TR EN

Dil Seçin

Ara

Bu Zamanda Kadın Olmak / 4. Bölüm: Veled-i Zina Memleketleri

Bu Zamanda Kadın Olmak / 4. Bölüm: Veled-i Zina Memleketleri

30 yaşındaki Chyemil Pierce arabasını park eder ve iki küçük çocuğu ile evine doğru yürümeye baslar. 1 yaşındaki kızı yanında değildir. Sokağın biraz ötesinde bir kavga vardır. Kavga şiddetlenip silahlar ateşlenmeye başlayınca Pierce ve çocukları bir anda çapraz ateş içinde kalır. 100’den fazla merminin atıldığı bu çete savaşında, çocuklarını korumaya çalışırken, genç anne can verir(1-2). Olaydan sonra Oakland katili olarak anılacak olan Anthony Sims’in son Facebook paylaşımı ise insanın içini sızlatacak cinsten: “Keşke bir babam olsaydı.”(3)

…

Olağanüstü hal ilan edilmesi lazım… Batıda babasızlık salgın bir hastalık gibi yayılıyor. Evlilik dışı ilişkiler bir özgürlük olarak görülüyor. Fakat özgürlükler sorumluluklar ile birlikte gelmediği zaman, toplum içinden çürümeye başlıyor. Erkekler ve kadınlar bu özgürlüğü beraber yaşasalar da, sonuçları çoğunlukla kadınların omuzlarına yükleniyor. 

 

“…erkek, sekiz dakika zevk ve lezzet için sefahete girse, ancak sekiz lira kadar bir şey zarar eder. Fakat kadın sekiz dakika sefahetteki zevkin cezası olarak dünyada dahi sekiz ay ağır bir yükü karnında taşır ve sekiz sene de o hâmisiz çocuğun terbiyesinin meşakkatine girdiği için sefahette erkeklere yetişemez, yüz derece fazla cezasını çeker.”(4) diyerek durumu yorumlayan Bediüzzaman Hz. Lem’alar’da bu olaylar için, “Az olmayan bu nevi vukuat.” der. Aslında 1400 yıl evvelinden Peygamber Efendimiz (asm) bunu hadislerinde, kıyamete bir alamet olarak zikretmiştir(5).

 

Şu anda tüm etnik gruplar için, Amerika’da doğan 10 çocuktan 4’ü evlilik dışı. Farklı gruplar ve bölgeler için yüzdelik değişiyor. Bu oran zencilerde 4 çocuktan 3’ü (p), Amerika’nın yerlilerinde h, beyazlarda 0, Asya ve Uzak Doğulularda ise (6-7). 

 

Avrupa’da evlilik oranları 1960’lardan beri düşüyor, doğum oranı da azalıyor. Bugün Avrupa’da doğan çocukların yarısı evlilik dışı, ve artık bu fakirliğin bir göstergesi de değil(8). İngiltere’de bekar annelerden doğan bebeklerin sayısı (Q,4), evli annelerden doğanlardan daha fazla(9). Evlilik dışı çocukların en yaygın olduğu yerlerden biri İzlanda(10). 10 çocuktan 7’si böyle. Şili, Kosta Rika, ve Meksika İzlanda’yı da geçmiş durumda. Fransa’da oran b. Türkiye’de ise %3’e yaklaşıyor(11).

 

Çin, Hindistan, Kuzey Afrika, Batı ve Güney Asya’da babasız çocuklar hoş karşılanmıyor, çoğu zaman dışlanıyor, hatta bazı ülkelerde cezalandırılıyor. Buralarda evlilik dışı çocukların oranı %1’den bile az(12). Çin’de babasız çocuk doğuran bekar annelerin çocuklarına nüfus kâğıdı verilmediği gibi, çok yüksek miktarda para cezası ödemek zorunda bırakılıyorlar. Çocuklar devletin sosyal yardımlarından faydalanamıyorlar(13). Babasız çocukların çoğunlukta olduğu Belçika, Danimarka, Fransa, Norveç, ve İsveç gibi Avrupa ülkelerinde hükumet bekar annelere çok yardım ediyor. Ve devlet yardımının artmasının, evlilik dışı çocukların ve boşanmaların artması ile orantılı olduğu düşünülüyor(14). 

 

Bir çocuk ileride iyi bir eğitim alabilecek mi, iyi bir meslek edinebilecek mi, maddi durumu nasıl olacak, suça karışacak mı gibi soruların cevapları için en önemli faktör, birçok kişiye göre çocuğun doğduğu coğrafya. Bana sorarsanız, bundan daha önemlisi, evlilik dışı doğup doğmaması. Çocuk yetiştiren herkes, bu işin iki kişi için bile ne kadar zor olduğunu da, özellikle erkek çocukları için babanın rol model olmada ve disiplini sağlamadaki yerinin doldurulamayacağını da bilir. Elbette ki bir ülkedeki milyonlarca gayr-ı meşru çocuk milli bir problem. 

 

Ergen Doğumları 

Ergen doğumlarında Amerika batı endüstriyel toplumları içerisinde başı çekiyor(15). Aslında Amerika’da 10’lu yaşlardaki ergenlerin hamilelik ve doğum oranları her yıl düşüyor. 1991 yılından beri x oranında azalmış. Buna rağmen, şu anki hali ile bile, bir yıl içerisinde yaklaşık 150 bin ergen kız hamile kalıyor ve çocuk sahibi oluyor. Düşük, ölü doğum, ve kürtajlar buna dahil değil. Bu çocukların ?’ı evlilik dışı çocuklar. Tüm ergen doğumları ilk çocuk değil. civarı, iki yıl içerisinde yine ergenlerden doğan 2. çocuklar(16-18). 

 

Ergen anneler hem kısa hem uzun vadede ağır sosyal ve ekonomik baskılara maruz kalıyorlar. Bu annelerin sadece yarısı liseden, ve %2’si üniversiteden mezun olabiliyor(19). Ergen annelerden doğan çocukların okul başarıları daha düşük. Liseden terk oranları, sağlık sorunları, ergenlikte hapse girme, ve ilerde işsizlik problemleri ise daha fazla(20). 

 

Tüm bunlar sadece anneye değil, bütün topluma zarar veriyor. Yapılan bir hesaplamaya göre, 1991’den 2015’e kadar, ergen doğumlarının, d oranında düşmesi, sadece 2015 için Amerika’ya $4.4 milyar kamu tasarrufu sağlamış(21).

 

Ergen doğumlarının azalmasındaki en önemli etkenin, korunma yöntemleri ile ilgili çocukların sürekli bilgilendirilmesi, okullara özel dersler konulması, ve farklı korunma yöntemlerinin bedava gençlere dağıtılması görülüyor.

 

Şu anda 10’lu yaşlarında, doğum kontrolü için rahim içi araçlar kullanan küçücük kızlar var. Pek çok kişiye göre bu bir başarı(!)(22). Amerika’daki ergenler için kişi başı bu yöntemlerin bedava dağıtımı $239 ve toplamda 1 milyar dolardan fazla tutuyor, fakat bu para, yerinde ve doğru harcanmış bir para olarak görülüyor. Çünkü bu çocukların ülkeye çıkardığı sorun ve masraf, bu miktardan kat kat fazla. 

 

Annesi ergen yaşlarda doğum yapan kızların kendilerinin de aynı şeyi yaşama olasılığı yüksek. Yani bu durum aslında nesillerde bir kısır döngü haline geliyor. Bir kız öz anne babası ile yaşıyorsa(23), ailesine ve okuluna bağlı ise, ailesi tarafından destekleniyorsa, okulda başarılı ise(24) erken yaşta hamile kalma olasılığı azalıyor.

 

1400 yıl önce, çok farklı bir kültürde yaşamış Hz. Aişe’nin (ra), üstelik de yanlış bildikleri yaşı için hala tartışıp duruyor insanlar. Tarihi olaylar, Hz. Aişe’nin travmaya uğramış, kendini geliştirememiş bir hali olmadığına işaret ediyor. Ciddi bir iftiraya uğradığında bile dik durmuş, zamanın en büyük alimlerinden biri olmakla kalmamış, o zamanda bir ordunun başında sefere çıkmış… Keşke şimdiki kızlara yardım edebilsek…

 

Babasız Çocuklar Nasıl Etkileniyorlar?

İki ebeveynli ailelerin sayısı gitgide düşerken araştırmalar bunun çocuklar için kötü sonuçlar doğurduğunu, evli anne babaların birlikte yaşadığı çocuklarının, bekar anneler veya nikâhsız birlikte yaşayan çiftlerin çocuklarına göre hayatta daha başarılı, sağlıklı ve huzurlu olduğunu tekrar tekrar ortaya koyuyor. 

 

Çocuk doğmadan önce bile babanın hamilelikle ilgili tavırları, davranışları, anne ile olan ilişkisi çocuğa etki ediyor. Baba destek olmuyorsa, hamile kadınların çocuklarını düşürme oranı 2 kat, çocuk doğarsa düşük kilolu olma olasılığı c artıyor(25). 

 

Araştırmalar, ailenin bebeğin doğumu sırasındaki durumunun, ilerideki istikrarını yüksek oranda doğru tahmin edebildiğini gösteriyor. En kararsız ve değişken aileler nikâhsız birlikte yaşayan aileler. Ayrılma riskleri, evli olanlara göre 5 kat daha fazla. Bunu tek ebeveynli aileler takip ediyor. Aile istikrarı ve sabitliği çocuğun zihinsel gelişimine iyi yönde katkıda bulunurken, babanın kısmi varlığı her türlü ailede çocuğun zihinsel gelişimini negatif etkiliyor. Ailenin kararsız ve istikrarsızlığı, eş değişimleri annede strese ve çocuk yetiştirmede zorluklara, çocuklarda ise okulda daha fazla davranış problemlerine neden oluyor(26-28). 

 

Babası olmayan çocukların kendine güvenleri yaralanıyor. Babalarının onları neden terk ettiğini anlayamıyorlar(29). Terk edilmekten dolayı içlerine oturan öfke, arkadaşlık ve sağlıklı ilişkiler kurmalarını zorlaştırıyor(30). Bu acıyı içki, uyuşturucu, sağlıksız ilişkiler, ve ahlaksız internet siteleri ile bastırmaya çalışıyorlar(31). 

 

• Evinden kaçan, sokakta yaşayan, intihar eden çocukların çoğunluğu babasız evlerden geliyorlar(32). 

• Bekar annelerin çocukları evli annelerinkilere göre daha fazla agresif davranışlar gösteriyorlar(33).

• Fakirlik çekme ihtimalleri, evli çiftlerin yaşadığı evlere göre 4 kat daha fazla(34).

• Liseden terk çocukların p’i babasız. Yetişkinliklerinde akademik başarı sağlamaları ihtimali daha az(35).

• Anneden ziyade babaya olan yakınlık, bir çocuğun suça karışma davranışlarını tahmin etmede daha etkili(36). Babasız çocuklarda içki ve uyuşturucu kullanma riski çok yüksek(37). Bazı verilere göre, evde babaları olanlara göre '9 kat daha fazla silah taşıyor, ve uyuşturucu alıp satıyorlar(38).

• Tek ebeveynli ve üveylik olan ailelerdeki ergenlerin kendine güvenleri daha düşük. Daha çok kaygı ve yalnızlık çekiyor, intiharı düşünüyor veya teşebbüs ediyor, psikolojik rahatsızlık, depresyon, hastalık, yaralanma, ölüm, ve bağımlılık için daha yüksek risk taşıyorlar(39-42). 

• Cinsel hayatları çok erken başlıyor(43). 

 

Sorunlar Sadece Psikoloji ile de İlgili Değil

Bekar annelerin çocuklarının,

• Genel sağlık durumları daha kötü(44). 

• Kilolu veya obez olma olasılıkları(45), kazalara maruz kalmaları, yaya olarak trafikte incinmeleri, yaralanmaları, fiziksel hastalıkları, hastaneye gitme ve hastaneye yatırılmaları, astım olma riskleri, hatta ölümleri daha fazla(46-51).

 

Anne Babası Evli Olan Çocuklar

• Bir arada yaşayan ailelerin çocuklarının suça karışma oranları daha az(52). 

• Genel sağlık durumları daha iyi(53). 

• Tek ebeveynli ve boşanmış ailelerin çocuklarına göre akademik olarak daha başarılılar(54-55).

 

Bir bölgede yaşayan baba sayısı ne kadar az ise, orada ergenler arası şiddet o kadar fazla görülüyor. Bekar anne veya babaların az bulunduğu, birlikte yaşayan ailelerin çok olduğu mahalleler, yaşamak için daha güvenli yerler(56). Okul başarıları ya da başarısızlığı da çoğu zaman aslında bulunduğu muhitin aile yapısını yansıtıyor. Dağılmış, eğitim seviyesi düşük ailelilerin çoğunlukta olduğu yerler okul kalitesinin düşük olduğu yerler oluyor. 

 

Çeteler 

Ailesinden, okulundan ilgi, sevgi, ve kabul göremeyen, yanında babası veya onun yerini dolduracak bir rol modeli olmayan çocuklar, aradıkları bu sevgi ve rehber ihtiyacını çetelere katılarak gidermek isteyebiliyorlar. Birçok çete mensubu bekar annelerin evlerinden çıkıyor(57). 

 

Bekar Annelerin Durumu ve Zorlanmaları 

Bekar anne veya babalık sadece çocukların genel sağlık durumlarını etkilemiyor. Yalnız anne veya babalarda, evli olanlara göre daha fazla depresyon, psikolojik sorunlar ve uyuşturucu madde kullanımı görülüyor. Bekar anneler ise bu noktalarda, bekar babalara göre iki kat daha fazla sorun yaşıyorlar(58-59).

 

Tahmin edilebilir bir sonuç… Anne ve babanın evdeki rolleri, çocuğa kazandırdıkları farklı. Bu farkı anlamak için sadece parkta biraz gözlem yapmak yeter. Anne der ki: “Şurada sakin sakin oyna, kendine dikkat et, aman düşme.” Baba der ki, “Tırman oğlum, daha yükseğe çık. Daha hızlı koş.” Adalet ve merhamet dengesini tutturma hedefli anne-babalık çoğunlukla iki zıt karakter barındırıyor. Evde dede, dayı gibi baba rolünü üstlenebilecek biri yoksa, bu iki zıtlığı aynı anda gerçekleştirme, bununla beraber dışarıda çalışıp ev geçindirme, hepsi beraber annenin omuzlarına yüklendiğinde kadının zorlanması kaçınılmaz hale geliyor. Ve belki de bu yüzden bekar anne ve babalar ile büyüyen çocuklar daha fazla fiziksel ve duygusal şiddete maruz kalıyorlar(60).

 

Baba ne kadar eğitimli ve ne kadar pozitif olarak çocukla ilgileniyor ise, annenin çocuğa fiziksel şiddet uygulaması o kadar azalıyor. Ekonomik durumun ise bu sonucu etkilemediği düşünülüyor(61). 

 

Her çocuk masum doğar. Babasız büyüyen her çocuk kötü olur diyemeyiz. Hatta daha fazla zorluk içerisinde büyüdüğü için, daha güçlü de olabilir. Fakat bunca araştırma, hem bireysel boyutta hem devlet görevlileri, doktorlar, ve öğretmenler tarafından görmezden gelinmemeli. Amerika’da çoğunluk, babasızlığın toplumun en önemli sosyal problemi olduğunu, toplumdaki birçok problemin evlerde baba olup, babalar çocukları ile ilgilenir ise çözülebileceğini düşünüyor. 

 

Baba Yokluğunun Topluma Faturası 

2008’de yayınlanan ve türünün bir ilki olan bir araştırma(62), baba yokluğunun toplumdaki diğer vergi verenlere etkisine ışık tutuyor: Bir yıl içerisinde Amerika’da devletin babasız ailelere destek için yaptığı harcamalar yaklaşık $100 milyar. Bu miktar tıp, adalet ve diğer sosyal alanlardaki dolaylı masraflar hesaba katılmadığı için çok tedbirli ve iyimser bir rakam olarak görülüyor. Bu nedenle 2010 yılında, Obama döneminde sağlıklı evlilik ve sorumlu babalığı teşvik etme çabaları için yıllık $150 milyon ödenek ayrılması için kanun geçirildi. 

 

Kürtaj 

İnsanlar bu zorlukların farkında oldukları için, bazıları böyle bir durumda hamileliği sonlandırma kararı alıyorlar. Hamileliklerin 0’a yakını kürtaj ile sonlandırılıyor(63). Kürtaj ise, kadınlarda farklı komplikasyonlar, depresyon, kaygı, uykusuzluk, suçluluk gibi pek çok maddi manevi etki bırakıyor(64-68). Bazıları ömür boyu etkisinden kurtulamıyorlar. Kız ve erkek, birlikte günah işlese, sonuçta kürtaj ile çocuk sahibi olmama yoluna gidilse, ceremesini yine kız çekiyor. 

 

Resmi rakamlara göre Amerika’da yıllık yaklaşık 1 milyon kürtaj gerçekleşiyor. Birçok eyalette kürtaj için kısıtlamalar var. Bu nedenle gayr-i resmi rakamların daha yüksek olduğu düşünülüyor(69-70). 

 

Bir yıl içerisinde milyonlarca evlilik dışı çocuk doğuyor. Düşükler, ölü doğumlar, ve kürtaj da var. Korunma yöntemlerinin yaygınlığı, hamilelik süresi, ve her ilişkinin de bebekle sonuçlanmayacağı da düşünülürse bu toplumlarda ne kadar ahlaksız ilişki yaşanıldığı düşünülsün. İnternet ve televizyondakileri saymıyorum bile…

 

Bunca “Özgürlük” Kadınları Nasıl Etkiliyor?

Bir insanın bağışıklık sisteminin kendi kendine saldırması ile nitelendirilen otoimmün hastalıklarda, vakaların ?’i kadınlar(71). Kadınlar erkeklere nazaran çok daha fazla kronik ağrı(72) ve uykusuzluk(73) çekiyor, migrene(74), hassas bağırsak sendromuna(75) tutuluyorlar. Bir kalp krizi halinde ölme oranları iki kat daha fazla(76). Erkeklere nazaran iki kat daha fazla depresyon(77), kaygı(78), ve daha az oranda travmaya maruz kalmalarına rağmen, daha fazla travma sonrası stres(79-80) yaşıyorlar. En öldürücü(81) psikolojik rahatsızlıklardan biri olan anoreksiya kadınlarda 9 kat daha fazla ortaya çıkıyor(82). Bu rahatsızlıkların genetik ve hormonal yönü olsa da pek çoğu stres kaynaklı. Gelecek nesillere, gencecik kızlarımıza bırakacağımız miras bu mu?

 

Aile yapısının bozulmasının bu kadar bariz ve göz önündeki sonuçlarına, bunca depresyonda psikolojik rahatsız kadına, sosyal dengesizliğe rağmen yapılan şu: Bekar anneliği teşvik edelim, vergilerden onlara yardım yapalım, boşanmayı kolaylaştıralım, evliliği zorlaştıralım, korunma metotlarını yaygınlaştıralım, nikâhsız yaşamı, eşcinselliği normalleştirelim, kürtajı serbest bırakalım. 

Delilik…

 

Okullarda karakter eğitimine, İslami terbiyeye ağırlık verelim. Sivil toplum kuruluşları ile gençlere iyi rehberlik verilmesine çalışalım. Evleneceklere, zor durumda olan evlilere yardım edelim. “…mübarek taife-i nisaiye, fıtraten yüksek ahlâka menşe’ olduğu gibi, fısk u sefahette dünya zevki için kabiliyetleri yok hükmündedir. Demek onlar daire-i terbiye-i İslâmiye içinde mes’ud bir aile hayatını geçirmeğe mahsus bir nevi mübarek mahlukturlar.”(4) gibi satırları biz okumasak, anlamaya çalışmasak da hadiseler ve alemin hali bize bağırarak ihtar ediyor. Geçici günahlı zevklerin, bu dünyada bile nasıl elemlere dönüştüğünü, önce aileden başlayarak, toplumu nasıl temellerinden sarstığını apaçık gözler önüne seriyor.

 

 

Kaynaklar:

1. https://www.sfgate.com/crime/article/Man-19-accused-in-stray-bullet-slaying-of-West-6130993.php