TR EN

Dil Seçin

Ara

Kutsal ve Profan

Kutsal ve Profan

Acıdan akan gözyaşı ile sevinçten akan gözyaşının PH değeri değişiyor mu acaba? Düşlerin çözünürlüğü kaç piksel ya da? Anıların raf ömrü ne kadar? Bir kahkaha kaç desibel sessizlik bozabilir mesela?

Bir iç çekişin rüzgar hızı saatte kaç kilometredir arkadaşlar? Kırık kalplerin yapışma mukavemeti nedir biri bize onu da söylesin? Özlemin gravitasyonel kuvveti kaçtır ya da hangi terazide tartılır hasret?

Hayal kırıklığının kırılma indeksi nedir ya da sevincin yüzey gerilimini nasıl ölçeceğiz? Umudun elastikiyet modülünü nasıl ne ile hesaplayacağız?

Kalp kırıklığının ses hızı hakkında fikrimiz var mı, mach sayısını aşabilir mi çatırdayan bir kalbin sesi? Bir tebessümün momentum değeri ne kadar ve ne kadar güç gerekir karşı koymak için? Hayallerin piksel yoğunluğu nedir bilen var mı? Anıların depolama kapasitesi kaç terabyte? Sevincin dalga boyu hangi nanometre aralığında?

İnsanın aklına geliyor tabii böyle sorular.

Sahi, düşüncelerin RAM kapasitesi yeter mi tüm bu soruların cevaplarına?

Kutsal olan ile profan olanın dengesini kaybettiğinden beri, her adımda biraz daha uzaklaşıyor insan kendisine emanet edilenden.

Her şeyi açıklamaya çalışırken de emaneti taşırken yoruluyor.

Bedenini tapınağa, aklını saltanata dönüştürürken unutuyor asıl kaynağı. Öyle olunca da ruh, kendi gölgesine secde ediyor artık. Modern aklın rasyonel hapishanesinde mananın sesi boğuluyor. Rasyonalitenin soğuk duvarları arasında müteal olanın sıcaklığını unutan insan, kendi benliğinin dar kafesinde çırpınıyor.

Çürüyor…