TR EN

Dil Seçin

Ara

Kırkambar

İnsanları çekiştiren kimsenin hali, bir mancınık kurarak güzel amellerini doğuya batıya, her yana atan kimsenin haline benzer.

— Fudayl bin İyaz

 

***

 

“Kimi var bir ömürden

On hayat çıkarıyor

Kimi var bir hayatla

Başı dertte.

 

***

 

HÜZÜN

Kendi kendinize sebepsiz yere hüzünlendiğiniz anlarda biliniz ki Allah’a yaklaşmışsınızdır.

— Fethi Gemuhluoğlu

 

***

 

YAŞAMIN AMACI

Elie Wiesel Ateşin Üzerindeki Ruhlar adlı şaşırtıcı ve hareketli romanında, faal bir kişinin yaşam amacını çok iyi özetlemiş durumdadır: “Dünya üzerinde benim görevim, boş olan yeri (içimde ya da dışımda olsun) bulmak ve orayı doldurmaktır.”

— Leo Buscaglia

 

***

 

İKİ HADÎS

“İyi davranışlarından memnun, insanlık icabı işlediğin hata ve kötülüklerden rahatsız olursan, sen müminsin. Bu hâl iman alâmetidir.“

•••

“Birisinden: Dünyada adam kalmadı, insanların hepsi bozuldu, şeklinde bir söz işitirseniz, işte o kimse insanların en bozuk olanıdır.”

 

***

 

GOLÜ KİM ATTI?

Golcü hücumda iyi yer tutar, takım arkadaşlarından pas alır, şutunu çeker ve golü atar. Seyirciler çılgına döner. Bu golü kim atmıştır. Birçok insan golü golcünün attığını söyleyecektir. İyi bir antrenör ise golü takımın attığını söyleyecektir.

— Aguayo

 

***

 

YÜRÜMEK KEYFİ

İnanıyorum ki günde en az dört saat hatta kimi zaman dört saatten de fazla, her türlü maddî kaygılardan uzaklaşarak ormanlarda, dağlarda, tepelerde dolaşmazsam bedensel ve zihinsel sağlığımı koruyamam... Odamda bir gün kapalı kalırsam, paslanırım ve eğer ancak öğleden sonra saat dörtte—günü kurtarabilmek için çok geç bir saat—gecenin gölgelerinin günün ışıklarına karıştığı saatte kaçabilmişsem, ceza gerektiren bir günah işlemiş gibi olurum. Öte yandan bütün gün, haftalar, aylar hatta yıllar boyunca dükkanlarında ya da bürolarında kapalı kalan komşularımın dirençlerinin beni şaşırttığını itiraf ediyorum ve manevi duyarsızlıklardan da hiç söz etmek istemiyorum.

— Henry David Thoreau

 

***

 

VAZİFE

Herkes bildiğini başkalarına öğretmekle mükelleftir; bu bir şükran borcudur. Zira, kul Hakk’ın lütfu sayesinde bilgi nimetine kavuşmuştur. Her nimetin şükrü kendi aksiyle eda edilebilir. Bir kimse kudreti oldukça bu vecibeyi şahsen yerine getirmeli, maddi imkânı varsa başkasına yaptırmalıdır.

— Mahir İz

 

***

 

OKUMAK

Okumayan toplum, okuyanı taklit etmeye, onun peşinden gitmeye, bunu yaparken de büyük primler ödemeye mahkumdur.

Çünkü bulanlar ve geliştirenler okuyanlardır. Çünkü birisine tıpatıp eşit yaratılmış iki kafadan maçı kazanacak olan okuyandır.

—Tarık Buğra

 

***

 

YARALI EŞEK

Birisi yaralı bir eşeğin yarasına bir bez bağlasa o bez yaraya yapışsa, sonra o bezi çekip çıkarmak isteseler eşek acıdan derhal çifte atmaya başlar. Ne mutlu o insana ki böyle bir işe kalkışmaz. Hele bu eşeğin elli tane yarası olursa ve bu elli yaraya da yapışmış elli bez bulunursa artık sen onları çekip çıkarmaya çalışan adamın halini düşün. Mal mülk bez gibi, hırs ise yara gibidir. Kimin hırsı fazla ise yarası fazladır.

— Mevlânâ

 

***

 

Maymun gözünü açtı

Adamın birisinin maymunu varmış. Gündüzleri bu maymunu çarşıya götürür, kendisi namaza filan giderken dükkanına bekçi olarak bırakırmış.

Bir gün maymun dükkanı beklerken açıkgöz bir hırsız gelmiş, maymunun karşısına geçip esnemeye ve uyuklamaya başlamış. Taklitçi maymun da esnerken esnerken uyumuş. Hırsız, çekmecedeki paraları ve yükte hafif, pahada ağır ne bulduysa çalıp kaçmış.

Dükkan sahibi camiden gelmiş, durumu anlayınca maymunu bir güzel hırpalamış. Hayvanın canı iyice yandığından bu acıyı unutmamış. Birkaç gün sonra aynı hırsız yine gelmiş. Maymunun karşısına geçip esnerken ve onu uyutmaya çalışırken, maymun sağ elinin işaret parmağıyla, sağ gözünün alt kapağını aşağıya doğru çekerek:

“Pişşşt, Pişşşt” yapmış.

Bu hareketi gören hırsız, hayretten dona kalmış ve kendi kendine:

"Maymun gözünü açmış artık, uyutamayacağım. Bana burada ekmek yok.” diyerek çekip gitmiş.

•••

Bu deyim, geçmiş bir olaydan ders alındığı mânâsında kullanılır.

Deyimler ve Öyküleri serisinin ikinci kitabından alınmıştır.

 

***

 

BALIKÇI TALİHİ

Bir zamanlar Mein Balıkçısı diye, talihi ile meşhur bir adam varmış. Mein kıyılarında balık pek az tutulduğu halde bu adam ne zaman balığa çıksa boş dönmez, sepetler dolusu balıkla gelirmiş.

Adam bu yüzden para kazanırken talihi de dillere destan olmuş. O kadar ki, birinin fazla talihli olduğunu anlatmak için “Mein Balıkçısı gibi talihli” demek âdet haline gelmiş.

Günün birinde balıkçı ölmüş. Cenaze için evine gelenler, Mein Balıkçısı’nın evinde balık ve su üzerine zengin bir kütüphane olduğunu hayretle görmüşler; adamın neden balık avından boş dönmediği o zaman anlaşılmış.

 

***

 

Hiç çoban koyun güder mi dağda, olmasa süt, yoğurt, yağda

— Seyranî