Viyanalı bir bilim adamı olan Dr. Paul Kammerer, zamanında “Modern Darwin” olarak tanınırdı. “Kazanılmış Karakterlerin Soya Aktarımı” adlı kitabının, bir laboratuvar asistanının uydurduğu sahte delillere dayandığı anlaşılınca 1926’da intihar etti.
Kammerer evrime delil olarak gösterdiği “sonradan kazanılan özelliklerin soya aktarılabileceği” iddialarına dayanak olarak kara kurbağaları üzerinde yaptığı deneylerde, bir grup kara kurbağası suda yaşamaya zorladı ve birçok nesil sonra, bu kurbağaların başparmaklarında su kurbağalarındaki gibi eşlerine tutunmaya yarayan küçük yastıkçıkların oluştuğunu ileri sürdü.
Ancak, 1926’da Kammerer’in örneklerinden biri incelendiğinde başparmağındaki yastıkçık biçimindeki oluşumlardaki lekeli yüzeylerin, orijinallerinden daha farklı olduğu anlaşıldı. Mikroskopla incelendiğinde, bu renkli tabakanın deriye nüfuz etmeyip derinin altına yayılı olduğu görüldü. Hayvanın parçaları yıkandığında ise, bu renkli tabaka akıp gitti. Çünkü bunlar, hayvanın parmaklarına enjekte edilen hint mürekkebinden başka bir şey değildi.
(Collier’s Encyclopedia)
