“İnsan beyni onu anlayabilecek kadar basit olsaydı,
biz onu anlayamayacak kadar basit olurduk.”
1.350-1.400 gram gelen beynimizde yaklaşık 100 milyar sinir hücresi (nöron) bulunur. Her nöron ise 10 bine varan başka nöron ile bağlantı halindedir. Bu da trilyonlarca bağlantı demektir.
İnsan beyni beden ağırlığımızın %2’si kadar olmasına rağmen tüm enerjimizin %20’sini kullanır. İnanması zor ama bütün o muazzam işlemleri yaklaşık 20 watt güç kullanarak yapar, yani çok cılız ışıklı bir ampulün harcadığı enerjiyle. Buna karşılık, benzer boyutlarda hesaplamalar yapan süper bir bilgisayar 200 bin watt enerji gerektirir. Yani insan beyni çok verimli çalıştığı gibi bilgisayardan 10 bin kat daha düşük enerji harcar.
…
Beynimizdeki müthiş faaliyetten bilincin nasıl ortaya çıktığı halen çözülmesi pek mümkün olmayan bir muammadır. Beyin, dehşet verici karmaşıklığı ve girift düzeniyle bilgi işleyici bir organdır. Üstelik beyni tam olarak anlamak mantıkî bakımdan da imkânsızdır. Bu gerçeği Amerikalı fizikçi Emerson M. Pugh şöyle açıklamaktadır: “İnsan beyni onu anlayabilecek kadar basit olsaydı, biz onu anlayamayacak kadar basit olurduk.”
Peki, bilinci ne tür bir fiziksel süreç meydana getirir? Meselâ, beyinde oradan oraya akan elektriksel şablonlar bilinci oluşturuyor gibi görünüyor denilebilir. Ancak devletlerin de enerji şebekelerinde elektrik şablonları mevcut. Ama bilinç kesinlikle söz konusu değil.
…
Zihin fiziki dünyada nasıl fark oluşturabiliyor? Zihin maddeyle, kendisine onun üzerinden nüfuz sağlayabilecek şekilde nasıl köprü kurabiliyor? Eskiden ruh-beden meselesi denen problemdir bu. Diyelim ki, kolumuzu hareket ettirmeyi istediğimizde hareket eder. Yani fizikî evrende bir şey (kolumun konumu) değişmiş olur. İyi de bu nasıl oluyor? Bu isteğimiz veya kararımız atomların hareketine nasıl etki edebiliyor? Kimse beni, benim kolumu kaldırma isteğimin, tetiklenen elektrik sinyallerinin koluma gelerek kas kasılmasına sebep olmasından başka bir şey olmadığına ikna edemez; çünkü burada madde ötesi bir gerçek var. Elektrik sinyalleri ve kas kasılması diye yapılan açıklama bir gizemi çözdüğünü zannederek başka bir gizem ortaya çıkarmaktan başka bir işe yaramaz.
Zihnin varlığı gerçektir ancak nedir ve nasıldır? Maddesel midir, ruhani midir? Bu soruları henüz cevaplayamıyoruz. Bilinç, bilimin izah edemediği açık ara bir numaralı konu olmaya devam etmektedir, edecektir de.
...
"Sana ruhtan soruyorlar. De ki: Ruh Rabbimin emrindendir.(*) Bu konuda size pek az bilgi verilmiştir."
(*)Rabbimin bir “Ol” emriyle yarattığı bir varlıktır. Veya, Rabbimin işlerinden bir iştir.
(İsra Suresi, 85. ayet meali)
