İnsan bir şeyi tam anlamadan acele hüküm vermekten kaçınmalı. Yoksa suizan ederek kul hakkına girebilir.
Emekli bir imam bu konuda yaşadığı bir hatırasını şöyle anlattı:
Bir gün camide namazı beklerken, birisi söylenerek yanıma geldi ve kızgın bir ses tonuyla “Hocam nedir bunlardan çektiğimiz? Bu hacı amcaların da yaptıkları akıl alır gibi değil” gibisinden şikâyetler etti.
Ben de merak ettim, “Hayırdır ne oldu, problem nedir?” diye sorunca şöyle dedi: “Hocam caminin şadırvanında sakallı bir hacı amca musluğu sonuna kadar açmış, yavaş yavaş abdest alıyor, suyu israf ediyor. Bu hacılar yok mu, hep böyleler, lafa gelince Müslüman ama Allah’tan korkmuyorlar.”
“Gel” dedim, beraber şadırvana gittik. Gerçekten de adamın anlattığı gibi yaşlı amca sonuna kadar açık bir musluktan yavaş yavaş abdest alıyordu.
“Amca musluğu niçin bu kadar açtın?” diye sorduğumda yaşlı amca dedi ki: “Hocam bu musluk bozulmuş, kapatmaya çalıştım kapanmadı, ben de su israf olmasın hiç olmazsa abdest almış olayım dedim. Su da epey tazyikli, üstüm başım da ıslandı…”
Bizim konuştuklarımızı bilmeyen yaşlı amca yaptığının gerekçesini rahatça anlattı ama o kızgın adam az önce söylediklerinden çok utanmıştı.
Demek ki bilmediğin konuda hemen hüküm verip insanları suçlamak, itham etmek yanlış bir hareketmiş. Belki de durum çok farklı olabilir.
Hoca şu ayet meali ile hatırasını bitirdi:
Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Ey îmân edenler, zannın çoğundan kaçının! Çünkü zannın çoğu günahtır. Tecessüste de bulunmayın!” (Hucurât Suresi, 12)
