen o günlere gitmek hiç de zor değil. İnsan heykelleri özellikle dikkat çekici; şehir merkezine doğru yaklaştıkça boyları büyüyor, yüzlerdeki ifadeler ise sertleşiyor. Bindiğim otobüs yalnızca caddelerde değil, adeta zaman tünelinde yolculuk yapıyor gibi ilerliyor. O kadar ki, arenadan yükselen çığlıkları duyacağım sanki.

Arena deyince aklıma ilk gelen şey gladyatörler; özgür kalabilmek için birbirini öldüren köleler.

Köleler birbirlerini öldürecek, sağ kalan köle özgürlüğüne kavuşacak ve Romalılar bunu seyrederek eğlenecek. Bir köle ha özgür olmuş, ha ölmüş ne çıkar, nasıl olsa bunlardan çok var! Roma medeniyetinin felsefesi de bu olmalı.

“Bir Romalı için kölesiz hayat düşünülemez” sesleri kulaklarımda çınlıyor. En fakir Romalının bile kölesi var. Kolayca nakit paraya da çevrilebiliyor. Şimdi pazarda satılan zavallı köleler bir bir gözümün önüne geldi.

Roma için Kolezyum yapma fikrinin iki hedefi vardı: Mühendislik yeteneklerini ortaya koyarak dünyaya hükmetme arzusu ve halkın denetlenmesi! İmparatorluğun kalbinde deprem yaşandığı günler olmuş; siyasi belirsizlik ve sokaklarda başıboşluk hâkim olmuş. Neron’dan sonra yönetim üç defa el değiştirmiş. İstikrar kaybolmuş ve senatörler Neron’un generallerinden Vespasin’i göreve çağırmışlar. Ve yeni imparator, halkın hoşuna gidecek bir proje üretmiş: Halkın vergileri ile yapılan Neron’un eğlence parkı yıkılacak ve yerine tüm Roma’nın kullanacağı bir tiyatro yapılacak. Fakat bunun için gerekli paranın nereden sağlanacağı meçhul imiş. Vergileri artırmak veya Romalı işsizleri burada çalıştırmak fikri gündeme gelmemiş. İşgücü ve para kaynağının başka yerden bulunması düşünülmüş. Adını ne koyarsanız koyun, bu iş için bir ülkenin işgali hedeflenmiş…

Roma için savaşın tek anlamı vardı: İşgal ettiği ülkenin zenginliklerine konmak ve oradan getireceği esirleri köle yapmak. Böylece, kolezyum için gerekli kaynak fazlasıyla bulunmuştu. Köleler eğitilir ve inşaat işlerinde çalıştırılır diye düşünmeyin. Bu fikir de hiç gündeme bile gelmemiş. Hemen esirler nakit paraya dönüştürülmek üzere açık artırma ile halka satılmışlar. Neredeyse her Romalı ailenin bir kölesi olmuş, bazı zenginlerin köle sayısı üçyüze yaklaşmış. Kölelerden seçilenler Kolodyum’un inşaatında çalıştırılmak üzere kiralanmışlar. Proje tamamlanması böylece sağlanmış! Elbette Vespasin de Kolezyumla birlikte kendi hâkimiyetini de kurup sağlama almış.

Kolodyum’un duvarları yükselirken içerisinde yapılacak etkinliklerin programları da hazırlanmış. Az bir rakam değil, burada elli bin kişi toplanacak. Roma o dönemde dünyanın en büyük şehirlerinden birisi. Sportif faaliyetler günümüzdeki gibi popüler, ancak gladyatör dövüşleri her şeyin önünde. Gladyatörler kölelerden seçildiğinden mücadelenin vahşi ve kanlı olması kimsenin umurunda değil. Bu dövüşlerin bir diğer amacı da başıboş kalabalığı oyalaması ve sorun çıkarmalarının engellenmesi. İmparator iç karışıklığı önlemenin yolunu böyle bulmuştu.

Ülkeme döndüğümde futbol maçlarıyla ilgili haberler duydum. Eski Roma hatıraları bir kez daha hayalimde canlandı. Roma’nın gladyatörleri yerine, bizde de takım taraftarları savaşıyor. Bu ne hazin bir manzara! İnsanlarımıza ne oldu da kardeşiyle savaşıyor. Acaba arenaları inşa eden vahşi medeniyet(!) bu zamanda etkisini böyle mi gösteriyor?

İnsan bir çiçeği sever, gül kokulu baharları da ister. Bir çocuğun elinden tutar, koca bir millete muhabbet duyar. Sevgi ve kardeşlik yolunda, güzellik kapıları ardına kadar açılır. Ancak öyle sevgiler de var ki, insanları tarih boyu kan ve gözyaşlarına taşımış. Ya o arızalı sevgilerden uzak duracağız ya da yaslı günleri bekleyeceğiz.

Bugün de sinsice tezgâhlanan futbol terörü yine gençlerin kardeşlikte kararlılığı ile akim kalacaktır. Muhabbet fedaisi gençler haydi sarılın kalemlere… Söyleyin hakem düdüğü çalmasın! O gerçek sevgileri yine sizler yazacaksınız: usanmadan, yorulmadan, kırmadan… Gönüllerde öylesine yeşertelim ki kardeşliğimizi; hiç yer kalmasın o fanatik sevgilere. Çünkü bizi Allah (cc.) kardeş eylemiş.

 

 

Kaynak:

Stephen Parry (Editör), Ancient Mega Structures, Colesseum, National Geographic, 2007, Darlow Simithson Production.

 

 


Temmuz 2012, 427 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Roma Arenası Ve Günümüz Stadyumları

Arena deyince aklıma ilk gelen şey gladyatörler; özgür kalabilmek için birbirini öldüren köleler.

Devamı »

Çanta Vagonu

Öğrencilerime “yolcu kimdir?” diye sordum. Aldığım cevaplar ilginç.

Devamı »

Çayı, Kışta Gelen Adamın Çaydanlığından İçmek

Bize sıradan gibi görünen çay alışkanlığımız, bir başkasının gözünde harika bir iletişim aracı; sevginin, birlikte yaşama iradesinin ve hepsinden de önemlisi paylaşma duygusunun en canlı örneği.

Devamı »

Kış Misafirleri

Bir şehir düşünün her insanın işi, evi ve eğitim görme imkânı var. Her mahallenin büyük ve bakımlı parkları, küçük çapta hastaneleri, hatta hayvanlar için hastaneleri bile var.

Devamı »