TR EN

Dil Seçin

Ara

Bilinmezlik Sınırında Bir Canlı: Mor Cıvık Mantarın Gizemi

Bilinmezlik Sınırında Bir Canlı: Mor Cıvık Mantarın Gizemi

Bir düşünsenize ormanda yürürken yere dökülmüş yaprakların arasında parıldayan morumsu bir kürecik görseniz ne düşünürdünüz? İlk aklınıza gelen şey belki de bir mücevher olurdu. Evet bu yazımızda böyle bir mor kürecikten bahsedeceğiz. Bu göz alıcı varlık, ne değerli bir taş ne de bir şapkalı mantar. O, bilim dünyasında bile tam olarak nereye ait olduğu hâlâ tartışmalı olan bir canlıdır: Cıvık mantar ya da bilimsel adıyla Elaeomyxa cerifera, incecik sapı ve parlak mor şapkasıyla âdeta ormanın içinde unutulmuş bir lolipop gibi durur.

 

Toprağın Mor Düşü: Elaeomyxa cerifera

Cıvık mantarlar, klasik anlamda mantarlar sınıfına ait değildir. Genellikle Amoebozoa şubesinde sınıflandırılırlar. Tek hücreli canlılar gibi davranışları vardır ama uygun koşullarda birleşerek çok hücreli gibi hareket etme kabiliyetinde yaratılmışlardır. Hayat döngülerinde hem amipsi hareket eden hem de spor oluşturan evreleri vardır. Elaeomyxa cerifera, bu grubun en dikkat çekici üyelerindendir. Çünkü sporocarp adı verilen spor taşıyan yapısı, parlak mor renkli ve balmumu gibi görüntüsü ile tüm dikkatleri üzerine çeker.

 

Nerelerde Yaşarlar, Vazifeleri Nedir?

Bu canlılar genellikle çürümekte olan odunlar, nemli yaprak altları ve yosun kaplı kütükler gibi nemli ortamlarda yaşar. Gözle görülmeyecek kadar küçük organizmalarla beslenir. Yani doğanın çöpçüsü olarak var edilmişlerdir: Bakteri, maya ve organik artıklarla beslenerek doğadaki dönüşüm zincirinin görünmez ama önemli mikroskobik ölçekli temizlik görevlileridirler.

Ayrıca bilim dünyasında, onlara yaratılıştan verilmiş olan hareket ve yön bulma davranışları, problem çözme yetenekleri gibi şaşırtıcı özellikleriyle de dikkat çekerler. Öyle ki bazı slime mold (sümüklü küfler) türleri, labirent çözen organizmalar olarak bile deneylere konu olmuşlardır.

 

Toprağın İçinden Fışkıran Estetik

Ormanın karanlık ve serin zemininde aniden beliriveren bu mor parıltı, sanki toprağın içinden yükselen bir dua gibidir: “Ben buradayım, görün, düşünün, ibret alın.” Elaeomyxa cerifera sanki doğanın içine düşmüş bir cam ustasının mor boncuğu gibidir. Onun estetik formu ne tesadüfen oluşmuş bir renk oyunudur ne de kimyasal bir rastlantıdır. Yüzeyindeki balmumsu parlaklık, simetrik yapı, renk tonları hepsi bir tasarımın, bir iradenin ve bir maksadın izini taşır. Yani Elaeomyxa cerifera, küçücük varlığıyla bizlere şunu haykırır: “Ben tesadüfen ortaya çıkmış bir canlı değilim. Ekosistemde özel bir görevim var, ona göre özel yaratıldım. Üzerimdeki ince nakışlar, renk uyumları ve hayranlık uyandıran sistemlerle birlikte özel görevim, sonsuz ilim sahibi bir Sanatkârın ilmini, kudretini ve sanatını gösteriyor.”