TR EN

Dil Seçin

Ara

Bir Bağ Kurma Çabası

Yollar... Uzakları yakın eden... Şehirleri, ülkeleri, insanları birbirine bağlayan... Yol açmak, yol bulmak, yol almak... Memleket veya akraba ziyareti veya sırf yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak niyetiyle... Yolculuklar... Farklı insanlarla farklı mekanlarda geçirilen zamanlar... Kurulu düzen içinde sürüp giden hayatlar için rutinin dışına çıkma imkanı... Bir ferahlama ve tazelenme vesilesi... 

Yaşanan yerden uzaklaşmak, başka hayatlara tanıklık etmek, etkileşimde bulunmak... Düşünmek... Kendi sınırları içinde ve kendi gündemiyle hemhal olunan hayatlar ile onların serüvenleri arasında bağ kurmak... Hayat bizden ibaret değil... Uzaklarda bir yerlerde benzer yanları olduğu kadar çok farklı hayatları tecrübe etmekte olan insanlar var... Farklı anlayışlar, görgü ve yaklaşımlar... Mutfaktan mimariye ve insan ilişkilerine kadar hayatın içinde yansımasını bulan farklı değerler... 

Biz kendilerinden haberdar olmasak ve hiç karşılaşmasak da o hayatlar yaşanıyor. Ancak tanışıp bilişmek bir imkan... Bağ kurulduğunda insanın ufku genişliyor, düşünce ve anlam dünyası zenginleşiyor. Hayatın doğal akışı içinde kişisel gelişim dersleri... Sadece dış dünyada değil, içe doğru da bir yol kat etme söz konusu olan. 

İnsan durduğu yerde dursa ve hiçbir karşılaşma tanışma bilişme fırsatı bulmasa, hayat hep yerinde sayacak... Kendi çapında bir hayatla gelip geçilmiş olunacak bu dünyadan... İnsanları “tanışıp bilişsinler için” bir erkek ve bir dişiden yarattığını Hucurat 13. ayette bildiren Rabbimiz, Fussilet 53. ayette de “enfüste ve afakta” gösterdiği ayetlerden haber verir. 

Şehirler ülkeler arasında bağ kuran yolların aynı zamanda tefekkür dünyamıza da uzanması ve yeni tanımalar ve bilmelerle kurulan bağların bizi tazelemesi ve zenginleştirmesi hususu, insan bedenini mükemmel bir düzen ve işleyişle yaratan Rabbimizin, içimizde var ettiği ayetlere çeviriyor dikkatimizi... Bu da bir “bağ kurma” çabası ve niyeti aslında... 

“Snaptik bağlar”...

Merkezi ve çevresel sinir sistemini oluşturan 100 milyardan fazla sinir hücresi… Nöronlar… İki nöronun birbirine bağlandığı noktaya “snaps”, bu bağlantı yollarına “snaptik bağlantı yolları” denmekte. “Snaps” terimini ilk kullanan kişinin Sir Charles Scott Sherrington ve meslektaşları olduğunu öğreniyoruz kaynaklardan. Yunanca: “Syn-” (beraber, birlikte) ve “haptein” (kucaklaşma) kelimelerinin birleştirilmesi ile türetilmiş bir terim. “Snaptik bağ” dediğimiz de bir hücreden başka bir hücreye veri aktarımı anlamına geliyor. 

Her bir nöronun 100’den fazla sinir hücresi ve snaptik bağ yapısı ile bağlar kurması, onları etkilemesi ve onlardan etkilenmesi söz konusu. Algılama, düşünme ve öğrenme gibi zihinsel süreçlerde çok önemli role sahipler bu yüzden... Nöronlar arasında ne kadar çok sayıda bağ kurulmuş ise, o kadar gelişmiş bir beyinden bahsedilmekte. Yeni bir şey öğrenmek, yeni bir beceri edinmek, beyinde daha önce kullanılmayan alanlara yollar inşa etmek anlamına geliyor ve nöronlar bu sayede birbirine bilgi taşıyorlar. Beynin bir bölümünün kullanılıp kullanılmadığını anlamak için görüntüleme sistemlerinde o bölgedeki nöronlar arasındaki bağlantılara bakılması dikkat çekici bir bilgi. Ne kadar çok bağlantı kurulmuşsa o kısmın kullanılıyor olması bizi bir kez daha bağ kurmanın önemi üzerinde düşünmeye sevk ediyor.

Yalnızlık çağında sosyal bağları zayıflamış hatta kopmuş modern insan profili ile gittikçe artan psikolojik sorunlar ya da alzheimer gibi hastalıkları değerlendirmede buradan bir ders alınabilir belki de... Çünkü insan sosyal bir varlık... Tanınmak, bilinmek, kaale alınmak, kendini değerli hissetmek, sevmek, sevilmek, saygı görmek, anlamlı bir hayat sürmek ister. Eğitim alanında sınıftaki her bir öğrencinin kendi biricikliği ve bireysel başarısına odaklanmaktan çok, bağ kurmaya ihtiyacı olduğunu düşünmek gerek mesela. Toplumsal ilişkilerde, aileden başlayarak mahallede, okulda, işyerinde hep insan merkezli bakmak ve toplumsal iyiyi gözeterek bağlar kurmak da insani gelişim kadar toplumsal gelişimde de fark oluşturacaktır. Sadece insanlar arasında değil, okulda müfredat çerçevesinde öğretilen bilgiler arasında ya da derslerle hayat arasında bağlar kurmak öğrenmeye eğitime ve yeni neslin düşünce gelişimine katkı sunacaktır. Yine hayatı farklı açılardan değerlendiren disiplinler arasında kurulacak bağlar ile gerçekleşecek bilgi alışverişi bütüncül düşünmeye zemin sağlayacak ve ortak doğrulara yol bulunabilecektir.

Hasılı kelam, içimizde nöronlar arasında kurulan bağlar beyni geliştiriyor. Uzakları yakın eden yollar vesilesiyle kurulan bağlar görgümüzü artırıyor, ufkumuzu genişletiyor. İnsani faaliyetlerin her alanında kurulan bağlarla da birey ve toplum düzeyinde gelişme umudunu yeşertiyor. 

Kur’an-ı Kerim’de pek çok kez geçen “akletmek” fiilinin anlamı “bağ kurmak” olarak ifade ediliyor nitekim. Bağ kurma çabası bir anlamda Allah’ın bahşettiği aklı O’nun muradı ve rızası doğrultusunda kullanma niyet ve gayreti olarak görülebilir vesselam. Nihai takdir Allah’ındır.