33 Yazı Selim Gündüzalp
Genel Yayın Yönetmeni

Yazar Profili »

İnsanlık Öldüyse Mezar Taşı Halep Olsun

Ocak 2017, 481 72 Görüntülenme Eklenme Tarih: 19 Mart 2019 13:24 Selim Gündüzalp

 

Rabbim, elimiz dua oldu.
Dilimiz dua oldu.
Kardeşlerimiz için halimiz dua oldu.
Duasız günler azap oldu.
Mümin gönüller bir oldu
Bir musibet, bin nasihat oldu.
Başka şey bilmez olduk
Gecemiz gündüzümüz 
Büyüğümüz küçüğümüz 
Bir oldu, dua oldu.
Halimiz Halep oldu.
Dilimiz dua oldu.
Uzaklar yakın oldu
Batı’dan Doğu’dan medet yok,

İnsanlık çetin imtihanda.
Derdimiz dermanımız oldu.
Yâ Rab, bu ümmet kardeş oldu.
Yeniden doğdu.

Acıyı yaşadı. Acıyı paylaştı.
Yıkıldığı yerden doğruldu.
İmanlar yekvücut oldu.
Dualar kabul oldu.
Dualarımız kabul oldu.
Sanma ki, zalimin yüzü güldü.
Sanma ki, zalim galip oldu
Onlar burada kaybettiler.

Halep’te yittiler.
Kazandım dediği yerde bittiler.
Bin türlü hesap içinde olanlar kaybetti.
İnsanlık kaybetti.
Batı bitti.
Mimsiz medeniyet bitti.
Avrupa, Amerika sevdası bitti.

Tek dişi kalmış canavarın

İç yüzü de göründü.

Yüzyılda olmayanlar, birkaç yılda oldu.
Bu ümmet; dostunu düşmanını yakından gördü, bildi.
Yaşadı ihaneti, yaşadı her acıyı ve her melaneti.
Yakından gördü.
Halep’te insanlık öldü.
Ümmet dirildi.
Bu netice için, bu çile bile az dendi.
İşin sırrını bilen bildi.
İslamiyet güneşi burada yeniden doğdu.
Dualar kabul oldu.
Ey Batı, ey Doğu…
Ey zalimler topluluğu…
Sizin nereniz doğru…
Yaşasın zalimler için cehennem…
Yaşasın zalimden zulmünü hesap soran adalet.
Yaşasın hak ve hakikat güneşi olan İslamiyet.
Yıkılsın ceberuyyet.

Yıkılsın firavniyet…

Yıkılsın cehenneme gitsin.
Kahrolsun, perişan olsun.
İnsanlık öldüyse,
Mezartaşı Halep olsun...

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Elvedâ Ey Şehr-i Ramazan!..

Devamı »

Bahara Merhaba

Unutmuştuk neredeyse kelebekleri. Önümüzden geçerlerken zarif bir eda ile. Resmigeçit yaparlar adeta hayran hayran seyrederiz. Çiçek midir uçan, yoksa kelebek midir? Hayretle izleriz...

Devamı »

Gel Yirmi Nisan…

Birbirine yakın, âdeta iç içe geçmiş çay bahçeleri vardı, gençlik yıllarımızda şehrimizin orta yerinde. Bunlar arasında bizim mekân tuttuğumuz yer ise, ‘Şemsiyeli Çay Bahçesi’ diye bilinirdi. Bu bahçenin arkasında, bir avuç idealist gencin etrafında toplandığı bir masaydı bizimkisi. Bu masayı asırlık ağaçlar kuşatıyordu...

Devamı »

Yaşadıklarımızdan Öğrendiğimiz Çok Şeyler Var

Yaşamak, yaratılanların arasına karışmak değil mi!.. Ya da yaratılanlara karışmazsan yaşamaktan söz edilir mi!? Allah’ın o her şeyi kuşatan rahmetini görebilmek değil mi yaşamak!..

Devamı »