İnsanlık tarihindeki bilim ve teknolojik gelişmeler binlerce yıl emekleyerek ilerlemiş ve gelişmiştir. Ancak 19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren çok hızlanmış ve 20. Yüzyılda adeta sıçrama göstermiştir. Özelikle 21. Yüzyıl bir önceki yüzyılın bilim kurgu filmlerinde hayal edilen şeylerin gerçekleştiği yeni bir çağ olmuştur.
İnsanlığın taşları ve çamuru terbiye etmesiyle başlayan sanat bugün dijital dünya ve yapay zekâ ile yeni bir döneme girmiştir. İnsanın duygu ve düşüncelerinin, hatta hayal gücünün dışavurumu olarak başlayan sanat, tabiatın taklidi ve ilhamı ile insan yaşamının merkezinde ve müzelerde yerini almıştır. Aynı şekilde ilim yani bilgi de kitaplarda ve kütüphanelerde her zaman varlığını devam ettirmiştir. Ancak dijital çağ ile birlikte bilgisayar, internet ve cep telefonu yeni bir âlemin kapılarını aralamış şimdiden müzeler ve kütüphaneler nostalji merkezlerine dönüşmeye başlamıştır.
Bilim ve sanatın sanal ortamda üretilmesi ve tüketilmesi özelikle yapay zekâ ile birlikte binlerce yılık sanat geleneği ve birikimine ağır basmış ve önümüze yepyeni ufuklar açmıştır. Atalarımız, “At binenin, kılıç kuşananın” demişler. Yapay zekâ da onu kullanmasını bilen yetenekli insanların elinde harikalara dönüşüyor.
Yapay zekâ aslında ne sorsan cevabını bulan, ne düşünsen tasarlayıp çizen bir asistan. Çok eskiden beri sanat ve bilim insanları yardımcı ve asistanlardan yararlanmışlardır. Da Vinci gibi büyük ressamların hepsinin o muhteşem duvar resimlerinde bir sürü çırak ve asistanların elleri değmiştir ve emekleri vardır.
Şimdi sanat dünyası yapay zekâ ile üretilen eserleri nasıl sahipleneceğimizi tartışıyor. Benim akıllıca komutlarım ve yönlendirmelerimle yapay zekânın ortaya koyduğu bir tasarım benim tasarımım olabilir mi? Yapay zekâ ile ortak ürettiğimiz bir resme imza atabilir miyim?
Dijital fotoğraf makineleriyle ilk şoku atlatan fotoğraf sanatçıları yapay zekâ ile yeni bir şok daha yaşamaya başladılar. Tamamen yapay zekâ ile oluşturulmuş bir fotoğraf, gerçekten fotoğraf mıdır? Sanat tarihine mal olmuş ünlü mimari eserler gibi yapay zekâ ile de muhteşem eserler ortaya koyulabilecek mi?
Şimdiden medya ve yayın dünyası her alanda yapay zekâyı kullanmaya başladı. Belki de bu derginin kapağı bile yapay zekâ ile yapılmıştır. Çok zahmetlerle binlerce resim çizerek üretilen çizgi filmler şu anda yapay zekâ ile kolayca yapılabiliyor. Sinema filmleri hatta belgeseller hazırlanabiliyor. Yapay zekânın yazdığı bilimsel makaleler, en prestijli dergilerde hakemlerin olurunu alıp yayınlanabiliyor.
Bediüzzaman’ın 1910 yılında gelişebilmemizin formülü olarak söylediği, “Bizim düşmanımız zaruret (fakirlik), cehalet ve ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet ve ittifak silahı ile mücadele edeceğiz.” sözündeki sanat ve marifet silahı, yapay zekâ ile atom bombası etkisi yaratabilir mi? İnşaallah millet olarak tembellik ve gaflet uykusundan uyanırız ve bütün dünyaya hakiki medeniyetin örneklerini tekrar gösterebiliriz.
