Obezite hepimizin bildiği bir kavram. Bedenin aşırı kilolu olması demek. Yani vücuda ihtiyacı olduğundan fazla gıda alınıyor. Bu gıda şeker, yağ ya da karbonhidrat olabilir. Bu fazlalık vücutta birikiyor birçok hastalığa da kapı aralıyor.
Bedende midemizin karşılığı, psişemizdeki, yani psikolojik yapımızdaki zihnimizdir. Çok yemek nasıl ki mideyi karıştırır, çok fazla bilgi de bazen insan zihnini karıştırır. Midemizde gaz oluştuğu gibi zihnimizde de gaz oluşabilir. Aşırı gıda nasıl ki bir süre sonra obeziteye neden olur, çok fazla çer-çöp bilgi de zihin koridorlarında birikip bir zihinsel obeziteye neden olabilir.
Sağlıklı bir ebeveynlik için bilgi gerektiği doğrudur. Geçmiş ebeveynlerin derdi az ve yetersiz bilgi idi, onlar bilgiye ulaşmakta sıkıntı yaşıyordu. Kitap çok yoktu, ulaşılması meşakkatliydi, internet icat edilmemişti ve televizyonlardaki bilgi dolu içerikler çok kısıtlıydı. Onlar eksik bilginin kurbanı oldular.
Şimdiki derdimiz ise fazla ve gereksiz bilgi. Kitaplar, internet, uzmanlar çokça var ve artık bilgi, istemesek de gün içinde önümüze düşüyor. Sürekli soframıza bir bilgi tabağı getiriliyor, onu gönderiyoruz hemen diğer tabak önümüze konuluyor. Bazıları tatlı, bazıları acı. Soslu, eğlenceli bilgiler de var. Atalarımız “Çok bilen çok yanılır.” demişler. Önceki ebeveynler bilgi yokluğu ile yanlış̧ yapıyordu, şimdi ise bilgi çokluğu kafa karıştırıp ebeveynleri yanlışa sürüklüyor.
Bu durumun önüne geçmek için herkese görev düşüyor aslında. Öncelikle uzmanların dikkatli olması gerekiyor. Uzmanlık ne söyleyeceğini değil ne söylemeyeceğini bilme sanatıdır. Psikologların bilmesi gereken her detayı, bilgiyi ebeveyne aktarmak marifet değildir. Elimizdekini değil, ebeveynlerin ihtiyacı olan kadarını sunmakla yükümlüyüz. Herkesi psikolog, pedagog yapamayız. Doğru da değildir. Uzmanlar süzmeden aktarırsa ebeveynler ister istemez alırlar ve sonrasında bu bilgi onlara yük olabilir.
Bilgi havuzundan seçerek ve süzerek sunum yapmak her uzmanın önceliği olmalıdır. Alt ıslatan çocuğu için “sanırım anal dönemde saplandı hocam” diyerek psikoloğa gelen bir ebeveyn, bilgi zehirlenmesi yaşamıştır. Burada kabahat ebeveynin değil bu bilgiyi herkese açık şekilde paylaşan uzmanındır.
Bir uyarıyı da ebeveynlere yapmakta fayda var. Öncelikle uzmanlara yönelik kurs, söyleşilere kenarından da olsa bir şey öğreniriz düşüncesi ile girme çabasını kenara bırakmaları gerekiyor. Oradan fayda alayım derken birçok gereksiz ve detay bilgi ile zihinsel obeziteye yürüyebilirler. İkinci dikkat edilmesi gereken nokta ise bilgiye ihtiyaç anında ulaşmaktır. Mesela alt ıslatan çocuğu olan bir ebeveyn bu konuda bilgi arayabilir. Ama durduk yere buna dair okumalar yapmak bir ebeveynde gereksiz bilgi depolanmasına yol açar. Bu nedenle bir uzmana kulak verirken konunun kendi yaşadığı bir soruna ilaç olup olmayacağına da bakılmalıdır. Her önümüze gelen yemeği yemediğimiz gibi her duyduğumuz bilgiye de kulak vermemek gerekir.
Eğer bir ebeveynseniz ve bilgilerden ötürü zihinsel bulanıklık, kafa karışıklığı, doğruyu bilememe ve “öğğg” hissi oluştu ise gıda zehirlenmesi gibi bilgi zehirlenmesi yaşıyor olabilirsiniz. Bu durumda zihinsel diyet ve detoks zamanı gelmiş demektir. Yani bilgi veren uzmanları bir süreliğine takipten çıkın, bilgi içerikli kitaplara ara verin, yeni eğitimlere katılmayı askıya alın. Hayatınızda edebiyata, sanata ve eğlenceye yer açın.
