Beynimizde 100 milyar sinir hücresi (nöron) bulunmaktadır ve bu nöronlar 1000 ila 10.000 başka nöronla bağlantı (sinaps denilen irtibat noktaları) halindedir. Bu bağlantıların sayısı ise 1015 gibi astronomik rakamı bulmaktadır.
Nöronların arasındaki ileti elektriksel olduğu halde sinapslara gelen mesaj nörotransmitter dediğimiz taşıyıcılarla kimyasal yolla iletilmektedir. Her türlü duygu, düşünce ve davranışlarımızla ilgili hormonları taşıyan ve beyne ileten bu nörotransmitterlerin çeşidi mesajın anlamına bağlı olarak değişmektedir ve bilinenlerin sayısı 100’ün üzerindedir.
Neden bu kadar çok nörotransmitter vardır? Bu sorunun cevabını bilmiyoruz fakat farklı fonksiyon çeşitliliklerinin en uygun şartlarda aktarılması için pek çok nörotransmitterin gerekli olduğu düşünülmektedir. Ayrıca her nörotransmitterin farklı tipte alt reseptörleri de (alıcı) vardır ve bunlar mesajları taşımada özgünlük ve incelik sağlamakta; etkilerinin daha da ayrıntılı hale gelmesini mümkün kılmaktadır.
Mesajın anlamına ve niteliğine göre hangi nörotansmitterin salgılanacağını beynimiz nasıl bilmektedir? Sayıları 100’den fazla olan bu nörotaşıyıcılar bunu nasıl yapmakta, iletileri nasıl taşımaktadır? Üstelik gelen haberin içeriğine göre değişik nörotransmitterler fonksiyon görmektedir. Sözgelimi kaygıyı kontrol etmede GABA; kalp hızını ve basıncını artırmada noradrenalin; mutlulukta dopamin; duygu ve algıda serotonin; zevk ve ağrı kesici olarak endorfin adlı nörotransmitterler salgılanmaktadır. Bu karmaşık ve anlaşılması zor ilahi sanatın zirvesi karşısında şaşkınlaşmakta ve hayranlığımızı ifade etmekte aciz kalmaktayız.
…
İşte bu nörotransmitterlerden en önemlilerden biri beynimizde üretilen dopamindir. ‘Ödül merkezi’ olarak ve hafıza, hareket, davranış, motivasyon, ruh hali, dikkat, öğrenme, uyku-uyanıklık ve daha fazlası dahil olmak üzere birçok vücut fonksiyonunda rol oynar. Bir kişi başarılı olduğunda, hedeflerine ulaştığında veya hoşlandığı ve zevk aldığı aktiviteyi gerçekleştirdiğinde dopamin salgılanacaktır. Bu da kişinin kendini iyi hissetmesine, motive olmasına ve bu tür etkinlikleri tekrarlamasına sebep olmaktadır.
Dopamin, kimyasal bir haberci olarak hareket etmekte, beynimizdeki sinir hücreleri ile vücudumuzun geri kalanı arasında mesajlar iletmektedir. Dopaminin en az 5 reseptör alt tipi vardır ve her biri farklı işlevlere sahip olarak genellikle farklı davranışsal sonuçlar ortaya çıkarırlar.
Dopamin ayrıca bir hormon olarak da işlev görür. Dopamin beynimizdeki hipotalamus tarafından salgılanan bir nörohormondur.
Dopamin, ‘iyi hissetme’ hormonu olarak bilinir. Bize bir zevk duygusu verir. Ayrıca, zevk hissettiğimizde bir şeyler yapma motivasyonu da verir.
Dopamin ödül sistemimizin bir parçasıdır. Bu sistem, hayatta kalmak için yapmamız gereken şeyleri yaptığımızda bizi ödüllendirmek için yaratılmıştır: Yemek, içmek, hayatta kalmak ve üremek için rekabet etmek. İnsanlar olarak, beyinlerimiz ödül sistemimizde dopamin salgılayan davranışları aramak üzere programlanmıştır. Keyifli bir şey yaptığımızda, beynimiz büyük miktarda dopamin salgılar. Kendimizi iyi hissederiz ve bu hissin daha fazlasını ararız.
Kısacası dopamin seviyemiz yeterliyse şunları hissederiz: Mutluyuzdur, motive olmuş bir haldeyizdir, uyarılmış ve odaklanmış durumdayızdır.
…
Ancak dopamin hormonunun bir de olumsuz algılanabilen yönü vardır. Şöyle ki; haz amaçlı uyuşturucular beynin ‘ödül merkezini’ aşırı uyarır. Zamanla, tekrarlanan uyuşturucuya maruz kalmakla beynin belirli bir bölgesi daha az hassas hale gelir ve uyuşturucudan başka hiçbir şeyden aynı zevk hissi alınmaz olur. Ayrıca, aynı etkiyi üretmek için genellikle daha büyük miktarlarda uyuşturucu almak gerekir. Aynı zamanda, uyuşturucunun etkileri azaldıkça beynin başka bir bölgesi kaygı ve sinirlilik gibi yoksunluk duygularına karşı daha hassas hale gelir ve başka bir nedenle uyuşturucu kullanmaya başlanır; bu rahatsızlıktan kurtulmak için. Yani, bağımlılık birden fazla mekanizmayla gelişen bir kısır döngüdür.
Halbuki dopamin seviyemizi çalışmak, egzersiz, dua ve zikir, ibadet, evcil hayvanla ilgilenme, yeşil ortamda yürüyüş yapma veya kitap okuma gibi faaliyetlerle doğal yoldan artırabiliriz.
…
Beynin çalışması insanı hayrete düşürecek kadar mükemmel cereyan etmektedir. 1300-1400 gram olan insan beyninde sayıları 100 milyarı bulan hücrelerin (nöron) ve bu hücrelerin iletişim yerleri olan ve sayıları 1015 olan sinapsların; sinapslarda iletiyi sağlayan nörotransmitterlerin hiçbirinin çalışması tesadüfe dayanmaz. Hepsi birbirinden haberdar gibi çalışır ve bir organizasyon içerisinde faaliyet gösterir. Karşılıklı her sinaps, milyarlarca diğer sinapslardan haberdar gibi ve adeta birbirlerini kontrol ederek çalışmalarını sürdürürler.
Sadece sinapslardaki mesaj iletiminin incelenmesinde bile aklın anlamakta zorlandığı çok karmaşık ve mükemmel ilahi bir sistem mevcuttur. Ne mutlu bunları görerek Allah’ın sanatını, kudretini ve ilmini takdir edebilene ve Ona teslim olana…
***
Dopamin ve serotonin her ikisi de pozitif ruh hali ve olumlu duygular ile ilişkili olduğundan ikisi de mutluluk hormonu olarak kabul edilebilir. Serotonin daha çok mutluluk hali, dikkat, odaklanma ve sakinlik ile ilişkiliyken, dopamin ise ödül-ceza algısı ve motivasyon ile ilgilidir.
