88 Yazı Aslınur Bahar

Yazar Profili »

Vay Bee!.. Neler Varmış Meğer!

Mayıs 2014, 449 124 Görüntülenme Eklenme Tarih: 09 Nisan 2020 18:48 Aslınur Bahar

 

İnsan ve hayvanlar farklı yaratılmıştır. Her hayvanın da bir ya da birkaç özel yetenekleri vardır: kimi hızlı koşar, kimi çok iyi görebilir ya da koku alabilir... İnsanda da çok sayıda farklı yetenekler ve duygular yaratılmıştır.

İnsanla hayvan kıyaslandığında ilk bakışta üstünlük hayvanlarda gibi görünür. Yani insan güç ve duyuları açısından hayvanlardan geride gibidir. Mesele böyle görünse de burada Âlemler Rabbinin insan için bir hikmeti vardır:

Hayvanlar dünya hayatlarında ne yapacaklarsa duyuları o iş için hassas yaratılmıştır; yani hayvanlar belli işler için yaratılmış işçilerdir. Doğunca kısa sürede, yapacaklarını öğrenir ve ömrünce aynı çizgide devam ederler. İnsan ise doğduğunda aciz, zayıf ve cahildir; fakat meraklı ve isteklidir. Duyguları sınırsız yaratıldığından ömrü boyunca daima ilerleyip gelişebilir. 

İşte işin sırrı bu noktada gizlidir: İnsan hayatta öğrenerek ilerlemesi, onu sevkeden Rabbini tanıyıp Ona muhatap olması, sevgisini, amacını ve ibadetini Ona yöneltmesi için böyle yaratılmıştır. 

Şimdi Rabbimize, bizi hayvanlar gibi dünya hayatının işçileri değil, verdiği yeteneklerle kendisine muhatap olacağımız ebedî yolun yolcusu yaptığı için şükredelim. Hem de sonsuz...

 

*****

MÜHENDİSLİK

Akkarıncalar kendilerine verilen yetenekle 9 metreye ya da kendi boylarının 900 katına ulaşan yuvalar inşa edebilir. Bu ise, dünyanın en uzun binalarından olan Tayvan'daki Taipei 101'den üç kat daha yüksektir.

Diğer canlılar da yapar, insan da... Ancak insan bilerek yapar; daha da ötesi, insanı böyle sayısız yeteneklerle yaratan ve akılsız canlılarına en akıllıca işleri yaptıran Âlemler Rabbini tanıyıp yapar. İşte insanın bu yaptığını, hiçbir yaratılmış yapamaz...

 

HIZLI KOŞMAK

5 cm uzunluğundaki kırkayak saatte 7,2 km hızla hareket edebilir. Bu hız, bir insanın saatte 260 km hızla koşabilmesi demektir.

Kırkayaklarla fasit dairede yarışanlar bahsimizden hariç ama; kırk yerine iki ayaklı olup, kötülüklerden uzaklaşmak, iyiliklere koşmak daha üstün değil midir? Zaten insanlar da birbirleriyle 'iyiliklerde yarışsınlar' diye yaratılmadılar mı?..

 

YEMEK YEME

Bazı tırtıllar hergün vücut ağrlıklarının 100 katı kadar yemektedir. 

Bu mu üstünlüktür; yoksa onu seven Rabbinin, kainatı çalıştırarak yarattığı bir lokmayı, sevildiğini hissederek yeyip, kalbinde sonsuz bir hamd ve şükür duygusunu yaşayabilmek mi? Ne mutlu kalbi midesinden büyük olanlara...

 

AĞIRLIK KALDIRMAK

Bir karınca, kendi vücut ağırlığının 20 katını kaldırabilir. Bu da 70 kiloluk bir insanın ortalama büyüklükte bir arabayı havaya kaldırmasıyla aynı şeydir.

Oysa bir mümin imanından aldığı güçle, daveti duyduğunda kendini namaza kaldırır; eli boş bir muhtaca dopdolu elini kaldırır; her şartta hakkı tutar kaldırır... Müminin bu gibi güzel hasletlerinden birine bile, karıncalaşmış yüzbin imansız bir araya gelse güç yetiremez.

 

BİR GÜNLÜK ÖMÜR

Bazı mayıs sineği türleri sadece bir gün yaşarlar. İnsanların 80 yıllık yaşam beklentisiyle kıyaslandığında, bu sabah 7'de doğmak, 08:57'de ergenliğe erişmek, 10 ile öğlen arası çocuk sahibi olmak, öğleden sonra 2:30'da 50. yaşını kutlamak, 16:30'da emekliye ayrılmak ve akşam 7'de ölmek gibidir.

Dünyaya aldanmış bir insanın uzun emelleri vardır; dünyada ebedî kalacak gibi yaşar. Müslüman ise Peygamberinden (asm) aldığı bilgiyle gerçek hayatın ahiret hayatı olduğunu bilerek yaşar...

 

İTME GÜCÜ

Bir gergedan böceği, kendi ağırlığının 850 katı olan bir nesneyi itebilecek güçle donatılmıştır. Bu bir insanın yetişkin bir kambur balinayı iterek yürümesiyle aynı şeydir. Bu mu üstündür; yoksa nefsinin kötü arzularını elinin tersiyle iterek Rabbinin övgüsüne ve rızasına mazhar olabilmek mi? İşte gerçek güç budur...

 

SIÇRAMA YETENEĞİ

Bir pire, kendi boyunun 130 kat yükseğine sıçrayabilir.

Şimdi bu iş mi daha büyüktür; yoksa inkardan imana, isyandan itaate, cehaletten ilme, şirkten şükre, cehennem yolundan cennet yoluna atlamak mı? Sayısız teknik aletler yapabilmek mi? İnsan bunları yapabilir...

 

ÇENESİNİ KULLANMAK

Yılanın çene kemiği gevşek eklemlidir ve çenesinin çapından daha büyük avlarını yutmasını sağlar. Bunu bir insan için düşündüğümüzde, bir basket topunu bütün olarak yutmasına eşdeğerdir. 

Bir tarafta çenesini menfaatine göre şekilden şekle sokan insan; bu tarafta ise daima doğru söyleyen, hak konuşan, hakka şahitlik eden Müslüman... Ne mutlu yılanlaşmayan ve dedikoduyla gıybetle insanları düşlemeyen Adem oğullarına...

 

UZUNLUK

Bir albatrosun kanat uzunluğu, boyunun 3 katıdır. Bu ise, 1,80 cm boyunda bir insanın 4,9 m kol uzunluğuna sahip olmasına eşdeğerdir.

Bir de kollarını hayır için açanlar var ya... Bütün insanlığı kucaklayan bir Peygamberin (asm) yolunda, ellerini her türlü yardım için muhtaçlara açanlara kim yetişebilir?..

 

GÖRMEK

Gövdesine oranla en büyük gözlere sahip memeli hayvan pigme tarsierdir. Bu bir insanda greyfurt büyüklüğünde gözler olurdu.

Ancak yine de, dünyada yaşarken yaptıklarının karşılıklarını bulacağı ahireti görebilen bir kalp gözü, en büyük bir nimet ve üstünlük değil midir? Rabbimiz bu şuurla yaşamayı nasip etsin...

 

 


Mayıs 2014, 449 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

“BİLİM TARİHİNDE EZBER BOZAN PROF. DR. FUAT SEZGİN’LE BİRLİKTE” Kitabının Yazarı Âdem Özkan ile Bu Önemli Eserini Konuştuk

Röportaj

Devamı »

Prof. Dr. Fatih Satıl Hocamızla Şifalı Bitkileri Konuştuk

En çok da havalar soğuduğunda, bağışıklık sistemimizin korunmasında, soğuk kış günlerinde aklımıza gelir şifalı bitkiler. Acaba bu tıbbi bitkilerden beklediğimiz faydaları alabilmemiz için nelere dikkat etmemiz gerekir? Bu konularda bizi aydınlatması için yazarımız Prof. Dr. Fatih Satıl Hocamızla bir söyleşi yaptık.

Devamı »

Ömer Sevinçgül İle Mervin Romanı Üzerine Konuştuk

Yazar Ömer Sevinçgül ile yabancı dillere de çevirileri yapılan kitaplarını, özellikle en son Arapça olarak yayımlanan Mervin romanını konuştuk…

Devamı »

Selim Gündüzalp ile ölüm üzerine bir röportaj

“ÖLÜMDEN NE KORKARSIN, KORKMA EBEDİ VARSIN”

Devamı »