91 Yazı Prof. Dr. Fatih Satıl

Yazar Profili »

Zeytin Yaprağı ve Şifası

Ocak 2021, 529 676 Görüntülenme Eklenme Tarih: 23 Aralık 2020 00:01 Prof. Dr. Fatih Satıl

 

Allah’ın üzerine yemin ettiği meyvelerden biri olan zeytin, Kur’an-ı Kerîm’de altı kez zikrediliyor. Yüce kitabımızda “mubareketin zeytunetin” ifadesiyle zeytinden “bereketli, hayırlı, sayısız yarar sağlayan” anlamlarına gelen mübarek bir ağaç olarak bahsedilmekte ve zeytinyağına da dikkat çekilmektedir. Son zamanlarda salgın vesilesi ile zeytin ve yaprağının şifalı özellikleri bir kez daha insanlığın dikkatini çekmeye başladı.

Zeytin, ülkemizde sofralık zeytin ya da yağ şeklinde daha çok gıda olarak değerlendirilmektedir. Oysa birçok ülkede zeytin yaprakları tıbbi amaçla ekstrakt şeklinde kullanılmaktadır. Ülkemizde ise zeytin yaprakları maalesef ziraî bir atık olarak kalmakta, genellikle yakacak ya da hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir.

 

Zeytin Yağı Gibi Zeytin Yaprağı da Anadolu’da Geleneksel Halk Tıbbında Asırlardır Kullanılmaktadır

 

Anadolu’da halk arasında zeytin ağaçlarının yaprakları, mikrop öldürücü, ateş düşürücü, kan şekerini ve yüksek tansiyonu düşürücü, idrar söktürücü özelliklerinden dolayı yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Hatta bazı kırsal bölgelerde ağız içindeki aft ve yaralara karşı zeytin yaprağı çiğnenerek kullanıldığı bilinmektedir. Aynı şekilde geleneksel halk hekimliğinde yara için yapılan merhem ve kremlerde mutlaka zeytin yağı kullanılmaktadır.

 

Zeytin Yaprağı ve İçeriğindeki Oleuropein Maddesi Antimikrobiyal Aktiviteye Sahiptir

 

İşte halk tarafından asırlardır kullanılagelen zeytin yaprağının da tüm bu şifalı özellikleri içerisine yüklenen değerli fenolik maddeler ve yüksek antioksidan maddelerden kaynaklanmaktadır. Çeşitli ülkelerde bilim adamlarınca yapılan çalışmalar, zeytin yaprağı ve içeriğindeki Oleuropein maddesinin antiviral ve antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğunu göstermektedir. 

Bununla birlikte, Oleuropeinin; herpes, hepatit, rotavirüs gibi virüslerine karşı antiviral aktivite gösterdiği ile ilgili birçok çalışma da bulunmaktadır. O nedenle zeytin yaprağı ve yağı ile ilgili olarak bu geleneksel kullanımlar ve bu konuda yapılmış antiviral çalışmalardan hareket ederek benzer şekilde Covid-19 üzerinde deneysel ve klinik çalışmaların yapılmasına ihtiyaç vardır.

 

Tıbbi ve Aromatik Bitkiler/Bitkisel Droglar Binlerce Yıldır Halk Arasında Kullanılmaktadır

 

Geleneksel halk tıbbının özellikle şifalı bitkilerle ilgili bilgi ve uygulamalarının modern tıbba kaynaklık ettiği bilinen bir gerçektir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Afrika ve Asya’da nüfusun %80’i sağlık amacıyla bitkilere dayalı ilaçları kullanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde kullanılan ilaçların ise %25-40’ı bitkisel etken madde içermektedir. Dünyada en güvenilir madde en uzun süre kullanılan maddedir. Fitoterapi’de kullanılan tıbbi ve aromatik bitkiler/bitkisel droglar halk arasında binlerce yıldır kullanılmaktadır.

 

Koruyucu Hekimlik Açısından Zeytin Yaprağı

 

Hastalıkla mücadelenin en etkin ve hesaplı yolu, hastalığa yakalanmadan evvel koruyucu önlemler almaktır. Koruyucu hekimlik bu manada ortaya çıkabilecek hastalıklara önceden tıbbi müdahale ve telkin yollarının kullanılmasıdır. Tıp dilinde hekimliğin yarısı olarak koruyucu hekimlik gösterilirken, diğer yarısı içinde tedavi hekimliği kabul edilmektedir. Gelişmiş ülkelerde, özellikle eczacılar ve hekimler, “koruyucu hekimlikte ve sağlıklı yaşamda” başta herbal çaylar vb olmak üzere, doğal kaynaklardan önemli ölçüde faydalandıkları bilinmektedir. 

Konuya bu açıdan yaklaşacak olursak, alanında uzman doktorların tavsiyeleri doğrultusunda tıbbi tedavileri uygulamakla birlikte, zeytin yapraklarını ve bundan elde edilen ekstraktların bitkisel gıda takviyesi olarak değerlendirilmesinde fayda var.

Sonuç olarak, hem geleneksel halk tıbbında şifa amaçlı kullanılıyor olması hem de yapılmış çalışmalar göz önüne alındığında, zeytin yaprağının ana bileşeni olan Oleuropein’in önemli biyolojik aktivitelere sahip olduğu ve günümüzde yeni ilaçların geliştirilmesine ışık tutacağı açıktır. Bu nedenle, zeytin yaprağındaki bu maddeyi eczacılık teknolojisiyle buluşturulup daha etkili formülasyonlarını geliştirmenin yollarını araştırıp bilim dünyası ve ülke ekonomisine katkı sağlamamız şarttır.

 

Ama Kullanırken Dikkat

 

Bitkisel ürünler de ilaç gibi, doğru kullanılmadığında veya aşırı miktarlarda ve yanlış uygulandığında ciddi sağlık problemlerine yol açabileceği unutulmamalıdır. O nedenle “Ottur Zararı Yoktur” demeyelim, bitkileri kullanırken dikkat edelim, uzmanlara sormadan kullanmayalım. Kronik rahatsızlığı olanlar doktoruna danışmadan bu ürünleri kullanmamalıdır.

Sağlıklı günler dilerim…

 

Kaynaklar:

1. Akalın E. et al. Traditional Chinese medicine practices used in COVID-19 (Sars-cov 2/Coronavirus-19) treatment in clinic and their effects on the cardiovascular system. Turk Kardiyol Dern Ars, 2020, 48(4): 410-424.

2. Antonio A.S. et al. Natural products role against COVID-19. RSC Adv., 2020, 10: 23379–23393.

3. Kaplan M. Arıhan Karaöz S. Antikçağdan Günümüze Bir Şifa Kaynağı: Zeytin ve Zeytinyağının Halk Tıbbında Kullanımı, A.Ü.D.T.C.F. Dergisi, 2012, 52(2):1-15.

4. Karaboğa Arslan A.K. Zeytin Yaprağındaki Oleuropein ve Farmakolojik Etkileri. Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 2017, 26 (1).

5. Khaerunnisa S. et al. Potential Inhibitor of COVID-19 Main Protease (Mpro) from Several Medicinal Plant Compounds by Molecular Docking Study. 2020; https://doi.org/10.20944/preprints202003.0226.v1

6. Lee O.H. and Lee B.Y. Antioxidant and antimicrobial activities of individual and combined phenolics in Olea europaea leaf extract. Bioresour. Technol. 2010, 101(10): 3751-3754.

7. Somerville V. et al. The Effect of Olive Leaf Extract on Upper Respiratory Illness in High School Athletes: A Randomised Control Trial. Nutrients 2019, 11: 358.

8. Vijayan R. and Gourinath S. Structure-based inhibitor screening of natural products against NSP15 of SARSCoV-2 revealed Thymopentin and Oleuropein as potent inhibitors. Biomolecules, (in press 2020).

9. Yıldız G. Uylaşer V. Doğal Bir Antimikrobiyel: Oleuropein. U. Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, 2011, 25(1): 131-142

***

 

 

ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYI NASIL YAPILIR?

Toplanan zeytin yapraklarını yıkadıktan sonra doğrudan güneş almayan serin bir ortamda kurutun.

Uygun ortam koşullarında kurutulmuş 3-5 adet zeytin yaprağını (yaprak parçalanarak da kullanılabilir) bir çay fincanına koyunuz, üzerine kaynatılarak bekletilmiş sıcak suyu dökünüz. Suyun rengi açık sarı renk oluncaya kadar 5 dk kadar bekleyiniz. Bu şekilde hazırladığınız çayınızı, içerisine ince bir dilim limon atarak içebilirsiniz. Bu çayı öğünler arasında ve günde 2-3 bardağa kadar tüketebilirsiniz.

Zeytin ürününe zarar vermemek için yaprakları ilaçlı dönemde ve hasat öncesi dönemde toplamayalım. Mümkünse hasat sonrası ya da budama döneminde toplamak lazım.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Zeytin Yaprağı ve Şifası

Allah’ın üzerine yemin ettiği meyvelerden biri olan zeytin, Kur’an-ı Kerîm’de altı kez zikrediliyor. Yüce kitabımızda “mubareketin zeytunetin” ifadesiyle zeytinden “bereketli, hayırlı, sayısız yarar sağlayan” anlamlarına gelen mübarek bir ağaç olarak bahsedilmekte ve zeytinyağına da dikkat çekilmektedir. Son zamanlarda salgın vesilesi ile zeytin ve yaprağının şifalı özellikleri bir kez daha insanlığın dikkatini çekmeye başladı.

Devamı »

Depremi Önceden Tahmin Etmede Hayvan ve Bitkiler Kullanılabilir mi?

Deprem öncesinde tabiatta bazı değişimlerin gözlendiği deprem uzmanları tarafından zaman zaman dile getiriliyor. Özellikle de hayvanların deprem öncesi meydana gelen belirtilere karşı daha hassas olduğu biliniyor. Bu yüzden de hayvanların tabiattaki değişimleri hissettiği ve bu nedenle huzursuz olup çevreye sinyal verdiği düşünülüyor. Peki deprem öncesi tabiatta ne gibi değişiklikler oluyor, gerçekten tabiattaki değişimleri ve canlıları gözlemleyip depremi tahmin etmek mümkün mü?

Devamı »

İçimizdeki Dünya: Mikrobiyota

Bedenlerimizi evleri olarak gören trilyonlarca mikroorganizma bunlar… Ve biz, bu canlıların sağlığımız açısından taşıdıkları önem konusunda her geçen gün yeni bir şeyler öğreniyoruz.

Devamı »

Ekolojik Okuryazar Olmak

Canlı ve cansız tüm yaratılmışlar, hep birlikte bir ekosistemi meydana getiririler. Bu sistemde varlıkların hepsi birbiri ile sıkı sıkıya ilişkiler içerisindedir. Varlıklardan birinin zarar görmesi ya da yok olması sistemdeki ekolojik dengeyi de bozmaktadır.

Devamı »