TR EN

Dil Seçin

Ara

Ruhsal Şifa / Sağlıklı Bir Aile Ortamı Oluşturmak ve Sürdürmek İçin Öneriler

Ruhsal Şifa / Sağlıklı Bir Aile Ortamı Oluşturmak ve Sürdürmek İçin Öneriler

Soru: Hocam iyi çalışmalar diliyorum. Üç çocuklu bir anneyim. Evlatlarıma en iyi şekilde anne olmaya gayret ediyorum. Onların ahlaki gelişimleri için elimden geleni yapıyorum. Kocam iyi bir insan ancak evlatlarımızın yetişmesinde maddiyattan öte pek bir rolü yok. İstiyorum ki babaları olarak onlara örnek olsun. Özellikle oğlumun babasına ihtiyacı var. Halimiz vaktimiz yerinde elhamdülillah. Kocama bu talebimi her ilettiğimde geçim derdinden zaman kalmadığını söyleyerek bana çıkışıyor. Ama oğlumun ve kızlarımın babasız bir dünya kurmalarına razı değilim. Onların gün geçtikçe babalarını bir banka olarak görmelerinden rahatsızım.

 

Cevap:

Bu rahatsızlığınız şu zamanın en kıymetli rahatsızlıklarındandır. Zira günümüz ailelerinde baba, kadın için de çocuk için de sadece para getiren ve bunun dışında sorumluluk almayan, işte yorulduğu için gezmeye ve eğlenmeye sonsuz kredisi olan imtiyazlı bir kişilik olarak karşımıza çıkar oldu. Oysa bir erkek için evin geçimini sağlamak ne başa kakılacak bir şeydir, ne de diğer tüm sorumluluklardan el çekip keyif sürme aracıdır. 

Evlilik, cinsiyetlere göre değişen sorumluluk ve özveri gerektiren bir kurumdur. Eşlerden biri bu sorumluluk ve özverilerden kaçınmaya gayret ettiği takdirde bu maalesef diğer eşin sömürülmesi manasına gelir. Bu durum sömürülen eşin ya hayat boyu yıpranmasıyla ya da sömürülen eşin de artık tüm sorumluluklarından kaçmasıyla son bulabiliyor. İşin en dramatik taraflarından biri de sorumluluktan kaçan eşin bütün sorumluluklarını diğer eş yüklenirken yıllar içerisinde sorumluluktan kaçan eşin ev halkı üzerinde herhangi bir etkisi ve yaptırımı da kalmıyor. Zira yıllarca sorumluluktan kaçan eşle yol alınamadığı görülünce aile üyeleri onsuz bir dünya kurmaya başlıyorlar haklı olarak. Sorumluluktan kaçan eş yıllar sonra bu gerçeği ya önemli bir olayda ya da emekli olduktan sonra fark edebiliyor. Bu da onun için yıkıcı bir yüzleşme olabiliyor.

Bu yıkıcı yüzleşmelerin olmaması adına kadın ve erkeğin ailedeki rollerine uygun olarak taşın altına ellerini koymaları çok önemlidir. Sizin sorunuz özelinde evli erkeklerin aile içerisinde sorumluluk üstlenmekten kaçınmasının birden çok sebebi olabilir. Bunlardan bazıları kültürel alışılagelmiş rollerden ve büyütülme tarzından kaynaklanırken, bazıları bireysel tercihler ve psikolojik faktörlerle ilişkili olabilir. Geleneksel toplumlarda erkeklerin “ailenin geçimini sağlayan kişi” rolüne sıkıştırıldığını görürüz. Bu rol, ev içindeki bakım ve sorumlulukları genellikle kadınlara yükler. Erkekler bu rolün dışında hareket etmekten kaçınabilir ya da buna gerek duymayabilir. Zira böyle davranmak nefsine daha hoş gelebilmektedir. 

Bazı erkekler ev işlerinde ya da çocuk bakımında yeterince bilgi sahibi olmadığını düşünebilir. Bu, sorumluluk almaktan kaçınmalarına ve eşlerinin bu konuda daha uygun olduklarına inanmalarına yol açabilir. Ev işlerine katılım göstermeyen erkekler, uzun süre bu sorumluluklardan muaf tutulmuş olabilir. Özellikle, genç yaşlarında aileleri tarafından bu işleri yapmak zorunda bırakılmamış bireyler, bağımsız yaşamda veya evlilikte benzer bir konfor alanını koruma eğiliminde olabilir. 

Bazı erkekler, iş hayatındaki yoğunluk ve stres sebebiyle evde ekstra yük almak istemez. Dinlenme ihtiyacı, sorumluluk paylaşımını geri plana atmasına neden olabilir. Evet, zorlaşan ve pahalanan hayat mücadelesinde çalışan eşlerin daha fazla yıprandığı gerçeğini inkâr edemeyiz. Hatta bu durumda olan baba ve annelere neden çalıştıklarını sorsak tamamına yakını “evlatlarımız için çalışıyoruz” derler. Bu cevap son derece doğrudur lakin evlatların ve eşlerin tek ihtiyaçları para ve paranın getirdiği maddiyat değildir. Maddeci bir topluma dönüşürken bu hakikati atlamak ve anlamamak, işkolik ebeveynleri, paralı ama başıboş evlatları sonuç veriyor. Bu durumdan rahatsız olmak ve çözüm yolları aramak zorundayız. İşte bu durumda, eşlerden birinin sorumluluk almaktan kaçınması, yalnızca bir taraf üzerinde yük oluşturmaz; aynı zamanda, eşler arası iletişim ve çocukların gelişimi üzerinde uzun vadeli etkiler doğurur. 

Problemli sorumluluk dağılımı, eşler arasında dengenin bozulmasına yol açacağı için karı-koca ilişkilerinde de yıkıcı etkileri olur. Bu durum, tartışmalara, karşılıklı suçlamalara ve hatta duygusal mesafelenmeye neden olur. Yukarıda bahsettiğimiz “onsuz bir dünya” kurma durumu da böylelikle ortaya çıkar. 

Erkekler çocuklarıyla yeterince zaman geçirmez veya birebir ilgilenmezse, çocukların bilinçaltına ebeveyn rollerine dair yanlış mesajlar yerleşebilir. Örneğin, çocuklar “baba, sadece para getirmek için vardır” gibi yanlış bir algı geliştirebilir. Buna karşılık tüm sorumluluğu taşıyan kadınlar, fiziksel ve duygusal olarak bitap düşer. Bu tükenmişlik, hem ilişkiyi olumsuz etkiler hem de kadının kendi yaşam kalitesini düşürür. 

Ailede sorunların çözümü her zaman mümkündür; yeter ki her iki taraf da iletişim kurmaya ve çaba göstermeye istekli olsun. Sağlıklı bir aile ortamını sürdürmek için şu önerileri değerlendirmekte fayda var:
• Eşler arasında sağlıklı bir iletişim kurulabilmesi için duygular ve beklentiler açıkça paylaşılmalıdır. Erkeklerin sorumluluk almamasının kadın için ne tür bir yük oluşturduğu, sakin bir şekilde ifade edilmelidir.
• Eşler aileleri için yaptıkları işleri başa kakma aracı olarak görmemelidir. Zira evlenmek, çocuk sahibi olmak kendilerinin seçimiydi ve bunun sorumluluklarını da almak zorundadırlar.
• Aile üyelerinin tek ihtiyaçlarının para olmadığını psikolojik, duygusal, ruhsal ihtiyaçlarının da olduğunu hatırdan çıkarmamak gerekir.
• Aile bir sistemdir ve birey ve eş alt sistemleri de bu sistemi besleyen alt sistem gruplarıdır. Bundan dolayı bazen kendiniz için ve bazen de eşinizle olan ilişkinize özel şeyler yapmayı ihmal etmeyin. Unutmayın siz sadece ebeveyn değil eş ve bireysiniz de.
• Aile arasında zaman geçirmek ve birbirini daha iyi anlamaya çalışmak, ilişkiyi güçlendirir. Aile içinde yapılan aktiviteler de bu sürece katkıda bulunabilir. 
• Çocukların gelişim dönemine göre her bir çocukla arada bir özel ilgilenmek, onlara ufak jestler yapmak, kendilerini özel hissettirmek sizin onlar üzerindeki etkisizi artırır.
• Sadece kadınlar değil, erkekler de anlaşılmayı ister. Erkeklerin hayatındaki iş stresi veya kaygıları göz ardı edilmemelidir. Aynı şekilde, erkeklerin de eşlerinin üzerindeki yüke karşı daha empatik olması ve bunu açıkça ifade ederek ilgilenmesi gerekir. 
• Eğer sorunlar büyümüş ve çözülemez hale gelmişse, bir aile danışmanına başvurmak iyi bir çözüm olabilir. Danışmanlar, çiftlere daha sağlıklı iletişim ve iş birliği yolları konusunda yardımcı olabilirler.